Altılı Masa'nın 156 sayfa, 84 madde ve 9 başlıktan oluşan yeni anayasa taslağı 'Şimdi Demokrasi Zamanı' sloganıyla kamuoyuna açıklandı.
Anayasa taslağının,12 Eylül Anayasası'nın düşünce yapısından sıyrılarak 'insan onuru' kavramını öne çıkarması; yargı bağımsızlığı, yetkilendirmeler, laiklik, hayvan hakları gibi vurguları dikkat çekiyor, umut veriyor.
Taslak metninde Altılı Masa dışında kalan muhalefeti mutlu edecek(!) maddeler de var.Ancak hiç kimse; 'dereyi görmeden paçaları sıvamasın!..' Çünkü muhalefetin işi hiç kolay değil...
ÖNCE SEÇİM SONRA ANAYASA…
Altılı Masa'nın kamuoyuna sunduğu anayasa taslağını TBMM'de kabul ettirebilmesi için 400 milletvekiline gereksinim var. Analistlere göre, bu sayıya ulaşabilmek için % 60-65 arası oy almak gerekiyor.
Eğer Altılı Masa %58-60 civarında oy alacak olursa; ancak 360 sandalye elde edebiliyor ve bu durumda anayasayı değiştirmek için referanduma götürebiliyor...
Muhalefet kanadında 'Milletvekili seçimleri kazanılırsa, referandum da kazanılır' rehavetinde(!) olanların sayısı oldukça fazla. İşte tam burada, Şili meclis seçimlerini ve hemen ardından yapılan yeni anayasa taslağı halk oylamasında yaşanan süreci anımsatmak gerekiyor...
ŞİLİ'DE NE OLDU?
Şili'de 21 Aralık 2021'de yapılan genel seçimlerde, sol aday G.Boriç sağcı rakibini net bir yenilgiye uğratarak başkan seçildi.
Bu sonuç, 'yeninin eskiye, ilericilerin faşistlere, sokağın devletin baskısına, kamuculuğun neoliberalizme, halkın egemenlere karşı zaferiydi.'
Seçim sonrası Boriç 'tüm halkın başkanı olacağını' açıkladı ve en kısa zamanda yeni bir anayasa hazırlanacağı sözünü verdi.
Boriç'in söz verdiği, Şili tarihine geçecek demokratik inceliklerle dolu anayasa
4 Eylül 2022 tarihinde referanduma sunuldu. Ancak, alınan sonuç herkesi şaşırttı;
'Tüm halka sağlık ve eğitim hizmeti sözü veren, emeklilik döneminde insan onuruna yakışan bir gelirigüvence altına alan, başta su kaynakları olmak üzere doğayı koruyan, hayvanlar dahil korunmaya muhtaç tüm kategorilerin desteklenmesini önceleyen, cinsiyet eşitliğini gözeten, azınlık haklarını tanıyan'anayasa taslağı %62'lik bir çoğunlukla reddedildi.
Üstelik 'solcuları en çok şaşırtan', yeni anayasaya gelir dağılımın en altında yer alan grubun yalnızca yüzde 25'inin evet oyu vermesi oldu…
SOL NEDEN KAYBETTİ?
Yenilgiye yakından bakıldığında, Şili'de solun referandum yenilgisi için pek çok neden sıralanıyor;
-Anayasa komisyonu, gereksiz toplantılara çok uzun süre harcayarak kendisine olan güveni sarstı.
-Taslak metni çok karmaşık ve uzundu.
-Medya organları büyük sermaye gruplarının kontrolündeydi. Böylece anayasa tasarısına karşı olan sermaye grupları algı oluşturma ve yanlış haberler yaymakta çok başarılı(!) oldu.
-Yerli halklara tanınması planlanan 'özerklik'hükümleri tepki topladı.Bir başka deyişle, ülkesinin ulusal bütünlüğünden gurur duyan Şili halkı, anayasa taslağında Şili'nin 'çok uluslu bir devlet' olarak tanımlanmasına karşı çıktı.
-Neoliberalizmin tutucu değerleri besleyen kırk yıllık tahribatının ve kültür savaşlarının sınıf mücadelesine baskın çıkmasının da, Şili solunun referandum yenilgisinde etkili olduğu hayli yaygın bir düşünce...
KİMLER DERS ALMALI?
Şili'de yaşananlar, gelir dağılımındaki adaletsizliklere, yaşam koşullarındaki derin çelişkilere ve 'tüm olumsuzluklara rağmen'hiçbir siyasi zaferin garanti olmadığını gösteren derslerle dolu.
Türkiye'nin 12 Eylül 1980'den itibaren içine bilerek itildiği 'büyük projeleri', son yirmi yılda topluma ve devletin tüm kurumlarına dayatılansiyasal yapılanmayı, sol muhalefet partilerine bile sızan neoliberalkuşatmayı düşündüğümüzde; Umarım, genel seçimleri ve anayasa değişikliği sürecini 'çantada keklik' görenlerŞili örneğindengerekli dersleri alırlar…