Eskişehir'de son günlerin en çok tartışılan ve konuşulan konularından birisi Ulusal Raylı Sistemler Test ve Araştırma Merkezi Projesi URAYSİM.
Yapılmasını destekleyenler de var karşı çıkanlar da.
Yapımı sürüyor.
Ne zaman tamamlanacağı konusunda kesin bir bilgi yok.
Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, kendisinden önceki belediye başkanı tarafından belediyeye ait arazinin URAYSİM projesi için satışının ve projesinin iptaline, yürütmenin durdurulmasına yönelik dava açmıştı.
Açılan davayı inceleyen Eskişehir 2. İdare Mahkemesi heyeti dosyanın görülmesini reddetti.
Mahkeme heyeti, davanın reddetmesinin gerekçesini ise, şöyle açıkladı:
'Söz konusu projenin başından bu yana Alpu Belediyesi'nin herhangi bir itirazının söz konusu olmadığını ve anılan tahsis işlemiyle aslında projenin hayata geçmesinde katkı sahibi olduğu ile bu aşamada söz konusu projenin belli bir aşamaya geldiğinden dolayı davanın ilk ehliyle yönünden reddine karar verilmiştir.'
'URAYSİM İÇİN ÖNEMLİ ÇALIŞMALARIMIZ VAR'
Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve Savunma Sanayi Başkanlığı iş birliğinde Eskişehir'in savunma ve havacılık sektörüne güç katacak, yeni iş birlikleri ve projelerin doğmasını ortam hazırlayacak 'Savunma Sanayii Buluşmaları Eskişehir' etkinliği önceki gün gerçekleştirildi.
Etkinliğe katılan Teknoloji ve Sanayi Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Eskişehir'in sanayi anlamında önemli bir şehir olduğunu ve savunma ile uçak endüstrisinde ciddi potansiyel taşıdığına dikkat çekmiş.
Konuşmasının bir bölümünde ise, 'Eskişehir'in URAYSİM'de test merkezi haline gelmesine yönelik de önemli çalışmalarımız var. Sadece raylı sistemler değil Eskişehir savunma ve havacılık alanlarında da potansiyeli yüksek bir şehrimiz. Bunların yanında otomobil üretiminde de Bursa ile entegre olabilir niteliktedir. Otomobilde Bursa'nın 100-150 km yakınındaki illeri değerlendirmeye çalışıyoruz, onun içinde Eskişehir ve ilçelerdeki OSB'leri mümkün olduğu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz' demiş.
Bakan Yardımcısının bu konuşmasından anlıyoruz ki, bakanlık URAYSİM'im yapımı konusunda geri adım atmamış ve projenin arkasında duruyor.
Karşı çıkanlara da, 'bu projenin hayata geçirilmesi konusunda emim adımlarla ilerliyoruz. Geri adım yok' mesajını vermiş.
'YHT SETLERİNİN ESKİŞEHİR DE ÜRETİLECEĞİ
GÜNLERİ UMUTLA BEKLİYORUZ
Etkinlikte Sanayi Odası Başkanı hem Teknoloji ve Sanayi Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede hem de Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir'e şu sözlerle mesaj verdiğini düşünüyorum:
'Biz YHT Setlerinin Eskişehir de üretileceği günleri umutla bekliyoruz. Eskişehir'in uçak, helikopter, dizel ve dizel-elektrik lokomotifler, kamyon ve gemi motorları üretebilen bir merkez. Hedeflerimiz büyüktür. Uçak yapmak da hızlı tren yapmak da Eskişehir'e düşen bir görevdir. '
Hepinizin bildiği gibi 'Yerli ve Milli elektrikli Otomobil Fabrikasının' temeli Bursa'da atıldı ve yapımı da sürüyor.
Bakan Yardımcısının, 'Otomobil üretiminde de Bursa ile entegre olabilir niteliktedir. Otomobilde Bursa'nın 100-150 km yakınındaki illeri değerlendirmeye çalışıyoruz, onun içinde Eskişehir ve ilçelerdeki OSB'leri mümkün olduğu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz' sözünden ben, 'Elektrikli yerli otomobilin bazı parçaları Eskişehir'de de üretilebilir' mesajı çıkardım.
İnşallah doğru anlamışımdır.
Gerçi önümüzde, 'Yerli ve Milli Yüksek Hızlı Tren Setleri Eskişehir TÜLOMSAŞ da üretilecek' sözü verilmesine rağmen bu sözün arkasında durulmadığı örneği de bir realite olarak duruyor…
'Umut fakirin ekmeği' derler ya!
