Sevgili okurlar,

Geçmiş dönemlere baktığımız zaman kavimlerin başına gelenler ve felaketler hep aşıları gördükleri halde inat etmeleri vekendilerine gönderilen Allah elçilerini dinlemedikleri için başlarına büyük felaketler gelmiştir.

Kur’an-ı Kerim’in beyanına göre AllahTeala Nuh Peygambere bir tufan olacağını ve yeryüzünü tamamen yok edeceğini bildirmiş ve kendine inananları bir gemiye bindirip selamete ereceklerini bildirmiş.

O da başta kendi hanehalkı olmak üzere hazırlık yapmış ama başta kendi hanımı ve oğlu olmak üzere inat edip gemiye binmeyi reddetmişler.“Biz yüce dağlara çıkarak kurtuluruz” demişler ve babalarına uymamışlar sonunda Büyük Nuh Tufanında tüm inanmayanlar gibi suya gark olup gitmişler.

Buradan hareketle bizlerde yüce kitabımız da ne emrediliyorsa ona uymamız farzdır. Eğer inat edip kaale almazsak Allah korusun ya bu dünyada yada ebedi alemde(çünkü Allah’ın acelesi yoktur) bunun karşılığını göreceğiz. Yüce Allah’ın ADİLİ MUTLAKRIR vadini ve azabını gerçekleştirir.

Zerre kadar iyiliğin mükafatını verecektir; vaadi bu yöndedir. Bir kimseyede zerre kadar kötülük yapmış isek onunda helalleşmediğimiz sürece hesabını soracaktır.Kur’an-ı Kerim’de bu açık açık bize anlatılmıştır. Zira inat hem insanı hemde amellerini yakar yok eder.