.jpg)
.jpg)
.jpg)
8 Kasım Cuma günü Görünüm'de kaleme aldığım 'Okul Bahçesinde Öğretmene Dayak'' haberi Türkiye gündemine otururken, yaygın medyada geniş yer aldı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer bu çirkin olayı TBMM'ye taşırken, Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Haydar Urfalı okul bahçesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehmet Akkurt'u yumruklayan ve tekmeleyenlerin hak ettiği cezaları almasını istedi.
VİCDANLARI KARA İNSANLAR
Okul güvenlik kamerasında Akkurt'a atılan yumruklar ve yerde tekmelemeler apaçık ortadayken, vicdanları kara olan bazı insanların bu olayı basit bir itişme diye göstermeye çalışması son derece üzücü. İnsanlıktan nasibini almamış bu kişiler yaşanan skandalın üzerini kapatamayacak. Peki bu akıl almaz skandal olay nasıl gerçekleşmişti? Siz okurlarım için yaşanan saldırı olayının nasıl gerçekleştiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Yetiştirme Yurdunda yetiştikten sonra üniversiteyi bitirip Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmeni olan Mehmet Akkurt, geçici görevlendirmeyle Çocuk Esirgeme Kurumu'nda çalışıyordu. Orhan Gazi İmam-Hatip'te okuyan bir öğrenci yaşı büyüdüğü için Çocuk Evlerinden Çocuk Esirgeme Kurumu'na geldi. Akkurt, adres değişikliğinden dolayı bu öğrenciyi Hızırbey İmam Hatip Ortaokulu'na kayıt ettirmek istedi. Okul Müdürü Ali Rıza Çelik, 'bu çocuk yetiştirme yurdunda kalıyor' diye eğitim kurumuna kayıt yaptırmak istemedi. Akkurt'un tüm ricalarına rağmen türlü bahaneler üreten Çelik, öğrenciyi kayıt edemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine Akkurt, öğrencinin kayıt edilmesi için Hızırbey İmam Hatip Ortaokuluna Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden resmi bir yazının gönderilmesini sağladı. 1 Kasım Cuma günü yetiştirme yurdunda kalan öğrenci kayıt olmak için okula gitti. Müdür Yardımcısı resmi yazıya rağmen kayıt etmedi.
ŞİKAYETÇİ OLDU
Bunun üzerine Mehmet Akkurt 4 Kasım Pazartesi günü sabah 09.30'da okula gitti. Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 'öğrencinin nakli için resmi yazı yazılmasana' rağmen Okul Müdürü Ali Rıza Çelik'in öğrenciyi almamakta ısrar ettiği iddia edildi. Çelik ile Akkurt arasında tartışmada sesler yükseldi. Çelik, Akkurt'a 'Çık defol' dedi. Akkurt çıkmak istemedi. Müdür Çelik'in o sırada Akkurt'u ittirdi. Oda da bulunan servisçiler Akkurt'a saldırdı. Bu olay okul bahçesine taştı. Bahçede 'bu saldırı anları okul güvenlik kamerasına' yansıdı. Servisçiler Akkurt'u 'yumruk darbeleri ile yere sererken, ardından yerde tekmeler de geliyor.' Servisçilerin arkasından gelen Çelik önce yerde yatan Akkurt'a alttan saldırıyor. Sonra olayın büyüdüğünü fark ederek, kavgayı ayırmaya çalışıyor. Belli bir süre sonra araya giren okul müdür yardımcısı yerde tekme tokat dövülen Akkurt'u kaldırarak, olay yerinden uzaklaştırıyor. Darp raporu alan öğretmen Mehmet Akkurt, okul müdüründen ve servisçilerden şikayetçi oldu.
