Eskişehirspor Çarşamba akşamı Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu maçında evinde Çankaya FK'yı konuk etti.
Aslında kupa Eskişehirspor için bir yük.
Geniş kadro yok.
Futbolcuların kapasitesi belli…
Kulübün de futbolcuların da bu yükü daha ileriye taşıyacak gücü yok.
Alınan galibiyet elbette taraftarları mutlu etti.
Ancak özellikle ilk yarıda oynanan futbol izleyenleri mutlu etmedi.
İkinci yarının ortalarına doğru biraz kıpırdanma oldu.
Bu kıpırdanma daha maçın 2. Dakikasında yenilen gole cevap vermeye yetti.
Maçın 66'ıncı dakikasında Hasan Alp ayağına gelen fırsatı gole çevirebilseydi, Onur Arı'nın 66 ve 68. Dakikalarda üst üste kaçırdığı iki net pozisyondan birisi gol olsa idi maçuzatmaya kalmayabilirdi.
UZATMA DAKİKALARINDAKİ
FUTBOL GÖZ DOLDURDU
Yukarıda oynanan futbol tatmin etmedi diye yazmıştım. Normal süresi 1-1 tamamlanan maçın ardından oynanan 30 dakikalık uzatmadaki Siyah-Kırmızılı futbolcuların sergiledikleri futbolu ayrı değerlendiriyorum.
110 ve 111'inci dakikalarda peş peşe iki önemli fırsatı kullanamayan Hasan Alp,
uzatmanın 112'inci dakikasında Eskişehirspor'a kupa da tur attıran golü kaydetti.
Uzatma dakikalarında ise sahneye çıkan Hasan Alp Altınoluk son sözü söyledi. Es-Es hem galibiyet hasretine son verdi hem de kupada bir üst tura yükseldi.
İLK YARIDAKİ FUTBOLLA LİG ERKEN BİTER
Geçtiğimiz Pazar günü kendi evinde 1922 Konyaspor'a 3-0 mağlup olan Eskişehirspor'un hocası Cüneyt Biçer, 1922 Konyaspor maçında ilk 11'de şans verdiği Onur Bayramoğlu, Utku Kızılkaya, Berkay Tanır'ı ne ilk 11'e ne de maç kadrosuna almamış. Bir tek Yeşil-Beyazlı takım karşısında ilk 11'de yer verdiği Sezgin Çolpan'ı yedeğe çekti.
Çankaya FK karşısında Muhammet Yahya Akbulut, Onurhan Uyanık ve Hasan Alp Altınoluk'a ilk 11'de şans verdi. Hasan Alp kendisine tanınan şansı iyi kullandı. Takımı attığı gol ile galibiyete taşıdı.
Alınan galibiyet ve kupada tur atlamak elbette taraftarları, yönetimi sevindirdi ve yüzlerini güldürdü.
Ancak ben özellikle ilk yarıda oynan futboldan memnum olmadım. Rakip üçüncü lig 3. Grupta mücadele veriyor. Oynadığı 2 lig maçından birisini kazanıp diğeriyle berabere kalmış.
Eskişehirspor'dan daha iyi pas yapıyor, göz dolduran futbol oynuyor. Çarşamba günkü maçta biraz daha becerikli ve yakaladıkları gollük fırsatları değerlendire bilselerdi tur atlayan taraf Güneş Holding Çankaya Futbol Kulübü olabilirdi.
Futbol böyle.
'Atamayana atarlar' derler ya işte aynen öyle oldu.
Çankaya FK kaçırdı Eskişehirspor attı.
* * *
Siyah-Kırmızılar pazar günü Şile Yıldızspor'a konuk olacak. Rakip oynadığı iki maçta da berabere kalarak iki puan topladı.
Eskişehirspor ise iki maçta da mağlup oldu.
Eğer Siyah-Kırmızılı futbolcular Çankaya Futbol Kulübü karşısındaki özellikle 30 dakikalık uzatma dakikalarındaki futbolu oynarsa kazanamasa bile berabere kalabilir. Eskişehirspor bu maçı da kaybedecek olurlarsa ciddi sıkıntılarla karşı karşıya yaşayabilir.
* * *

