Adalet ve Kalkınma Partisi 14 Ağustos 2001 tarihinde kuruldu. 15 ay sonra da tek başına iktidar oldu. Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Bülent Arınç İdris Naim Şahin, Binali Yıldırım ve Hayati Yazıcı kuruluşta partinin önde gelen isimleriydi. 14 Ağustos 2001'de partiyi kuranlar arasında üç Eskişehirli vardı. Gazeteci Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan, 2002-2007 yılları arasında Eskişehir milletvekilliği yapan Muharrem Tozçöken, 2002-2007 ve 2007-2011 yılları arasında iki dönem milletvekilliği yapan Hasan Murat Mercan partinin Eskişehirli kurucuları oldu.

MURAT MERCAN HEP
AĞIRLIĞINI HİSSETTİRDİ
Yeni Şafak Gazetesi'nde Köşe Yazarı ve Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dekanı olan Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan partinin kurucuları arasında yer almasına rağmen, milletvekili ve belediye başkanı olmadı. Tozçöken partinin kuruluşunda bir dönem milletvekilliği yaptıktan sonra, siyaset sahnesinden kayboldu. Eskişehir Fatih Ortaokulu ve Eskişehir Anadolu Lisesi mezunu olan Hasan Murat Mercan iki dönem milletvekilliği yaptı. Partide hep ağırlığını hissettiren bir isim oldu. Partinin Genel Başkan Yardımcılığı, Avrupa Konseyi Parlamenterler Birliği Türk Delegasyonu Başkanlığı ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanlığı görevlerinde bulundu. Geçen dönem de Enerji Bakan Yardımcılığı görevini de üstlendi. Abdullah Gül'e yakın bir isim olan Hasan Murat Mercan yeniden Eskişehir milletvekili aday adayı oldu. 14 yıl önce partiyi kuranlar arasında yer alan Mercan 7 Nisan'da AK Parti'nin milletvekili aday listesinde kendisine yer bulabilecek mi?

*

ANADOLU LİSESİ MÜDÜRÜNDEN
YILMAZ BÜYÜKERŞEN'E MEKTUP

TOKİ Savaş Kubaş Anadolu Lisesi Müdürü Atilla Akıncı bana bir elektronik posta göndermiş.
Akıncı gönderdiği postada öğrencileri için Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'den otobüs güzergahı değişikliği istedi. Akıncı bu konuda Büyükerşen'e gönderdiği mektupta şu görüşleri dile getirdi; 'Sayın Başkanım Okulumuz Yenikent Mahallesi Palandöken Sokak ile Ihlamurkent Mahallesi Koza Caddesi ile kesiştiği noktada toplam 1100 devam eden öğrenci, 284 yatılı kız öğrencisi ve 83 personeli bulunan Anadolu Lisesidir. Ancak, okulumuzun gerek şehir merkezinden gelişte, gerekse şehir merkezine gidişte Belediye otobüsleri 400 metreye yakın uzaklıktaki güzergahtan geçmekte bu durumda öğrencilerimizin ve çalışanların mağduriyetine sebep vermektedir. Özellikle yağışlı ve soğuk havalarda çalışanlarımız ve öğrencilerimiz sıkıntı çekmektedir. Ayrıca okulumuz kız pansiyonundan ilimiz merkezinde bulunan Anadolu liselerinin büyük bir bölümümde okuyan öğrencilerimiz kalmaktadır. Akşam saatlerinde dershanelerden çıkan kız öğrencilerimizin pansiyona gelmekte sıkıntı çekmektedirler. Öte taraftan pansiyon binamız bulunduğu konum nedeniyle uç yerleşim yerindedir. Bu güzergahta çalışan otobüslerden birinin güzergahının okulumuz önünden geçmesi ve okul önüne durak konulması için yardımlarınızı talep etmekteyiz. Öğrencilerim adına teşekkür ederim.'
Akıncı bu mektubun altına bir not düşmüş. Bu konunun Odunpazarı Kent Meclisi tarafından Büyükşehir Belediyesi'ne iletildiğini kaydeden Akıncı, işin çözümü konusunda bir iki bürokratı aşamadığından dert yanmış.