OKULU BASTILAR
Bu saldırı olayını duyan 'Çocuk Esirgeme Yurdunda kalan 15-16 yaşlarındaki 6-7 genç' okulu bastı. O sırada okulda Odunpazarı Kaymakamlığının töreni vardı. Kaymakamın korumaları gençlere müdahale etti. Gençler okul giriş kapısında camları indirdi. Öğretmenlere ait birkaç aracın da camlarını kırdılar. Gençler 'güvenlik ekipleri tarafından etkisiz hale getirilip' okuldan çıkarıldı. Yetiştirme yurtlarında yetişip Milli Eğitim'de ve diğer kurumlarda memur ve hizmetli olarak çalışan çok sayıda kişi İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt ile görüşerek, okul müdürünün görevden alınmasını istedi. Cırıt, öfkeli gruba sakin olmalarını tavsiye ederek; 'Bu konuda gereken yapılacak' dedi. Aynı grup Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Muammer Karaman'a da giderek, ondan bir önceki dönem sendika başkan yardımcılığını yapan Ali Rıza Çelik'i korumamasını istediler. İl Milli Eğitim Müdürlüğü okula müfettiş göndererek, yaşanan bu saldırı olaylı ile ilgili soruşturma başlattı.
ONLARIN BABASI DEVLETTİR
Yetiştirme yurtlarında büyüyen çocuklarımızdan 'nice bürokrat, iş insanı, doktor, eğitimci, sanatçı, yazar, sporcu' çıktı. Bu insanlarımız 'devletine hizmet ederek, vefa borçlarını' ödüyorlar. Aileden yetişen çocukların ebevynleri anne babadır. 'Çocuk Esirgeme Kurumlarında yetişen çocukların anne babası devlettin ta kendisidir.' Yani Çocuk Esirgeme Kurumu'nda yetişen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehmet Akkurt'un babası devlettir. Akkurt'a 'atılan yumruk ve tekmeler aslında devlete' atılmıştır. Türlü bahanelerde okula kayıt edilmeyen o öğrencinin anne ve babası da devlettir. Yurtta kalan o çocuğu kayıt ettirmek istemeyenler aslında devleti yok saymıştır. Devlet kendisine atılan yumruk ve tekmelerin hesabını sormalıdır. Devleti yok sayanı o da yok saymalıdır.
-------------------------------------------------------------
KALPAKLI ULU ÇINAR VE
ATATÜRK APARTMANI
.jpg)
.jpg)
CHP'nin 90'lık delikanlısı Ahmet Özarslan dün ziyaretimize geldi. 'Gerçek bir Atatürkçü, Cumhuriyet Aydını' Özarslan ile keyifli sohbet ederken, CHP'nin eski günlerine gittik. Özarslan Sümer Mahallesi'nde ikamet ettiği 'Kahveci Apartmanını her milli bayramda ve 10 Kasım'da Türk bayrakları ve iki dev Atatürk potresiyle' süslüyor. Özarslan'ndan 9 yıl önce apartman yöneticiliği görevini devralan Aydın Arslan'da onun izinden gidiyor. Eskişehirliler 20 yıldır her balkonu Türk baraklarıyla donatılan Kahveci Apartmanını 'Atatürk Apartmanı' olarak adlandırıyor. Özarslan, 'Bugün her zamandan daha çok Atatürk'e, onun kurduğu Cumhuriyeti ve devrimlerine sahip çıkmalıyız' diye gençlere mesaj verdi. CHP'nin 'kalpaklı ulu çınarı' Özarslan'a Allah'tan sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diliyorum. Türk Gençliğinin Özarslan gibi 'vatanına ve Cumhuriyetine kanı pahasına sahip çıkacağına' inanıyorum...
