.jpg)
.jpg)
Kadir Çalışıcı 2003-2009 yılları arasında Eskişehir Valiliği yaptı. Eskişehirspor sevdalısı olan Çalışıcı görev yaptığı sürede kentimizde önemli izler bıraktı. Eskişehirlinin Vali Babası oldu.
.jpg)
AĞAÇLARIN BEDDUASI(!)
Çalışıcı şu günlerde Sakarya Gazetesi'nde köşe yazıları yazıyor. Eski anılarıyla süslediği yazıları beğeniyle okuyorum. Ancak onun geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı 'Lüks Araba' başlıklı yazı dikkatimi çekti. Çalışıcı yazısında şu ifadeleri öne çıkarmış; 'Kıçım böyle lüks arabalara hiç değmedi. Makam arabam, herkesin binebildiği ya bir Opel, ya bir Renault oldu. Aksaray'da, bir gün Alman müdür Herr Heinstein, makam arabası diye bindiğim Opel'e acayip acayip baktı. -Yahu Vali Bey dedi, burada koskoca Mercedes fabrikası var, senin makam arabansa Opel, hiç yakışıyor mu? Ahmaklık işte, yine de ayıkıp akıllanmadım. Hele Eskişehir'de, her yanından hava üfüren 15 yaşındaki bir Renault ile tam altı seneye yakın koşturdum. Koskoca devletin itibarını ayağa düşürüp on paralık ettim. Sakın yanlış anlamayın! Devletin parası pulu olmadığından değil ha…Kendi ahmaklığımdan ve akılsızlığımdan! Bu yüzden kendine simit sarayını, yöneticilerine de devasa sarayları layık gören alicenap halkımızdan özür dilerim. Sonra ne mi oldu? Benden sonra gelen arkadaş haklı olarak bizim emektar Renault'a tenezzül buyurmadı. Çevre Vakfı'nda, ağaçlandırma çalışmaları için, dişimizden tırnağımızdan arttırıp, biriktirdiğimiz yedi yüz milyar paramız vardı. İşte onu alıp altına ultra lüks bir Mercedes çekti. Sivrihisar ve Seyitgazi yoluna diktiğimiz ağaçlar biraz boynu bükük kalsalarda böylece devletin itibarı kurtulmuş oldu. Sonrası, ağaçların bedduası mıdır bilmem, o canım lüks araba diğer arkadaşımıza da yaramadı, pert oldu...'
.jpg)
ŞEHİT POLİSİN GÜNAHI NEYDİ?
O yılları çok iyi hatırlıyorum. Sayın Çalışıcı'nın o araçla birkaç defa yolda kaldığını biliyorum. Çalışıcı'ya soruyorum. 15 yaşındaki Renault'u siz 6 yıl kullandıktan sonra yeni gelen valinin kaç yıl daha kullanabileceğini düşünüyorsunuz? Mehmet Kılıçlar döneminde alınan Mercedes ikinci eldi. O yıllarda bu araç sıfır alınmış olsaydı 320 bin lira ödenecekti. İkinci el olduğu için hatırladığım kadarıyla 9 yıl önce 180 bin lira civarında para ödenmişti. 13 Aralık 2012'de dönemin Eskişehir Valisi Kadir Koçdemir, şoförü Sedat Erdem ve koruması Şener Çakır'ın da içinde bulunduğu makam aracı, Eskişehir-Ankara karayolu 46. kilometrede 51 EC 776 plakalı kamyona seyir halinde iken arkadan çarpmıştı. Vali Koçdemir hafif şekilde yaralanmıştı. Kazada ağır şekilde yaralanan koruması Şener Çakır kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. O kaza eski arabayla olsaydı o araçtan hiçbiri sağ çıkmazdı. Sayın Çalışıcı, Mehmet Kılıçlar'dan sonra aynı lüks (!) arabayı kullanan Vali Kadir Koçdemir'in 'o araçla kaza yapmasını ağaçla, çevreyle, beddua ile bağlamakla' ayıp etmediniz mi? Bu kazada şehit olan Polis Memuru Şener Çakır'ın ne günahı vardı? Bu aracı Koçdemir mi aldı ki birileri ona beddua etsin. İkinci el Mercedes makam aracı aldığı için kim Kılıçlar'a beddua eder? Sayın Çalışıcı kendisinden sonra gelen meslektaşlarına isim vermeden ithamlarda bulunması onun 'Vali Baba' kimliğine hiç ama hiç yakışmadı...