KAÇAK SATIŞ ARTMIŞ
Hayvanları Koruma Kanunuyla artık petshoplarda kedi ve köpek bulundurulması yasaklandı.
Kanuna göre, petshoplarda kedi ve köpek bulundurulamayacak, kedi-köpek edinmek isteyenler kataloglardan veya dijital ortamlardaki görsellerden seçim yaparak, üretim çiftliklerinde üretilen hayvanları para karşılığında alacak.
Petshop işletmecileri işyerlerinde kedi-köpek gibi hayvanları aşılarını yaptırıp teşhir ederek satışlarını gerçekleştirebiliyorlardı.
Kedi-köpek gibi canlı hayvan satışının yapılabilmesi için petshoplara bazı kurallar ve düzenlemeler getirilmişti.
Teşhir alanlarının büyüklüğü, havalandırılması ve hangi şartlarda satılacakları gibi…
Özellikle biz Türkler alacağımız kedi-köpek gibi can dostlarımızı gözümüzle görüp elimize alıp sevdikten sonra içimiz ısınırsa satın almamaya karar veririz.
SATICI İLE ALICI ARASINDA SORUNLAR YAŞANABİLİR
Kedi veya köpek almak için petshopa gittik.
Fotoğraflarına bakarak alacağımız hayvanı beğendik.
Petshoplarda artık kedi-köpek gibi canlı hayvanın satışının yasak olmasından dolayı satıcı bakımı yaptığı yerden beğendiğimiz hayvanı getirdi.
Hayvanı elimize alıp sevdikten sonra 'almaktan vaz geçtim' dediğinde petshop sahibi ile alıcı arasında sorun çıkmayacak mı?
Bir kere sorun yaşadı sesini çıkarmadı.
Bu tekrar ettiğinde büyük kavgalara neden olabilir.
Petshop sahibi ya bakımı yaptığı yerden getirdiği o hayvanı işyerinde akşama kadar tutacak ya da beslediği yere geri götürecek.
Getir götür bir masraf.
İşyerinde akşama kadar muhafaza etse Tarım Orman Müdürlüğünden bir yetkili gelip kontrol ettiğinde kedi veya köpeği gördüğünde 'işyerinde canlı hayvan bulundurmak yasak' diyerek ceza yazsa bunu kim ödeyecek?
'Bir müşterim katalogdan beğendi. Ben de beslediğim yerden getirdim. Sonra almaktan vaz geçti. Getir götür olmasın diye akşam bakım yaptığım çiftliğe götürmek için burada tuttum' dese denetim yapanı inandırabilecek mi?
Yasa petshoplarda 'kedi-köpek bulunmayacak' diyor.
Bu tür sorunların yaşanmaması için kedi-köpek satışı yapacak petshoplara belirli kurallar getirilebilir.
Örneğin:
-Şu kadar metrekarede şu kadar hayvan bulundurulacak.
-Havalandırılması olacak.
-Steril ortamda beslenecekler.
-Aşı karnesi olacak ve hangi aşıların yapıldığı karnede yer alacak.
-Bu hayvanların bakımları mutlaka bir veteriner gözetimde olacak gibi.
* * *
İnternetten de satış yapılıyor.
İnternetten aldığınız kedi-köpek aşılı mı?
Karne veriyorlar.
Ancak karnede yapılmış gözüken aşılar gerçekten yapılmış mı?
Aşılar pahalı.
Geçmişte 75-100 TL'ye satılıyordu.
Şimdi ise nerede ise üçe katlamış.
Hiç olmazsa petshopların yeri belli.
Aldıktan sonra bir sorunla karşılaştığınızda aldığınız petshop'a giderek satıcı ile yüz yüze konuşma imkanınız var.
İnternetten aldığınız kişiyi bir daha bulup bulamayacağımız şüpheli.
* * *

