Ocak ayı içerisinde yapılacak olan Yunus Emre Esnaf Kefalet Kooperatifi seçimleri öncesi adaylar arasında kıyasıya bir yarış başladı.
Seçim yarışması sürerken kooperatifin yönetim kurulu üyesi Arif Bayar bazı iddiaları gündeme taşıdı.
Bayar, adaylardan kooperatifin eski personeli, Uğur Can'ın görevinden istifa etmesine rağmen, halen kooperatif bürosunda çalıştığını ve çalışanlarla kooperatifte toplantılar yaparak seçim bürosu gibi kullandığını iddia etti.
Kooperatif adına kooperatif bütçesinden saat yaptırdığını, ancak saatlerin dağıtımının kooperatifle alakası kalmayan Uğur Can'ın tekeline bırakıldığını ve seçim çalışmasında hediye olarak dağıtıldığını da kaydeden Arif Bayar, 'Başkan adaylarından Uğur Can'ın kooperatifin kasasından yaptırdığı hediyelerin bir kişinin çıkarı için kullanılmasına engel olmaya çalıştım. Uğur Can daha seçilmeden sanki oranın başkanıymış gibi tüm imkanları eline geçirmiş. Şimdiden böyle hareket eden arkadaş seçilirse neler yapar siz düşünün' dedi.
Kooperatif Yönetim Kurulu üyesi Bayar, adil bir seçime gidilmediğini de ifade ederek,seçim üstü kooperatifte rahatsızlık yaratan konuları gündeme taşıdı.
Bayar'ın iddiaları şöyle:
*Uğur Can görevinden istifa etmesine rağmen, halen kooperatif bürosunda çalışıyor ve çalışan arkadaşlarla kooperatifte toplanarak seçim bürosu gibi kullanıyor.
*Kooperatifin Facebook sayfasını yönetiyor. İstediğini paylaşıp, beğenmediği yorumları silip, yorum yapan kişileri de arkadaşlıktan çıkartıyor. Hatta yönetim kurulu üyesi olduğum halde beni de engelledi.
*Kooperatifin sosyal medyası sadece üyeleri bilgilendirmek amaçlı kullanılır. Seçim turu fotoğraflarını bura da paylaşıyor. Bunu mevcut başkana ve yönetime defalarca söyledim uyardım ancak bir sonuç alamadım.
*Kooperatif adına kooperatif bütçesinden saat yaptırılmış. Ancak saatlerin dağıtımı, kooperatifle alakası kalmayan Uğur Can'ın tekeline bırakılmış ve seçim çalışmasında hediye olarak dağıtılması için peşkeş çekiliyor.
*Saatlerin yaptırıldığını sadece başkan biliyor. Üç hafta önce yaptırılan saatlerden biz yönetim kurulu üyelerinin geçen hafta yapılan toplantıda haberimiz oldu. Üyelere hediye vermek güzelbir davranış. Ama bunu dışardan aday olan kişiyle dağıttırmak hiçte uygun ve adaletli değil.
*Üyeleri ziyaret ederek hediyeleri dağıtmak sadece başkan ve yönetim kurulunun işidir. Neden şimdi dağıtılıyor? Kooperatif bütçesiyle yapılan hediye ile başkan adayı olan Uğur Can kendi cebinden yaptırmış olsa isterse araba dağıtsın kimse bir şey diyemez.
*Kooperatif bürosundaki çalışan arkadaşların görevi esnafın taleplerini dinleyip sorularını cevaplayarak kredi kullanmalarını sağlamaktır. Ancak personel, Uğur Can için oy isteyebilmek adına, telefonda sorulara cevap vermiyor 'illaki kooperatif bürosuna gelmek zorundasınız' diyerek, bilgi almak ve kredi kullanmak için gelen üyeden Uğur Can için oy istiyorlar.
*Mevcut başkan Mehmet Cantek, başkan adayı Uğur Can'ın yönetimine girecekmiş bu yüzden birlikte kooperatifin kasasından yaptırılan saatleri dağıtıyorlar.
* * *
Bu iddialar doğru mu?
Kooperatiften istifa eden bir kişi kooperatif imkanlarını kullanarak propaganda yapması hem de bir de yaklaşık bir ay sonra görevi sona erecek mevcut başkan ile birlikte.
Mehmet Cantek madem yönetime girecek o zaman çıkıp başkan adaylığını ilan etseydi? Kendi adına oy isteseydi bu kadar tepki toplamazdı.
Kooperatif kimsenin tekelinde olmamalı. Çünkü esnaf ve sanatkarların paralarıyla kurulmuş, onların destekleriyle ayakta kalıyor.
Rahmetli Başkan Refik Pehlivan, hiçbir zaman kooperatifi kendi çıkarları için kullanmadı. Herkese eşit davrandı. Hak eden kredisini aldı.
Kooperatifin uzun yıllar Müdürlüğünü yapan Şengül hanımı kızı gibi görüyordu. Benim de 50 yıllık arkadaşımdı. Zaman zaman sohbet ettiğimizde, 'Benim son dönemim. Şengül kızımı aday yapıp arkasında dağ gibi duracağım. Kooperatifi benim gibi düzgün yönetir' derdi.
* * *