*

Cumartesi
Hikayeleri

BUGÜN MÜ KÜÇÜK KUŞ, BUGÜN MÜ?

Mori Schwartz, hayat dolu bir üniversite profesörü... 1994'te vücudunda bir gariplik hissetmiş. 60'lık vücudu artık dans derslerini kaldıramayacak kadar bitkinleşmiş.

HAYATTAKİ SON DERSİ
Doktora gittiğinde yakında öleceği haberini almış: Hastalık Mori'yi tekerlekli sandalyeye bağlamış. Dersleri bırakmış, evdeki bakıcının kollarında bebekliğe yeniden dönmüş. Kucaklanıp kaldırılır, başkası tarafından yıkanır, poposu pudralanır olmuş. Düşünmüş o zaman: 'Kendimi bırakıp yok olmayı mı bekleyeyim, yoksa kalan zamanımı en iyi şekilde değerlendireyim mi?'Sonunda ölümünden utanmamaya ve yaşamla ölüm arasındaki son köprünün bütün ayrıntılarını anlatmaya karar vermiş. Hayattaki son dersi, 'kendi ölümü' olacakmış.Önce sevdiklerini toplayıp, onlara bir 'canlı cenaze töreni' düzenlemiş. Bizim ancak ölenlerin ardından yaptığımız sevgi konuşmalarını hayattayken dinleme ve gönlünce cevap verme şansını yaratmış.

ÖLMEYİ ÖĞRENMEK
ABC televizyonunun ünlü haber sunucusu Ted Koppel'ın programına konuk olunca üne kavuşmuş. Dünyanın dört bir yanından mektup yazan, röportaja gelen insanlar ona 'Son Yolculuk'u sormaya başlamışlar. Mori'nin bu sorulara verdiği yanıtlar Türkçede de yayımlandı. (Mitch Albom, 'Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları', Boyner Y. 1997) Birbirinden ilginç o yanıtlardan benim aklımda kalan ders şu oldu: 'Herkes öleceğini bilir, ama kimse buna inanmak istemez. Oysa öleceğimize inansak, bazı şeyleri farklı yapardık. İnsan ölmeyi öğrenince yaşamayı da öğrenmiş oluyor. Budistlerin yaptığını yap ve her sabah omuzundaki küçük kuşa sor: '- O gün, bugün mü? Hazır mıyım? Olmak istediğim insan mıyım? Kariyer, iyi maaş, araba ve ev taksitleri... Hayattan istediğim şey bu mu?'

'YAŞAMI SATIN ALAMAZSINIZ'
'Şuraya uzanmış yavaş yavaş ölürken rahatlıkla söyleyebilirim ki, istediğin kadar güce ya da paraya sahip ol, yaşamı satın alamazsın' diyor Mori... '- Son bir 24 saatin olsa ne yapmak isterdin?' sorusuna ise herkesi şaşırtacak kadar sade bir cevap veriyor: '- Sabah kalkar, jimnastiğimi yapar, ardından çörek ve çayla kahvaltı eder, yüzmeye giderdim. Sonra arkadaşlarımı evde güzel bir öğle yemeğine davet eder, onlara ne kadar değer verdiğimi anlatırdım. Ardından ağaçlıklı bir bahçede yürüyüp renkleri, kuşları seyreder, doğayı içime çekerdim. Akşam sevdiklerimle bir restorana gidip yemek yer ve en güzel kızlarla tükeninceye dek dans ederdim. Ardından eve gelir mükemmel bir uyku çekerdim' Sizin bunları yapacak vaktiniz var. Bütün yapmanız gereken arada bir omuzunuza bir bakış atıp sormak: 'Bugün mü küçük kuş, bugün mü?..'
(CAN DÜNDAR)

*

foto şaka

AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Volkan Doğan: 10 tane AK Partili belediye dururken, CHP'li belediye için proje hazırlamışsın.
AK Parti Eskişehir Milletvekili aday adayı Mehmet Akif Erdem: Volkan Başkanım ben merkez dışındaki tüm ilçeleri AK Parti kazandı sanmıştım. Anlaşılan Mete Yılmaz, Mahmudiye'ye yapalım derken bana gol atmış, benim haberim olmamış.