Lige üst üste iki mağlubiyetle giren Eskişehirspor, kupası maçlarının ilk ayağı olan Çankaya FK maçı ile başladı.İki maçta 6 gol yiyen Eskişehirspor'un mücadelesi merakla bekleniyordu.
Geçen hafta 1922 Konya Karataymaçı oynanmadan önce 'kupa maçları 3. Lig için eğlencedir' diyen teknik direktörümüzün beyanatını okumuştuk. Kendisine yüzde yüz katılıyorum. 3. Lig'de şampiyon olmak veya küme düşmemek gibi hedefiniz varsa kupa maçları cidden yük oluyor. Hem maç trafiği açısından, hem de maddi boyutu açısından fazla ileri gidilmemesinden yanayım.Fakat tepkiler artınca eğlenceolarak görülen maçtabirden ciddiyetedönüştü.
Nitekim maça da son derece gayri ciddi başladık. İlk dakikalarda 3-4 sezondur yan yana oynayan orta saha futbolcularımızın kendilerini maça vermemesi, rakibe rahat futbol oynatmaları, üstelik ilk dakikada golü yedikten sonra ciddiyetsiz futbola seyircinin tepkisi artınca ve kenarda teknik direktörün agresif tavırlarıda eklenince bir anda bütün stat barut fıçısına döndü. Hafta sonu oynanan rezil futbol sonrası taraftarın yoğun tepkisi bu maçtan sonra da devam edeceği izlenimlerini verirken sahaya sürülen gençler bir anda maçın seyrini değiştirdi.Oyuna sonradan giren gençler koşunca ve baskı uygulayınca rakipte bozuldu. Buradan şunu anlıyoruz ki, koşmayana ve mücadele etmeyene puan vermiyorlar. En azından birkaç futbolcumuzu kazanma fırsatını buldu. İki maçta hatalı goller yiyen kalecimiz Efehan'nın iyi oyunu ile moral bulmasını, 34 numaralı forma ile mücadele eden Yunus Emre Alagöz'ün etkili futbolunu gördü. O nedenle teknik direktörümüz Cüneyt Biçer eğlence olarak gördüğü maçlar bazı gerçekleri göstermiştir diye düşünüyorum. Kısacası kazanımları oldu.
Peki bu galibiyet Eskişehirspor'a ne kazandırır derseniz, teknik direktörümüz iki farklı oyun arasındaki değişimi görebilmişse, ileriye dönük olumlu şeyler olabilir. Bekleyip göreceğiz.
1922 Konya Karatay maçından sonra şehir dışına çıktığım için maç yorumu yapamamıştım. Ağır yenilgi arkasından taraftarın futbolculara karşı ağır tepkisi bu senenin hiç de iyi geçmeyeceği izlenimini verdi. Evet tepkilerde haklılar ama dozu biraz ağır oldu. Transferimiz kapalı ve elimizde ancak bu kadro var. Bu kadroyu oynatması gerekenler belli. Bu tepki de erken davranırsak, başka deformasyonlara sebep oluruz. Camianın yönü bir anda değişebilir. Zaten zor günler yaşarken, kendimizi erkenden ateşe atarız.
Son yıllarda hiç yüzü gülmeyen ve kahır azabı çeken taraftarımız günah keçisi aramaya başladı. Maç oynanırken tribünde yaşanan bir gerginlik için Başkan'a gösterilen tepki bunun en güzel örneğidir. Daha biz bile hiç bir şey anlamamışken, Başkandan çözüm bulmasını isteyen taraftar bence haksızlık yapmış olur. Orada Başkanın tribüne inip Emniyet güçleri ile tartışmasını mı bekliyorsunuz. Bu tür durumlarda yönetim, taraftar, hatta emniyet güçleri dahi sakın kalmaya özen göstermelidir. Yönetiminde bu tür sataşmaları muhatap alıp cevap vermemesi uygun olur. Çünkü bu tür agresif tepkiler anlık ve refleks tepkilerdir, ciddiye alınmaması gerekir.
Sonuçta kupa maçında moral kazandık, oluşabilecek tepkiler rafa kalktı. Bu da önümüzdeki maçlara daha olumlu bakmamıza sebep oldu. Bu maçtan sonra herkes kendi özeleştirisi yaparsa daha sağlıklı günlere kavuşuruz.