Biz yine de umutlarımızı canlı tutalım…
* * *
METİN GÜLER İLE EKREM BİRSEN UYARDI
1 Haziran 2021 tarihinden itibaren 'Kademeli Normalleşme' dönemine girildi.
Uzun süredir kapalı olan bazı işletmeler yeniden hizmet vermeye başladı.
Büyük sıkıntılar yaşayan küçük esnaf küçük de olsa 'oh şükür' diyerek nefes almaya başladı.
Çarklar yavaş yavaş da olsa dönüyor.
Başladı başlamasına ama bazı esnafların ise belirlenen kurallara uymadıklarını da görüyoruz.
Adalara gidip kafeleri ve açık çay bahçelerini bir gezin.
Kurallara nasıl uyulup uyulmadığını çok net göreceksiniz.
Maske takan ve sosyal mesafeye kimler uyuyor?
İnsanlar sırt sırta oturuyor.
Masalar arası mesafe en az bir metre olacak kuralı var.
Bırakın bir metreyi 15-20 santim bile bulmayanlar var.
Eskişehir hala salgında riskli iller arasında.
Kurallara ısrarlarla uymamaya devam edecek olursak, salgınla baş etmek zorlaşır.
Bırakın zorlaşması, hasta sayısı yeniden artarsa bu işletmeler yeniden kapanmakla karşı karşıya kalabilirler.
O zaman, 'biz kapanmayı hak etmedik' diyeceğinize, 'Nerede yanlış yaptık?' diyerek kendinizi sorgulayın.
Sadece esnafları 'kurallara uymadıkları' için suçlar, faturayı onlara kesersek büyük haksızlık yapmış oluruz.
Elbette ki işletmeciler de işyerinde uyulacak kuralları denetleyecekler.
İçerisinde olacak müşteri sayısından fazlasını almayacak, masalar arasındaki mesafeyi ayarlayacaklar.
Vatandaşlar olarak bizler de işyerinde uygulanan kurallara uymak sorumluluğu taşımalıyız.
İşletme sahipleri kadar müşteri olarak da bizlerde özellikle sosyal mesafe konusunda hassasiyet gösterirsek, o işletmelerin yeniden kapanmamaları konusunda gereken hassasiyeti göstermiş oluruz.
'GEREKEN HASSASİYETİ GÖSTERİYORUZ'
'Kademeli Normalleşmeyle' işletmelerini açanları hem de Eskişehirlileri 'kurallara uyulması' konusunda hem Ticaret Odası Başkanı Metin Güler hem de Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen uyardı.
Metin Güler, bir kapanma sürecini kaldırmanın olanaksız olduğunu belirterek Eskişehirlileri kurallara karşı hassas olmaya davet etti.
'Tekrar kapanma kalıcı hasar demektir' diyen Güler, 'hizmet sektörünün bir yıldan fazla zamandır Covid-19 kısıtlamalarıyla yüzleşti ve ciddi şekilde hasar gördü. Hastalıktan korunmak ve vaka sayılarını azaltmak iş hayatının aksamaması için büyük önem taşıyor. Eskişehirli tüccarlar olarak sahip olduğumuz hassasiyeti fiziksel olarak da gösteriyor ve hatırlatıyoruz. Tüm hemşerilerimizden de aynı hassasiyeti bekliyoruz. Umuyoruz ki el birliğiyle sağlıklı günlere erişeceğiz. Kurallara uyan tüm Eskişehirlilere teşekkürler!'.
'ESNAF BİR KEZ DAHA KAPANMAYI KALDIRAMAZ'
Ticaret Odası Başkanından sonra Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen'den de bir uyarı geldi.
Birsen, 'Covid-19 salgını ile ilgili Sağlık Bakanlığının her hafta yayınladığı vaka sayıları yoğunluk oranına göre Eskişehir maalesef üst sıralarda yer almaktadır. Hiç de iç açıcı olmayan bu görüntü medeniyetlerin merkezi ve kültür başkenti olan şehrimize yakışmayan bir durumdur. Eğitim seviyemizle, üniversitelerimizle, sanayimizle övündüğümüz Eskişehir'in vaka görülme oranındaki yükseklik, halkımızın önemli bir kısmının salgına gerekli önemi vermediklerini göstermektedir. Bu kesinlikle dikkate alınması gereken bir konu olup artan vaka sayıları şehrimizde kısıtlamaların arttırılması yönünde olabilecek uygulamalara zemin hazırlamaktadır. Allah göstermesin, esnaf ve sanatkarlarımızın tekrar yaşanabilecek bir kapanmayı kaldırabilecek gücü kalmamıştır' diyor.
* * *
Ekrem Birsen ve Metin Güler sadece vatandaşları uyarmış.
Bu uyarıyı odalarınıza bağlı işletme sahiplerine de yapmalısınız.
Kurallara uymayan sadece vatandaşlar değil.
