Eskişehir’de geçen haftanın siyaset dışındaki en ilginç ve bir o kadar da absürt gündemi;

75 anne ile bebeklerinin Dede Korkut Parkı’ndan çıkarılmalarıydı…

Kendisi de genç bir anne olan spor eğitmeni Eda Arslan bir kulüp kuruyor…

Amaç,

Annelerin bebeklerini tek başlarına büyütmemeleri…

“Anne Bebek Hareketi…”

Genç anneler buluşup, bebekleriyle birlikte etkinlikler düzenliyorlar…

Bütün niyetleri “farkındalık” yaratmak…

Ancak o da ne?

Parktaki görevli hızlı adımlarla yanlarına yaklaşıyor…

Annelerin birazdan karşılaşacakları muameleden haberleri yok…

Görevli böyle bir etkinlik için yazılı izin almaları gerektiğini söylüyor…

Önce şaşırıyorlar haliyle…

Sonra dertlerini anlatmaya çalışıyorlar…

Ancak görevlinin onları dinlemeye niyeti yok…

Parktan çıkmalarını istiyor…

Anneler bir süre itiraz etseler de, görevlinin uzlaşmaz tavrı nedeniyle parktan ayrılıyorlar…

Etkinliklerini Kanlıkavak’ta gerçekleştiriyorlar…

***

Adı üzerinde park!

Yani kamunun kullanmasına açık yeşil alan…

Elbette belli kuralları var…

Alkol almak, çevredekileri rahatsız edecek şekilde davranmak, gürültü yapmak…

Bu ve benzeri abartılı davranışlar görevliler tarafından uyarılabilir…

Gerekirse parkın dışına da çıkartılabilir…

Ama bebeklerinizle gelemezsiniz, hele böyle toplu halde hiç gelemezsiniz, sizin amacınız nedir, hükümeti devirmek mi istiyorsunuz tarzında bir şey olmaz, olamaz…

Sonradan öğreniyoruz ki,

Dede Korkut Parkı Kütahya menşei bir firmaya devredilmiş…

Kamusal alan, yeşil alan ve o yeşil alan insanların ortaklaşa kullanmaları için kamu kaynakları kullanılarak yapılmış bir park, nasıl ve hangi gerekçeyle, herhangi bir ticari firmaya devredilebilir?

İşletilmesi, bakım onarım, temizlik ve benzeri nedenlerle buna gerek duyuyorsanız, işte belediyeler orada…

Ana görevlerinden biri de yeşil alanlar yaratmak ve yaşatmak…

Eskişehir, irili ufaklı birçok parka sahip…

Büyük ölçekli tematik parklarımız var…

Hepsinin bakım-onarımları belediyelere ait…

Geliştirilmeleri, çağın gereklerine uygun hale getirilmeleri, kullanılan mobilyaların yenilenmesi, varsa kafe, çay bahçesi gibi işletmelerin belediye tarafından işletilmeleri ya da ihale usulüyle ticari firmalara verilmesi…

Bütün bu işler belediyelerin asli görevlerinden en önde gelenlerdir…

Ancak Dede Korkut Parkı’nın bulunduğu alan, kaldırılmadan önce İl Özel İdaresi’ne aitti…

Hatta imara açılıp satılması bile düşünüldü iktidar partisi tarafından…

Ancak Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, diğer merkez ilçe belediyeleri tarafından şiddetle itiraz edildi ve karar mahkemeye götürüldü…

Mahkeme de Eskişehir halkı lehine karar verdi…

Sonunda bugünkü park yapıldı…

Hatta parkın girişinde devasa (belki 3 metre) bir Dede Korkut heykeli vardı…

Ancak heykel,

Özellikle hava karardıktan sonra, çevredeki aydınlatmalar nedeniyle ortaya çıkan görüntüsü küçük çocukları korkutuyordu…

Çevredeki binalarda yaşayan insanlar, küçük çocuklarının camdan bakmaya korkar hale geldiklerinden şikâyet ediyorlardı…

Bereket bir süre sonra kaldırıldı…

***

O nedenle Dede Korkut Parkı yapıldığı ilk günden bu yana hep siyasi bir araç gibi görüldü…

İktidar aşırı bir sahiplenme eğiliminde oldu hep…

Amaç, hem parkın elverişli konumu, hem de hikayesi nedeniyle belediyelere siyasi rant sağlamasının önüne geçmekti…

Birkaç yıl önce, yoga yapmak isteyen kadınlar da aynı aşağılayıcı tavra maruz kalmışlardı…

Şimdi de anneler ve bebekleri…

Bari kapısına şöyle bir tabela assınlar,

“Bebekler ve anneleri giremez…”