2024 yılında kurulan Odunpazarı Belediyesi Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi (ESGO) kentle ilgili topladığı verileri analiz ederek kamuoyu ile paylaşıyor.

ESGO’nun son yaptığı “Eskişehir’de ticaret haritası değişiyor: Yeni AVM dalgası geliyor!” başlıklı çalışma şehrin geleceğine de bir pencere açıyor…

ESGO verileri ticari arz ile talep arasındaki makasın açıldığına hatta arzın talebin önüne geçtiğine işaret ediyor. Bu verilerden hareketle asıl sorulması gereken ise şu: Yeni AVM’ler Eskişehir’in kamusal ve fiziksel yapısını nasıl değiştirecek?

Son yıllarda batıya doğru büyümesiyle endişelendiren Eskişehir’in doğu aksında CityPark, kent merkezinde Sarar Doğal AVM, GamGam City ve Bulvar AVM, kuzeybatı ve yeni yerleşim bölgelerinde ise Hill City, Odunpazarı Park, Es Vadi ve Yiğitler AVM gibi projeleri yükseliyor. Bu da büyümenin kentimizin farklı bölgelerine yayıldığını gösteriyor.

Yapımı devam eden söz konusu AVM ve rezidans projelerinde yaklaşık 500 dükkan bulunduğunu hatırlatan ESGO’nun verileri ticari yaşamın yön değiştirmesinden öte kentsel yaşamın yeniden inşasına dair ipucu veriyor.

Burada karşımıza çıkan temel sorun Eskişehir’in yeni yatırımlara ihtiyaç duymasından öte ticari arzın kamusal mekanı belirlemeye başlaması…

Üstelik hiçbirinde kent kültürümüzden izler de yok…

Ben Eskişehir’de kamusal mekan olarak meydanların ve etrafı duvarlarla çevrilmeyen büyük parkların eksik olduğunu düşünüyorum.

ESGO’nun araştırmasını okuduğumda ise bu eksikliğin üzerine sermaye tarafından şekillendirilen ve duvarlarla çevrilen yeni sosyal yaşam alanlarının inşa ediliyor oluşunu gördüm. Kentimizdeki bu büyümenin hem ticari hem de yaşamsal açıdan sorunlar yaratacağını söylemek sanırım kötümserlik olmaz.

Ekmeği her geçen gün küçülen esnaf, vatandaşı ‘tüketici’ sınıfına indirgeyen yatırım anlayışıyla yaşamsal tercihlerimiz da kontrol altına alınacak... Bunun yanında otopark ve trafik sorunlarımızbüyüyecek. Hali hazırda çözemediğimiz bu sorunların üzerine yüzlerce yeni ticari alan eklenirken asıl ihtiyacımız olan meydanları, parkları ve herkesin kullanabileceği alanları yine konuşmayacağız. Ki zaten konuşmuyoruz, bu anlayış da suskunluktan besleniyor…

Eskişehir’in tek merkezli olması yıllardır eleştirilirken ‘butik şehir’ yorumlarının en temel kanıtı haline geldi. Şimdi bu tek merkezliliği kırmak adına yeni yaşam alanları üretmek yerine şehrin farklı bölgelerindeki ticari alanların kentin sosyal hayatını da şekillendirmesine tanıklık ediyoruz..

Doğrudan söyleyecek olursak, şehre yeni yaşam alanları kazandırma işini kamusal planlama olmaktan çıkarıp halkın iradesinden sermayenin tercihine bırakıyoruz.

Bu Eskişehir’in doğal dokusuna da aykırı…

AVM’lerle ne doğudan batıya yaşanan günlük işgücü göçünü azaltabiliriz ne de kentte giderek büyüyen barınma sorununa çözüm üreten bir yapılaşma anlayışı ortaya koyabiliriz.

Eskişehir’in ticari yapılaşmasından ziyade ‘adil’ büyümesini sağlayabilmeliyiz…