CHP'nin 90'lık delikanlısı Ahmet Özarslan dün ziyaretimize geldi. 'Gerçek bir Atatürkçü, Cumhuriyet Aydını' Özarslan ile keyifli sohbet ederken, CHP'nin eski günlerine gittik. Özarslan Sümer Mahallesi'nde ikamet ettiği 'Kahveci Apartmanını her milli bayramda ve 10 Kasım'da Türk bayrakları ve iki dev Atatürk potresiyle' süslüyor. Özarslan'ndan 9 yıl önce apartman yöneticiliği görevini devralan Aydın Arslan'da onun izinden gidiyor. Eskişehirliler 20 yıldır her balkonu Türk baraklarıyla donatılan Kahveci Apartmanını 'Atatürk Apartmanı' olarak adlandırıyor. Özarslan, 'Bugün her zamandan daha çok Atatürk'e, onun kurduğu Cumhuriyeti ve devrimlerine sahip çıkmalıyız' diye gençlere mesaj verdi. CHP'nin 'kalpaklı ulu çınarı' Özarslan'a Allah'tan sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diliyorum. Türk Gençliğinin Özarslan gibi 'vatanına ve Cumhuriyetine kanı pahasına sahip çıkacağına' inanıyorum...
------------------------------------------------
'KİMİ TERK ETTİĞİ YERİ MUTLU EDER'
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Oscar Wilde 'Kimi gittiği yeri mutlu eder, kimi de terkettiği yeri'demiş. Osman Taş kulüp başkanlığından istifa ettikten sonra Eskişehirspor oynadığı iki maçı kazanarak, ilk defa artı puana geçti. Görünen o ki Taş koltuğunu terk ederek, Eskişehirspor'u mutlu etmiş. Osman Taş yönetiminin beceriksizliği yüzünden -9 puanla lige başlamak zorunda kalan futbolcular, tüm olumsuzluklara rağmen onur mücadelesi yaptı. Formasına ve armasına sahip çıkarak, bizlere tekrar kümede kalma umudunu aşıladı. Tabi ki futbolcuları bu zor günlerinde içeride ve deplasmanda yalnız bırakmayan büyük Eskişehirspor taraftarının da son iki galibiyetle büyük payları bulunuyor. 'İyi Kaptan fırtınada belli olur.' 10 Kasım'da 65 yaşına basan tecrübeli Teknik Direktör Coşkun Demirbakan bu sıkıntılı, çalkantılı dönemde alınan iki galibiyetle iyi bir kaptan olduğunu bir kez daha bize hatırlattı...
------------------------------------------------------------------------
NOSTALJİ:
26 YIL ÖNCE RAKİPTİLER
.jpg)
Yıl: 1993. 26 yıl önce SHP Merkez İlçe Kongresi yapılıyor. Mevcut Başkan Nihat Çuhadar ile Kazım Kurt aday oluyorlar. Seçimi kazanan Kurt SHP'nin yeni İl Başkanı oluyor. Tarihi fotoğrafta devir teslim töreni yapılıyor. Çuhadar Başkanlık görevini Kurt'a teslim ediyor. Partinin efsane İl Başkanı merhum Kemal Metin, Kurt ve Çuhadar'ın omuzlarına elini koyarak, birlik ve beraberlik mesajı veriyor. Tarihi fotoğrafta dönemin Belediye Meclis Üyesi Şükrü Hüyük, bugünün Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, Onur Aktaş , İsmail Erseçen ve Fatma Bezek dikkat çekiyor. 26 yıl önce rakip olan Kurt , Çuhadar ve merhum Kemal Metin'in oğlu Yavuz Metin bugün Odunpazarı Belediyesi için omuz omuza mücadele ediyor. Kazım Kurt Odunpazarı Belediye Başkanlığını ikinci dönem sürdürürken, Çuhadar ve Metin Belediye Meclisi'nde ona destek oluyorlar...
--------------------------------------------------
FIKRA:
Andrea Doria'ya Osmanlı donanmasına karşı saldırıya geçeceği sırada kırmızı gömleğini istemiş.
'Neden?' diye soran yaverine ;'Yaralanırsam kan lekesi gözüküp askerlerimin moralinin bozulmaması için!' diye kahramanca cevap vermiş.
Tam o sırada dürbünle Osmanlı donanmasını gözleyen gözcü;' Başlarında Barbaros Hayrettin var efendim!' diye bağırmış.
'Allah kahretsin!' demiş Doria ve gömleğini çıkarıp eklemiş 'Bu gömleği götürün, çabuk bana kahverengi pantolonumu getirin!'