Geçtiğimiz Cumartesi günü bu köşede,

“Eskişehir Kronikleri” başlıklı bir yazı kaleme almıştık…

Kızılinler, URAYSİM, Çevre Yolu (daha doğrusu Ankara-Bursa otoyolu) ve Hatboyu…

Ve demiş ya da demeye çalışmıştık ki,

Yıllardır bekleyen bu projelerde hafif hafif bir hareketlenme başlıyor galiba…

Ancak Eskişehir’in kronik yani çözülmeden bir kenarda bekleyen sorunları yalnız bunlar mı?

Elbette değil…

***

YURT İÇİ UÇAK SEFERLERİ

Gerçi birkaç kez denenmiş olsa da,

Hasan Polatkan Havaalanının yurt içi tarifeli seferlerin başlatılması ve yurt dışı tarifeli uçuşların arttırılması…

Bildiğiniz gibi,

Hasan Polatkan’dan yurt dışına Brüksel’e seferler düzenleniyor…

Bir de umre ve hac zamanlarında Mekke’ye…

Yurt içinde ise hiçbir noktaya uçuş yok…

Yetkililer,

Havacılığın ne denli pahalı olduğundan dem vurarak, arz talep dengesinin çok önemli olduğunu, bunun çok iyi değerlendirilmesinin gerektiğini söylüyorlar her seferinde…

Bundan önceki denemelerde,

Yalnızca Eskişehir – İstanbul seferleri düzenlenmişti…

İlk seferde bulunduğum için biliyorum, uçak pistten kalktıktan 25 dakika sonra Hasan Polatkan’a iniyordu…

Ancak, özellikle İstanbul’da havaalanına ulaşmak, oradaki işlemleri tamamlamak ve uçağın kalkmasını beklemek çok daha fazla zaman alıyordu…

Aynı şekilde, Eskişehir’den İstanbul’a gittiğinizde de…

2009’daki seferler,

Dönemin Maliye Bakanı ve Eskişehir milletvekili Kemal Unakıtan’ın girişimleriyle başlamıştı…

Belki de zarar o kadar büyüktü ki, Unakıtan bile seferlerin devam etmesi için fazla ısrarcı olmadı…

İkinci deneme ise Eskişehir milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı zamanında yapıldı…

Ancak uçaklar Sabiha Gökçen havaalanına iniyorlardı…

Üstelik de uçuş saatleri uygun değildi…

Bir süre sonra da İstanbul hızlı tren hattı devreye girdi…

Peki, öyleyse, yurt içi uçak seferlerini tartışmaya gerek var mı?

Bence var…

Çünkü Türkiye İstanbul’dan ibaret değil…

Özellikle tatil dönemlerinde Antalya, Dalaman, İzmir taraflarına sefer düzenlenebilir…

Yine, seyrek de olsa Doğu’daki birkaç merkeze…

Diyeceksiniz ki,

Bunları sen düşünüyorsun da, yetkililer düşünmüyor mu?

Orasını bilmem…

Ama yetkililer, Eskişehirlilerin bu konudaki hassasiyetlerini hala koruduklarının farkında olmalılar…

***

ESKİŞEHİR-BOZÜYÜK-BİLECİK BANLİYÖ SEFERLERİ

İkinci bir kronik sorun;

Bilecik-Bozüyük-Eskişehir banliyö seferleri…

Hat hazır…

Bir metre ray döşemeye gerek yok…

Yapılması gereken, bir planlama dahilinde seferleri başlatmak…

Üstelik hem Bozüyük’ten hem de Bilecik’ten birçok insan günübirlik ya çalışmak, ya iş, ya alışveriş ya da gezmek için Eskişehir’e geliyorlar…

Hem güvenli, hem rahat, hem de karayolu yoğunluğunu azaltacak bir proje…

Üstelik un hazır, yağ hazır, şeker hazır,

Ama kimse helva yapmak istemiyor…

Yapamıyor demiyorum, yapmak istemiyor…