-----------------------------------------
KAYDINI TEPEBAŞI'NA
TAŞIMASINA İZİN VERİLMEDİ
.jpg)
CHP Tepebaşı İlçe Başkan adaylığı için çalışmalar yapan Yalçın Komşu ikametini Beylikova'dan Tepebaşı'na taşımış. İkametgah belgesiyle CHP Tepebaşı İlçe'ye başvurarak, 'üyelik kaydının buraya alınmasını' istedi. Ancak Tepebaşı İlçe Yönetimi bu başvuruyu ret etmiş. Ondan 'Beylikova'ya gidip oradaki CHP İlçe Başkanlığından üyelik kaydını alıp, Tepebaşı'na getirmesini' istemişler. Yani işi yokuşa sürmüşler. Resmi ikametgah belgesini dikkate almamışlar. Şimdi Diyarbakır'da kayıtlı CHP üyesi Tepebaşı'na taşınsa. Üyelik kaydını buraya almak istese. O'na 'Diyarbakır'a git, 'oradan işini hallet mi' diyeceksiniz? Tepebaşı İlçe yönetimi, 'Parti de İl Başkan Yardımcılığı yapmış, Beylikova Belediye Başkan adayı' olmuş, tüm CHP'lilerin tanıdığı Komşu'ya böyle bir muamele yaparak zarar veremez.
O'nun aday olmasını engelleyemez. Sadece delege seçimlerinde oy kullanmasını engellersiniz. CHP Tepebaşı İlçe Yönetimi partiye yıllardır büyük emekler veren Komşu'nun haklı talebini kabul etmeliydi...
--------------------------------------------
ÇALIŞKAN'IN YENİ İMAJI
.jpg)
Zihni Çalışkan ilk İl Başkanı olduğunda Görünüm'de 'Çalışkan Bıyık Bırakacakmış' başlıklı bir yazıyı kaleme almıştım. Yazımda AK Parti İl Başkanlığına atanan Zihni Çalışkan'ın yakın çevresine 'İlk icraatım bıyık bırakmak olacak' dediğini duyurmuştum. Aynı yazıda şu görüşlerimi dile getirmiştim; 'Uzun yıllardır bıyık bırakmayan Mevlüt Çavuşoğlu, Bekir Bozdağ, Süleyman Soylu, Akif Çağatay Kılıç daha sonra bıyık bırakmışlardı. Harun Karacan önce bıyık bıraktı. Sonra Genel Başkan Yardımcısı oldu. Odunpazarı İlçe Başkanı Volkan Doğan hem sakal hem de bıyık bıraktı.Sonra Tepebaşı İlçe Başkanı İbrahim Yılmaz Kaynarca da sakal ve bıyık bıraktı. Bu örnekler sonrasında 'AK Parti'de belli makamlara getirilen kişilerden bıyık bırakmaları mı isteniyor?' sorusu akıllara geliyor. Yoksa Dündar Ünlü bıyık bırakmadığı için mi dördüncü sıradan aday yapıldı? Zihni Çalışkan'ı uzun yıllardır tanırım. Hiç bıyık bıraktığını görmedim. Bakalım bıyık Çalışkan'a yakışacak mı? AK Parti'deki bıyıklı siyaset devri önümüzdeki süreçte de devam edecek mi?' Zihni Çalışkan bu yazımdan bir ay sonra AK Parti'de bıyıklı siyasetçiler arasına katıldı. Uzunca bir süre sonra Çalışkan bıyıklarını kesmişti. Çalışkan şu günlerde yine imaj değişikliği yaptı. Sakal bıraktı. Sadece bıyık Çalışkan'a pek yakışmıyordu. Sakal ile birlikte bıyık bırakmak bu sefer ona yakışmış. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bakanlara, milletvekillerine ve parti yöneticilerine bıyık veya sakal bırakmaları yönünde telkinlerde bulunduğu belirtiliyor. Bıraktığı bu sakal Çalışıcı'nın ileri süreçte siyasette yükselmesinde etkili olacak mı? Bunu bekleyip göreceğiz...
-------------------------------------------------------
MADALYALI SİYASETÇİ
.jpg)
İYİ Parti Tepebaşı Belediye Meclis Üyesi Şenel Altun son yıllarda 'sporcu kimliğiyle' öne çıkıyor. Masa Tenisi yapan Altun ulusal ve uluslararası turnuvalarda boy gösteriyor. Başarılı müsabakalar oynayarak, madalyaları topluyor. Altun son olarak 26 - 28 Ekim tarihinde Atina'da ( Yunanistan ) yapılan Masa Tenisi Turnuvasında '65 Yaş Ve Üstü Tek Erkekler Grubunda' final oynadı. Turnuva ikincisi olarak Gümüş Madalya kazandı. Spor tutkusu ve başarılarından dolayı Altun'u kutluyorum. Ondan yeni madalyalar daha kazanmasını bekliyorum...
----------------------------------
FIKRA
TERS MANTIK
Temel coğrafya öğretmenine sorar:
- İstanbul'dan Ankara'ya uzaklık kaç kilometre?..
'450' diye yanıtlar öğretmeni. Temel bunun üzerine:
- Peki Ankara'dan İstanbul'a uzaklık kaç kilometre? diye sorduğunda öğretmen hiç düşünmeden:
- Aynı uzaklık, 450 der.
Temel biraz duraklar ve itiraz eder:
- Öyle olmayabilir, mesela Ramazan Bayramı'ndan Kurban Bayramı'na iki, Kurban Bayramı'ndan Ramazan Bayramı'na ise on ay var...