Yaklaşık 10 yıl önce idi. Söylenene göre Türkiye büyük bir darbenin eşiğinden dönmüş. Sivil iktidarı yıkmak üzere hazırlıklar, planlar yapılmış. Soldan sağa yıllarca birbirlerine neredeyse düşman olmuş insanlar aynı tarafta bu darbenin yardım ve yataklığını yapmışlardı. Memleketin Zir vadisi gibi enteresan yerlerinden silahlar fışkırmaya, askeri alanlarda davaya ait CD ler bulunmaya başlanmıştı. Toplum iktidarında yönlendirmesi ile infial haline geçmiş günlerce konu gündemden düşmemişti ve kimilerine göre bu olay Türkiye Cumhuriyet tarihinin önem taşıyan davalarından biri haline gelmişti. O kadar önem arz ediyordu ki bu nedenle adına bile manidar bir biçimde Ergenekon denildi. Dava sürecinde inanılmaz şeyler oldu. Daha sonra 4 ü nün intihar edeceği 275 subay tutuklandı görevlerinden uzaklaştırıldı hayatları karardı. Onurlarıyla şerefleriyle oynandı. Örgütün bağlantılarından medya ayaklarından kasalarından haberler her gün belirli yayın organlarında yer buldu. Ve bu haberler birçok ailenin üstüne kabus gibi çöktü. Kısacası çok şeylere mal olmuştu bu dava. Sonuç? Daha önce neredeyse tüm sanıklara ağırlaştırılmış müebbet cezası veren ülkemizin Yargısı bugün tam tersi bir karar ile Ergenekon adı altında açılan davanın baştan aşağıya adeta safsata olduğu kararını verdi. Şaşırmaya gerek var mı? Bence yok çünkü son yıllarda tam ülkemize yaraşır şekilde gelinen bir durum bu. İşte söz konusu bu durum adalete sonuna kadar inanlar için inançlarını temelden sarsacak hal aldı. Peki, ama benzer eğitimleri görmüş benzer yollardan geçerek yargının en üst görevlerine gelmiş insanlar ellerindeki aynı belge ve bulgulardan nasıl olurda 180 derece farklı kararlar verebilirler. Bunu gören bunu yaşayan ülkenin vatandaşları bu yargıya nasıl güvenir? Acaba zamanında bu davaların 'savcısıyım' diyerek meydanlarda bağıran erk sahibinin yönlendirilmesi ile mi yargı bu dönüşü yapmıştır? Hepsi sorulması sorgulanması gereken olaylar. Yaşanan tüm bunlardan sonra çıkarılacak en açık en net sonuç vardır ki maalesef artık yargı siyasallaşmış ve kararlar hukuk fakültelerinde okunan kitaplara alınan eğitimlere göre değil siyasi görüşe göredir. Acınacak üzülecek bir vaziyete bürünmüş adalet. Hepimizin sorgulaması gerekiyor hesap sorması gerekiyor. Ama asıl acınılması üzülmesi gerekilen nokta burada başlıyor. 10 yıl önce esip gürleyenleri bu davayı savcı olarak üstlenenleri alkışlayan memleketim insanı bu kadar farklı bir hale gelen davanın arkasında duranlara bir çift söz söylemiyor, söyleyemiyor. Hatta davayı hatırlamıyor bile! Ailelere dağılmış İnsanlar ölmüş adalet güvenini yitirmiş kimin umurunda! Bugün yeni bir Ergenekon çıksa ona da sonuna kadar inanacak bir pozisyon almış durumda memleket. Nasılsa bir 10 yıla daha çook var!!