Sevgili okurlar,
İnsanlığa sığmayacak şekilde vahşice öldürülen ÖZGECAN yavrumuz için medyada çok şeyler yazıldı.
Bugünden konuya İslam açısından bu canilere ne yapılmalıdır. O konuyu araştırıp sizlerle paylaşmak istedim.
İslam dininde 'KISAS' yani aynıyla karşılık verme diye Allah'ın bir hükmü var.
Herhangi bir hakkı dengi ile takas etmek, değiştirmek anlamına gelir.
Kavram olarak 'Bir suç işleyenin aynı cinsten bir ceza ile cezalandırılmasıdır.'
İslam'a göre insan öldürmek, intihar etmek, kana, mala ve ırza (iffete) tecavüz haramdır. Müslümanın canı, malı, ırzı ve şerefi koruma altındadır.
Yine Müslümanın Müslümana hakaret etmesi, alay etmesi, ona karşı kibirlenmesi, ona eliyle ya da diliyle zarar vermesi de helal değildir.
Bir kimse diğerini öldürürse veya bedenine zarar verirse, İslam bunun cezasının verilmesini öngörür.
Hem insan haklarının korunması, hem toplumun huzurunun sağlanması, hem de kin ve nefret duygularının azalması için buna ihtiyaç vardır.
Karşılığı verilmeyen suçlar sahibini azdırır.
Allah'ın insanlara verdiği en kutsal şeylerden biri de hayattır. Hayatı sona erdirmek hakkı da sadece onu veren Allah'a aittir.
Hiç kimse haksız yere bir cana kıyamaz.
Allah cc. haksız yere cana kıyanlara ve insanların bedenlerine zarar verenlere belli cezaların verilmesini emrediyor.
Bu konuda Kuran-ı Kerim şöyle diyor:
'Ey iman edenler, (haksızca) öldürülenler hakkında size kısas yazıldı (farz kılındı). Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle. Kadına karşı kadın ve yine 'Ey akıl sahipleri kısasta sizin için hayat vardır.
Umulur ki, suç işlemekten sakınırsınız.
Bakara 178-179. Maide suresinin 5'inci ayetinde ise cana can, kulağa kulak, göze göz, buruna burun, dişe diş karşılığı kısas olduğu bildirilmiştir.
Günümüzde kimileri kısas cezasının ağır olduğunu söyleyebilirler.
Kısas dengiyle karşılık verme, yani adaleti yerine getirme hükmüdür.
Katile ceza vermemek, bir başkasının hakkına saldırıdır.
Aynı zamanda ölenin varislerinin intikam duygularını artırır.
Nitekim birçok yerde katillere hak ettiği ceza verilmediği için ölünün yakınları ceza vermeye kalkıyor.
Ve kan davaları sürüp gidiyor.
Öldüren katilin yaşama hakkı, öleninkinden daha kutsal değildir.
Kısasta insanlar için hayat vardır.
Hem ahlak yönünden, hem sosyal barış yönünden, hem caydırıcılık yönünden, hem de merhamet yönünden en tutarlı yoldur.
Allah insanları bu konuda akıllı olmaya çağırıyor.
Kısas cezasının uygulanması için birtakım şartlar aranır.
Bunlardan bir kısmı kısaca şöyle:
-Kısas, cinayeti (suçu) kim işlemişse ona uygulanır.
- Kısası ancak Müslüman otorite sahipleri yerine getirir. Bir kişi veya bir topluluk bunu yapamaz.
- Bir cinayeti birkaç kişi işlemişse, kısas hepsine uygulanır.
- Cinayetin işlendiği tam kesin olmazsa, yani şüphe halinde kısas uygulanmaz.
- Suçlulara bu ceza uygulanırken, makamlarına göre ayrım yapılmaz. Halk ile devlet başkanı arasında fark yoktur.
- Suçun kasten (bilerek) işlenmesi gerekir. Hatalı öldürme ve yaralamalarda ayrı cezalar uygulanır.
- Öldürülenin varisleri veya yaralananın kendisi diyet isterse veya affederse, kısas uygulanmaz.
- Kısas kendi dengine göre uygulanır, aşırıya gidilmez.
İslam'ın bütün hükümlerinde ve ölçülerinde insanlar için hayırlar ve faydalar vardır. Kimi cahiller bunu görmese de bu böyledir.
Yaralama ve organlara verilecek zararlarda onların dengi bir ceza, yani diyet uygulanır. Göze göz, kulağa kulak, demenin anlamı, gözün aynen çıkartılması, kulağın aynen kesilmesi değil, onların bedellerinin günümüz şartlarına uygun olarak verilmesidir.
Şimdi burada esas olan Özgecan yavruya bu kötülüğü yapan insanların hepsinin aynı cezayı almalarıdır.
Daha sağ iken ellerini keserek bir hayvanın yapamayacağı zulmü bu yavruya reva gören alçağa ne indirimi, ne iyi hali uygulanabilir.
Bu vicdanlardan acıyı nasıl dindirebilir.
Onu yargılayacak hakim bütün bunları hesap ederek karar vermesi gerekir.
O babaya da yazıklar olsun.
Eğer oğlun bu vahşeti yaptı ise senin yapacağın bir baba olarak ellerinden tutup, adalete teslim edecektin.
Sana da yazıklar olsun.
O yavru da evlattı.