2 yıl önce yıkılan devlet yurdunun yerine yenisi yapılmamıştı yoksul öğrencilerin eğitim için gidecekleri adres tarikat yurdu idi gittiler. Yurdun zemini tahta parke, üzerinin halı olması, yangın merdivenin olmaması önemli değildi önemli olan büyükleri için burada eğitim almalarıydı aldılar. Acil durumda ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü onlara kimse bunu öğretmemişti ve onlar çocuktu, yangın sensörü yangın tüpü var mı yok mu o da bilinmiyordu, elektrik panolarının bakımı yapılmış mıydı? Belli değildi ama o çocukların o yurtta kalmaları gerekiyordu kaldılar. Kaldıkları yerde olaya müdahale edecek yeterli personel ve öğrencileri tahliye edecek bir plan yoktu. Ne önemi vardı ki bunlar ufak tefek dikkate alınmaması gereken hususlardı. Önemli olan o yurdun öğrencileri olmalarıydı. Yangın çıktı binanın üst katına kaçtı minik yürekler bir çıkış aradılarsa da bulamadılar çünkü merdivenlere gidecek kapılar kilitliydi. Bunların hepsi bir araya gelince kaçınılmaz trajedi yaşandı 11 İ çocuk olmak üzere 12 insanımız yanarak can verdi. Onlar can verirken ülke almış başını 4 nala başkanlık sistemine koşuyordu çünkü bizi tek kurtaracak tüm sorunlarımızı çözecek yönetim biçimiydi o! Ekonomide belirsizlik güvensizlik tavan yapmış, dolar okyanuslara açılmış, terör hortlamış, Avrupa dışlamış, Ortadoğu dur demiş her şey Arap saçına dönmüştü böyle bir ortamda çocuklarına bile sahip çıkamayan iktidar neye sahip çıkacaktı! Belki çoğumuz bunları biliyoruz önceden de yazmıştım tekrar etmeliyim; çocuklarımız bu kadar kolay gitmemeli bu dünyadan. Onlara sunacağımız daha güzel bir hayat daha mutlu bir dünya olmalı. Minicik eller ve kalpler daha kolay hayata tutunabilmeli. Eğitimin önemsenmediği, bilimin dışlandığı, aklın hiçe sayıldığı bir toplumda bunu başaramayız! Ve maalesef ki Ülkenin yangın yerine döndüğü böyle dönemlerde de önce çocuklarımızı yakarız!..