İşletme sahipleri de var.
Tekrar ediyorum.
Odalarınızdan çıkıp Adalar'ın her iki tarafında başından sonuna kadar yürüyün.
Kim uyuyor kim uymuyor göreceksiniz.
* * *
SAHİPSİZ ESKİŞEHİRSPOR
Geçtiğimiz hafta çoğunluk sağlanamadığı için yapılamayan Eskişehirspor kongresi bugün yapılacak.
Geçen hafta kongreye gelenlerin sayısı yaklaşık 60 kişi civarında idi.
Bu kez çoğunluk aranmayacak.
40 kişinin katılması yetecek.
Yetecek yetmesine de ortalarda henüz bir aday yok.
Mevcut yönetim 'kesinlikle aday değiliz' diyor.
Bugüne kadar 'biz talibiz' diyen olmadı.
Haklılar.
300 milyon liralık borcun altına kimse girmek istemiyor.
'Kim batırdı ise onlar kurtarsın' diyorlar.
Ama bu şehirde kime sorsanız, 'Eskişehir de sadece Eskişehirspor tutulur. Biz siyah-kırmızılı renklere aşığız' diyor.
Siyah-Kırmızılı renklere aşık olmak demek, kulübün en zor günlerinde yanında olmak anlamı taşımıyor mu?
İnsan sevdiğinin sadece iyi gününde mi yanında olur?
Bu kulübün zor günlerinde yanında olacak, el uzatacak, sahip çıkacak, 'Sevgilim senin yanındayım' diyecek birkaç babayiğit hiç yok mu?
YÜKÜN ALTINDAN HEP BİRLİKTE KALKABİLİRİZ
Evet, baktığımızda 300 milyon TL büyük rakam.
Bu devirde bu parayı çıkarıp verecek bir babayiğit bulmak çok ama çok zor.
Ama döndürülemeyecek bir borç da değil.
Bazı hesap uzmanları şunu diyor:
'İlk etapta 40 Milyon TL gerekli. 30 Milyonu kulüpten alacağı olanlarla tek görüşülüp anlaşma sağlanır onlara ödenerek o borçlar kapatılır. Devlete olan SGK ve vergi borçları için yeni yapılandırma geldi. O borçlarda yapılandırılıp takside bağlanır ve transfer tahtası açılabilir. Elinizde 10 Milyon TL'yi yapılacak transferler için ayırırsınız. 2. Ligde şampiyon olacak kadro kurabilirsiniz. İyi bir teknik ekiple yeniden 1.Lige yükselme şansınız olur. Bu arada gerek Eskişehirli sanayicilerden gerekse özellikle iktidar partisinin milletvekillerinden isim, forma, kol, şort sponsorluğu konusunda destek istenir. Sponsorla sezon içindeki deplasman giderleri ödenir. Veya Eskişehir de takımın deplasman maliyetini karşılayacak iş adamları var. Onlardan bu masrafları üstlenmesi konusunda yardım talep edersiniz. Gerekirse fabrikalarda çalışan işçilerle öğle yemek paydosunda toplantı yapar her ay Eskişehirspor'a en az 20 TL katkıda bulunması rica edersiniz. Bu şekilde borç yükü geriye çekilebilir.'
* * *
Bence mantıklı.
Ama bunu yapabilmek için önce Eskişehirspor Kulübüne sahip çıkacak en az 30 babayiğit gerekli.
Bu babayiğitlerde göreve geldiklerinde yalnız bırakmamak önemli…
Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanları kulübün yükünü azaltmak için gerekeni yapıyorlar.
Şehirde herkesin güvenini kazanmış isimler taşın altına elini koyarak kulübe sahip çıkarlarsa, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in de güvenini kazanırlar.
O zaman Yılmaz Hoca da herhalde gerekeni yapar.
Kimse sahip çıkmaz ise kulüp yönetimi mahkemenin tayin ettiği kayyuma geçer.
Onların da yapabilecekleri çok fazla bir şey yok.
O zamanda gelecek sezon için Eskişehirspor'a üçüncü lig yolu açılır.
Ve ardından da hiç ama hiç istemediğimiz bir sonla amatör kümenin kapısı da net olarak aralanmış olur.
1965 ruhu da sonlanmış olur.
YA KAYYUMA GİDECEK YA DA BİRİLERİ SAHİPLENECEK
Bugün 56 yıllık maziye sahip Eskişehirspor için 'var' veya 'yok' olma günü.
Birileri sahip çıkarak ya yaşatmak için elinden geleni yapacak ya da ölüme terk edilecek.
Tercih Eskişehir halkının…
Bakalım sözde Eskişehirspor aşıkları bugün tercihini nasıl kullanacak?
* * *