İngiltere'nin şimdiki Başbakanı David Cameron, partisi seçimi tekrar kazanırsa, AB üyeliğini referanduma sunacağını söylemişti ve gereğini yaparak önceki gün İngiltere'yi referanduma götürerek AB kalıp kalınmayacağını Ülkesinin onayına sundu. Sonuçlar az bir fark sayılacak şekilde AB den ayrılalım şeklinde sonuçlandı. Yani İngiltere halkı 'AB'den çıkalım' dedi. Dedi demesine de Sterlin, 1985'ten bu yana dolar karşısındaki en düşük seviyeye indi. Dolar 3 liraya dayanırken, euro ise 3,30 liranın üzerini gördü. Spot altının ons fiyatı yeniden 1.326 dolara kadar yükseldi. Gram altın ise Türkiye'deki piyasalar kapalıyken 126.98 Lira'ya kadar yükselerek tarihi zirvesine ulaştı. İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda'dan oluşan Birleşik Krallık'ın kaderini belirleyecek olan referandumda çıkalım diyenlerin gerekçeleri; İngiltere'nin kendi yasaları ve düzenlemeleri üstünde daha fazla kontrole sahip olması, İngiltere'nin kendi sınırlarını daha fazla kontrol edebilmesi, İngiltere'nin AB'ye her yıl yaptığı 19 milyar sterlin ödemesinin durması. Tamamen İngiliz çıkarları!. Bu üç noktada yıllardır Avrupa'ya gireceğiz diyen ülke olarak bizi de elbette ki yakından ilgilendiriyor. Ancak özellikle AB den ayrılmak isteyen İngilizlerin gerekçelerinin detaylarından bir tanesinin Türkiye'ninde adının geçtiği maddi durum ile ilgili konulardan olması bizi çok daha fazla ilgilendirmeli diye düşünüyorum. İngilizlerin AB hayır diyenleri 'İngiltere'nin Türkiye ve diğer ülkelerin AB üyeliğine hazırlık sürecinde masraflarını da karşılama taahhüdünü vermek zorunda kalacağını' savunuyor. Yine bu kesime göre Türkiye dahil '7 ülkenin toplam nüfusu yani 88 milyon kişi mevcut kurallar çerçevesinde İngiltere'de yaşama ve çalışma hakkına sahip olabilecek ve İngiliz halkının bu konuda fikri bile sorulmayabilir. Buna örnek olarak Polonya'yı gösteren AB karşıtları, 'Polonya 2004 yılında AB üyesi olduktan sonra geçiş dönemi kontrollerinin yapılmadığını ve AB içi göçün ülkedeki göçmenleri 300 bin kişinin üzerine çıkardığını hatırlatıyor.' Ve AB den çıkalım diyor. Şayet İngiltere'nin AB'den ayrılması hayat bulursa Türkiye sadece güçlü bir destekçisini kaybetmiş olmayacak, merkeziyetçi bir AB yapısı oluşacağından birlik içinde Türkiye'nin yer alması daha da zora girecek. Ve olası bir durumda hem Türkiye hem AB üyelik konusunda isteksizlikleri artacak eski şevk yok olacak. Türkiye açısından onca çaba, onca yasal düzenleme, onca verilen ödün ve onca maddi, manevi harcamalar heba olmuş olacak. Kala kala geriye akıllarda Ankara'nın göbeğinde patlatılan havai fişekler ve saatler kalacak.