Kırk üç yıllık hasreti bitirmek kupayı alıp Eskişehir e getirmek isteyen Eskişehir spor alın terinin karşılığını tedbirli futbolu ile almaya çalıştı. Galatasaray ise üç beş iki oyun sistemi ile taraftarı ile barışmak istedi. İlk yarı topa hakim olmamız ikili mücadeledeki üstünlüğümüz bizi daha da ümitlendirdi. Fakat ikinci yarıda ki mücadele de üstünlüğü Galatasaray a kaptırdık. Oyun anlayışımızdaki durgunluk Galatasaray a yaradı. Her ne kadar topla iyi oynasak ta sonuca gidemedik her zamanki gibi. Herhalde yine dar alanda paslaşma rekoru kırmışızdır. Bir türlü gol atamamız bize kaçınılmaz sonucu getirdi. Çünkü her nedense Ligin ikinci yarısı eksikliği bilinmesine rağmen santrafor un alınmaması gol yollarında eksikliğimiz oldu. Taraftar görevini yaptı ama Yönetim ve futbolcular sınıfta kaldılar. Her türlü olumsuzluklara rağmen takımını desteklemeye giden taraftar yine üzülen taraf oldu. Klasik laf oynuyoruz ama kaybediyoruz. Bu daha ne kadar sürecek merak ediyorum. Antalya maçı ile sezonu kurtaran, Final ile taraftarı coşturan ama mutlu sona ulaştıramayan yönetim ve futbolcular bu vebali nasıl taşıyacaklar. Şimdi bu taraftarın bükük boynunu kim doğrultacak. Oysaki ne hayallerimiz vardı. Her şeyimizi bağladığımız maç velhasıl yine gol yollarında beceriksiz olmamız nedeniyle ümitlerimizi bir başka bahara bıraktı.