Kafamızdan boynumuza kadar geçecek şekilde giydiğimiz berelerimiz olurdu...
Yalnızca yüzümüz açıkta kalırdı...
Aynı,
Banka soyguncularının tanınmamak için giydikleri maskelere benzerdi...
Soğuk öyle bir soğuktu ki,
Giydiğimiz pantolon bacaklarımıza yapışırdı...
Ağlardık...
Acıdan değil, soğuktan...
Öyle garip bir soğuğu vardı memleketin...
Erzurum'dan gelenler bile, üşürdü Eskişehir'de...
'Bizim orada' derlerdi...
'Çok daha eksilere düşer sıcaklık, ama bu kadar üşütmez insanı...'
Kimileri de,
Eskişehir'e, Eksişehir diye isim takarlardı...
Kar yağıp, üstüne de buza çekti mi, günlerce, haftalarca kalırdı öylece...
Tabi bütün bu soğukla başa çıkabilmek için kamyonla kömür alırdı insanlar...
Kütahya kömürü...
O zamanlar ithal kömür falan yoktu...
Odundan biraz hallice Kütahya kömürü...
Bazı aileler bir kışta 6-7 ton kömür yakardı...
Bugün bir aylık asgari ücretle bir ton kömür alınamıyor...
Ama 12 ton suya ödeyeceğiniz para ile bir kilo peynir alınabiliyor...
Şimdi o soğuklar yok...
İyi mi kötü mü bilmiyorum...
Üşümemek elbette güzel, ancak doğanın dengesinin değişmesi pek hayra alamet olmasa gerek...
***************
Biliyorsunuz,
Eskişehir'de bir kesim, Eskişehir'i durmadan başka şehirlerle kıyaslıyorlar...
Bu kıyaslamaların önemli bir kısmı siyasi...
Belki 20-25 yıl önce, Eskişehir'in başka şehirlerle kıyaslanmasında ön ayak olacak pek bir şeyi yoktu, soğuğundan başka...
Ne Porsuk, ne botlar, ne parklar, ne de sosyal yaşam...
Kışın, ayazdan ve kardan-çamurdan,
Yazın ise sarı sıcak günlerde tozdan geçilmezdi şehir...
Kocaman bir Anadolu kasabasıydı adeta...
Bugün ise, başka şehirlerde yaşayanlar ya da çok sık seyahat edenler Eskişehir'i bizlerden farklı bir gözle görebiliyorlar...
'Ol mahîler ki derya içredir deryayı bilmezler' demiş Hayalî.
Öz Türkçesi,
'Biz içinde yaşadığı deryayı (denizi) bilmeyen balıklarız' demek...
Yani içinde yaşadığımız şehrin kıymetini bilmiyoruz...
Dışarıdan bakanlar çok daha iyi görüyor...
Çünkü onların çoğu deryanın içinde değil, küçük su birikintilerinde yaşam savaşı veriyorlar...
***************
Antalya Temmuz 2022 itibarıyla 2 bin 157 konaklama tesisi ile 672 bin 287 yatak kapasitesine sahip...
Eskişehir'de ise 7428 yatak kapasitesi bulunuyor...
Büyükşehir Belediyeleri,
Konaklama firmalarından yatak başı belli bir komisyon alıyorlar...
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi 7428 yataktan,
Antalya Büyükşehir Belediyesi 672 bin 287 yataktan...
Bunu şunun için söylüyorum;
Hani şu bitmeyen su fiyatı tartışmaları var ya...
Hani Antalya suyu ucuzlattı ya...
Gelir gider dengesinin halktan yana kullanılması çok güzel...
Tabi elinizde böyle bir avantaj varsa...