AK Parti yüzde 31 ile birinci
2023 seçimleri için geri sayım devam ederken anket şirketleri de yaptıkları araştırmaların sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyor. Ağustos ayında yapılan 14 araştırmanın ortalamasında AK Parti yüzde 31 ile birinci parti olurken, CHP yüzde 27 ile ikinci sırada yer aldı. Alt sıralardaki Gelecek, DEVA, Yeniden Refah ve Zafer Partisi arasında ise kıyasıya bir rekabet var.
Türkiye, 2023 yılında belki de son dönemlerin en çekişmeli seçimlerinden birini yaşayacak. Bir tarafta AK Parti ve MHP'nin başı çektiği Cumhur İttifakı, diğer tarafta ise CHP ve İYİ Parti'den oluşan Millet İttifakı var.
İLK SIRADA AK PARTİ VAR
Anket şirketleri de seçimler öncesi çalışmalarını hızlandırdı. Son olarak ağustos ayında yapılan 14 araştırmanın ortalaması çıkarıldı. Kamuoyu ile paylaşılan sonuçlara göre listenin ilk sırasında yüzde 31,2 ile AK Parti yer aldı. AK Parti'yi yüzde 27,2 ile CHP takip ediyor. Sıralamanın 3. basamağında ise Meral Akşener'in liderliğini yaptığı İYİ Parti var. İYİ Parti'nin oy ortalaması yüzde 14,1.
REKABET BÜYÜK
Listenin üçüncü ve dördüncü sıralarında HDP ve MHP bulunuyor. Daha alt sıralarda ise kıyasıya bir rekabet var. Ali Babacan'ın genel başkanlığını üstlendiği DEVA Partisi yüzde 2,4 alırken; onun hemen ardından yüzde 2 ile Ümit Özdağ'ın liderliğini yaptığı Zafer Partisi yer alıyor. Fatih Erbakan'ın Yeniden Refah Partisi ise yüzde 1,4 ile sıralamaya girdi. Ahmet Davutoğlu'nun Gelecek Partisi'nin oy oranı ise yüzde 1,1 olarak belirlendi.
* * *

FIKRA

TELEVİZYON
Temel, bir TV kanalında yarışmaya katılır.
Kazandığı parayı eksik verirler.
Temel sebebini sorar.
'Eee, öyle vergi kesiyoruz' cevabını alır.
Bunun üzerine Temel, avukata başvurur. Avukat ona:
-'Televizyonu mahkemeye ver' der.
Aradan zaman geçer. Avukat yolda Temeli görür sorar:
- 'Temel televizyonu mahkemeye verdin mi?'
Temel cevaplar:
-'Verdim ama ertesi cün keri ketirdim oni. İnsan yine de televizyonsuz yapamayi!..'
* * *

DERS VEREN HİKÂYE:

Altın Yumurtlayan Tavuk
Yemyeşil, küçücük bir köyde yoksul bir köylü yaşarmış. Bu köylünün bir tavuğu varmış. Köylü tavuğu çok severmiş. Tavukta ona her gün bir yumurta yaparmış. Ama bu yumurtaların ilginç bir özelliği varmış. Yumurtalar altındanmış. Köylü her gün kümesten aldığı altın yumurtayı şehre götürür, kuyumcuda satarmış.
Yoksul köylü giderek zenginleşmeye başlamış. Zenginleştikçe huyu değişiyormuş. Artık para kazanmak için çalışmak zorunda kalmıyormuş. Çalışmadan, yorulmadan para geldiği içinde paranın değerini bilmiyormuş. Gereksiz yere para harcamaya, ihtiyacı olmayan şeyler almaya başlamış. Lüks içinde yaşamaya alıştığından bir süre sonra para yetersiz gelmeye başlamış.
Artık daha fazla parası olsun istiyormuş. Kümese gittiğinde, tavuğu eskisi kadar sevip okşamıyor, ona verdiği altın yumurtalar için minnet duymuyormuş. Zamanla tavuğun karnında bir hazine sakladığına inanmaya başlamış. Eğer tavuğun karnını keserse bu hazineye ulaşacağını, ömrü boyunca krallar gibi yaşayacağını düşünüyormuş.
Aç gözlü köylü, bir sabah elinde bıçakla kümese girmiş.Tavuk köylünün kötü niyetini anlayıp kaçmaya başlamış. Ama köylü hazineye ulaşmayı kafasına koymuş. Yakaladığı gibi kesmiş tavuğu. Acele ile karnını açmış, merakla içine bakmış, bir de ne görsün? Tavuğun karnında ne altın var, ne de hazine. Aç gözlülük yaptığı ancak o zaman aklına gelmiş. Ama artık iş işten geçmiş.
* * *