Atalarımız günlük yaşamın içinde, insan ve toplum davranışlarına ve yaşanan olaylara öyle güzel 'betimlemeler, tanımlamalar' bulmuşlar ki;

Oturup, onlarca sayfada anlatılabilecek durumları,

Bir cümleyle ifade etmişler…

'Kurt puslu havayı sever' özdeyişi de bunlardan biri…

Kurt, avlanmak için sisli-puslu, karışık, tozlu dumanlı havayı sever…

***

Türkiye puslu bir zamandan geçiyor...

15 Temmuz gecesi kalkan toz bulutu hala inmedi…

Berrak, güneşli ve herkesin herkesi net bir şekilde görebileceği bir durumda değil Türkiye…

Masum ile suçlunun,

Günahkar ile günahsızın,

Haklı ile haksızın,

Doğru ile yanlışın çok kolaylıkla birbirine karıştırılabileceği günlerdeyiz…

Bu tür yanlışlıklar istenmeden yapılabileceği gibi,

Bazıları da,

Bu puslu havadan yararlanıp bilerek ve isteyerek ortalığı karıştırmaya çalışırlar…

O nedenle,

Her aklı başında insan,

Böyle zamanlarda dedikodulara, iftiralara, söylentilere, iddialara bakıp-inanıp, olur olmaz şeyleri gündeme getirirken, işin ulaşabileceği noktaları iyi hesap etmeli…

Çünkü böylesi zamanlar,

Suçsuzların haklarını korumanın, suçluları tespit etmekten daha önemli olduğu zamanlardır…

Adalet ve vicdan bunu gerektirir…

Adalet ve vicdan duygusundan yoksun olanlar için, söyleyecek pek bir şeyimiz yok…

BU NEYİN TELAŞI?

Özellikle 15 Temmuz sonrası,

Bazı çevreler, bazı aracıları kullanarak,

Eskişehir'deki CHP'li belediyeleri, belediye başkanlarını, hızlarını alamayıp ta CHP Genel Merkezini ve Genel Başkanını karalayıcı köşe yazıları yazdırıyorlar…

Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Başbakan Yıldırım dahil, AKP'nin genel merkez yöneticilerinin neredeyse tümü, bu konularda yanlış anlaşılabilecek, yanlış yorumlanabilecek en küçük bir söz etmemeye özen gösterirlerken;

Eskişehir'de birileri,

15 Temmuz'u fırsat bilip, özellikle CHP'yi ve CHP'li belediyeler ile belediye başkanlarını yıpratabileceklerini düşünerek hareket ediyorlar…

'Sorumlu ve dikkatli olmak' gereğini zerre kadar düşünmeden saldırıyorlar…

'Bu saldırganlık neyin telaşıdır?' anlamak mümkün değil…

***

Bunun son örneği,

Dün gazetelerde de yer alan Yılmaz Büyükerşen'e yönelik yapılan şey…

'Gülen'le 2 yıl önce görüştüğünüz konuşuluyor şehirde. Doğru mu?'

Neresinden bakarsanız bakın,

Bir şaşkınlık ve komiklik abidesi…

Bir kere, Bilgi Edinme Yasası, böyle dedikodular için değil, makam ve kurumla ilgili iş ve işlemler hakkında bilgi alabilmeyi kolaylaştırmak ve yasa güvencesi altına alabilmek için vardır…

Böyle bir mektup yazıp, altına da 'bu yazıyı Valilik ve basına da gönderin' diye not düşmek, şaşkınlık ve komiklikten başka nasıl ifade edilebilir bilmiyorum…

***

Sorumlu, adaletli, dikkatli ve sakin olmak zamanıdır…

Ancak bu insanlık hali,

'Kurtlar için ne kadar geçerlidir?'

İşte orasını bilemiyorum…

------------------------

BU NASIL MESAJ HASAN TUTUCU?

Geçtiğimiz Çarşamba gecesi, geç saatlerde Tepebaşı Belediye Meclis üyesi Hasan Tutucu,

Kendisine ait Facebook sayfasından bir mesaj paylaştı…

Kendisinin Tepebaşı Belediyesi'ne ve bölgesine yönelik düşünceleri…

Birlikte okuyalım…

'Eskişehir;

Demokrat, çağdaş, Mutlu, huzurlu ve güzel insanların yaşadığı bir kenttir.

'Şehir =Eskişehir'dir'

Odunpazarı'nda tarih, TEPEBAŞI'nda HAYAT vardır.

Ama bu kentte yaşayan bazı insanlar ne yazık ki kentin bu özelliklerini, güzelliklerini unutmuş ihtiraslarının korkularının esiri olmuş Sanki Tepebaşı'na porsuk'un kuzeyine geçmeye korkar olmuşlar

Atalarımız demiş ki

'korku dağları bekler – ama korkunu ecele faydası yoktur'

Kim ne yaparsa yapsın

Kim ne derse desin

…Sayın Dt. Ahmet ATAÇ….

'kabul edin o bu şehrin ABİSİ'

…………….Çünki…………

………ESKİŞEHİR'Lİ…………

Böyle görüyor, Böyle istiyor

…..HAYAT TEPEBAŞI'nda……..

***

Hasan Tutucu,

Mesajının ilk cümlelerinde Eskişehir'in tümüne ilişkin ifadeler kullanırken,

Hızını alamıyor ve sözü 'bazı insanlara' getiriyor…

Ve bu insanların,

Adalar'daki köprülerden diğer tarafa (Tepebaşı tarafına) geçmekten korktuklarını belirtiyor…

***

Böyle bir mesaj, niye yazılır, niye paylaşılır?

Bu mesajın, başta Ahmet Ataç olmak üzere,

Tüm CHP'ye, tüm CHP'lilere ve CHP'li tüm belediye ve belediye başkanlarına ne kadar zarar vereceğini, nasıl görmezler anlamıyorum…

Öyle sanıyorum ki,

Tepebaşı Meclisi'nin CHP'li üyesi ve Muttalip Bölge sorumlusu (!) Hasan Tutucu'nun bu mesajını okuyan (ciddiye alan oldu mu, ondan da emin değilim ama) özellikle AKP'li yerel yöneticilerinin içi serinlemiştir…