103 yıl önce, 28 Ekim...

Atatürk yakın çalışma arkadaşlarıyla birliktedir...

Onlara doğru döner ve şunları söyler;

“Arkadaşlar yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz...”

29 Ekim 1923,

Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıyor ve Atatürk’ün hazırladığı Anayasa değişikliği önerisini oy birliğiyle kabul ediyor...

Değişiklik önerisi şöyle;

“Hâkimiyet, bilâkaydü şart Milletindir.

İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.

Türkiye Devletinin şekl-i Hükûmeti, Cumhuriyettir.”

Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği belirlenir...

İlk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk,

İlk Başbakan İsmet İnönü,

İlk Meclis Başkanı ise Fethi Okyar’dır...

Bu Anayasa değişikliğinin getirdiği yeniliklerden biri de, hükümet şeklinin değiştirilmesiydi...

Meclis hükümeti sistemi yerini parlamenter sisteme bırakmıştır...

***

29 Ekim 1923

Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs 1919’da başlayan bağımsızlık yürüyüşünün taçlandığı tarihtir...

Elbette devrim yasaları bu tarihten sonra da devam edecekti...

Ancak çok temel bir adım atılmıştı...

Ülkenin hangi ilke ve yöntemlerle yönetileceği...

Milletin kendi geleceğine bizzat kendisinin karar vermesidir amaçlanan...

Cumhurun yani halkın istediklerinin yapılması...

1950’de Demokrat Parti’nin iktidarı devralmasına kadar geçen sürede ülkeyi tek parti olarak yöneten Cumhuriyet Halk Partisi’ydi...

Zaman zaman çok partili hayata geçiş denemeleri yapılsa da başarılı olunmadı...

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından 1946 ülke ilk kez çok partili bir genel seçim yaptı...

Demokrat Parti ilk seçimi olmasa da 1950’de yapılan seçimi ezici bir çoğunlukla kazanacaktır...

Ancak Demokrat Partililer CHP’nin iktidarı bırakmayacağını düşünüyor, gerekirse ordunun gücünü kullanacağını düşünmektedirler...

1950 seçim sonuçlarının belli olduğu günün akşamı İnönü yaverini çağırır ve şunu söyler;

“Adnan Bey’e söyleyiniz yarın Meclis’te devir teslim yapılacak, Başbakanlık görevini kendisine tevdi edeceğiz...”

İşte bu Cumhuriyeti kuranların zihniyetleri budur...

Cumhuriyet ve onun getirdiği parlamenter sistem, 1960, 1971 ve 1980 yıllarında kesintiye uğrasa da yeniden ayağa kalkmasını bildi...

***

Bugün günlerden Cumhuriyet...

Birkaç yıl öncesine kadar 100’üncü yıl dönümünü beklerken, bugün 103’üncü yılını kutluyoruz...

Ancak dikkat çekmek istediğim bir konu var...

Birkaç yıl öncesine kadar,

Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, siyasi partiler kutlama çalışmalarına 29 Ekim'den günler önce başlarlardı...

Mesela Cumhuriyet yürüyüşleri...

Şehrin pek çok noktasına, neredeyse her iş yerine duyuru afişleri asılırdı...

Çok büyük katılımlarla yapılırdı...

Akşamında ise fener alayı...

Son yıllarda nedense bu tür kutlamalardan vazgeçildi...

Vilayet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk konulması, Valilikte bayramlaşma, akşamına da belki Cumhuriyet Balosu...

Açıkçası ben,

Büyükşehir Belediyesi’nden

2026 Eskişehir Yılına özel bir Cumhuriyet kutlama programı beklerdim...

Bu yazı yazıldığı saatlere kadar elimize böyle bir bilgi gelmiş değil...

*

Neyse en azından bugün için iyimser, gelecekten umutlu, ülkem için çok daha iyi günlerin geleceğini düşünmek istiyorum...

En azından bir gün için...

(SONHABER GAZETESİNDEN ALINTIDIR)