AHMET BAŞKAN HAKLI DEĞİL Mİ?
CHP'nin mevcut İl Başkanı Recep Taşel, seçildiği günden beri herkesi kucaklayamadı. Bana göre oturduğu o koltuğun hakkını da veremedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun estirdiği rüzgarın üzerine koyamadı. Kendisini Odunpazarı ve Tepebaşı İlçe Başkanları ile birlikte görmedim desem yalan olmaz. Oysa teşkilat olarak bir bütün olunamazsa seçim de kazanılmaz.
Eskişehir de eğer mahalli seçimlerde CHP Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanlıklarını tekrar kazandı ise bu tamamen belediye başkanlarının kendi gayretleri ve çalışmaları sonucu.
ADAY ADAYI OLACAKLAR 26 ARALIK'A KADAR İSTİFA EDECEK
CHP'de, aday adayı olacak il ve ilçe başkanları için önemli bir karar alındı. Merkez Yönetim Kurulunda (MYK) 2023 yılı içerisinde yapılacak seçimlerde aday adayı olmayı düşünen il ve ilçe başkanlarıyla yönetim kurulu üyeleri için alınan karara ilişkin yazı tüm parti teşkilatlarına gönderildi.
Yazıda milletvekili aday adayı olmak isteyen il başkanları, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları, ilçe yönetim kurulu üyeleri, belde başkanları ve belde yönetim kurulu üyelerinin 5 Aralık-26 Aralık tarihleri arasında görevlerinden istifa etmeleri gerektiği bildirildi. Söz konusu yazıda, istifa dilekçelerinin bekletilmeksizin Genel Sekreterliğe gönderilmesi, istifa edenlerin yerine parti yönetiminin bilgisi olmadan herhangi bir seçim ya da atama yapılmaması da istendi.
* * *
Recep Taşel, 2023 seçimlerinde 'milletvekili aday adayı olacağım' diyerek istifa edeceğini söyledi.
CHP Genel Merkezi'nin aday adaylığı için istifa etme zorunluluğu 5 Aralık'ta yürürlüğe girecek. Taşel, önce 'ön seçim olursa il başkanlığından istifa edeceğim' demişti. Sonra 'ön seçim olmasın milletvekili aday adaylığı için il başkanlığından istifa edeceğim' diyerek çark etti.
CHP'de çok büyük olasılıkla ön seçim yapılmayacak.
Bakalım Recep Taşel istifa edecek mi?
* * *
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Mevcut İl Başkanı milletvekili olmak için istifa ederse bu konuyla ilgili Genel Merkez'in yazısı var. O yazıda iki olasılık görünüyor. İçeriden, yönetimin kendi içinden atama ya da dışarıdan bir atama söz konusu. Genel Merkez sanki bunu kendi yapmak istiyor gibi. Yeni il başkanı abi ya da abla rolü üstlenmeli. Deneyimli parti büyüklerimiz var. Kimsenin hayır diyemeyeceği tecrübeli isimler var. Kadın olabilir, erkek olabilir. Benim gönlüm kadın başkandan yana. Kadının siyasete etkisi daha rahat daha kolay oluyor. Görev alacak yeni il başkanı CHP'nin İl Başkanı olsun. Kimseye tabi olmasın. Hiçbir başkanın güdümünde olmasın. Benim de olmasın.Partinin il başkanı olsun' demiş.
* * *
Doğru.
İl Başkanı görev yaptığı ilde Genel Başkanı temsil ediyor. O nedenle tarafsız olması gerekir. Sonuçta teşkilatın başı ve belediye başkanlarının da başkanı, seçim öncesi bitaraf olursa seçimde beklenen başarıyı sağlamak mümkün olmaz.
* * *


KISSADAN HİSSE:

Kendini Vazgeçilmez Sanan Adam
Günün birinde bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelir. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söyler.
Doktor ona sorar:
'Bu işleri başka biri yapamaz mı? Yahut bir başkası size yardımcı olamaz mı?'.
'Onları yalnız ben yapabilirim. Bütün işler bana bakar.'
Doktor: 'Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik edersen kurtulursun' diyerek bir reçete yazıp verir. Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalır.
Reçetede; 'her gün en az 2 saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin' diye yazıyor.
Hasta doktora sorar: 'Yürüyüşü anladık ama neden mezarlık?'.
'Oraya gidip mezarlara bakmanı istiyorum. Orası kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkan olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin.'
* * *
Not: Kendilerini vazgeçilmez gören; halbuki orada, problem çözmek yerine problem olduğunun farkına varamayan insanlar için de, bu doktorun reçetesi geçerli değil mi?
* * *

İşin Bahanesi
Hitler, ele geçirdiği İngiliz, Fransız ve Yahudi üç esire bir şans daha tanımak istemiş.
'Size birer soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım. Bilemezseniz idam edileceksiniz.'
İngiliz'e sormuş:
–'Titanic kaç yılında battı?'.
İngiliz hemen cevap verdi.
- 1912
Hitler İngiliz'i göndermiş, Fransız'a sormuş bu kez:
– Titanic'te kaç kişi öldü?
Fransız cevap vermiş
– 1050
Fransız yanlış cevap vermesine rağmen,
– 'Tamam, sen de gidebilirsin' diye özgür bırakmış.
En son Yahudi'ye dönmüş:
– 'Ölenlerin isimleri neydi?'
* * *
Not: Titanik'te 1514 kişi ölmüş, 710 kişi kurtulmuştur.
* * *