Şehrimizi ne kadar tanıyoruz?
Hiç düşündünüz mü?
Klasik tanımların ötesinde Eskişehir’de neler var? Üniversitelerimizde hangi çalışmalar yürütülüyor?Şehrimizi gerçekten ne kadar tanıyoruz?
ES TV ekranlarında yayınlanan ve sunuculuğunu üstlendiğim iki program, bana Eskişehir’e farklı pencerelerden bakma fırsatı sunuyor.
ES TV İlçenizde programında, kentin kırsal yaşamını daha yakından tanıyor her ilçenin kendine özgü dokusuna, kültürüne ve hikayesine tanıklık ediyorum.
Bilimin İzinde programında ise her hafta şehrimizdeki üniversitelerde görev yapan akademisyenleri ağırlıyor, “öğrenci şehri” olarak bilinen Eskişehir’in akademik dünyasında neler olup bittiğini öğrenme fırsatı buluyorum.
Tabii bu yolculuğa yalnızca ben değil, izleyicilerimiz de eşlik ediyor.
Öyle ki, her programın ardından Eskişehir’e dair daha önce fark etmediğimiz ayrıntıları keşfediyor yaşanacak şehir olmasının yanı sıra keşfedilecek çok güçlü bir birikime sahip olduğunu bir kez daha görüyoruz.
Bu hafta Bilimin İzinde’de konuğumuz Dr. Öğretim Üyesi Metin Altan’dı.
“Evreni görmek, anlamak ve anlamlandırabilmek” üzerine konuştuk.
Öyle bir konuydu ki konuşurken adeta bambaşka bir boyuta geçtik.
Laf lafı açtıkça, hazırladığım sorularımın çok küçük bir kısmını sorabildim hocamıza.
“Uzay yarışında öne çıkan ülke hangisi ve Türkiye hangi noktada?” sorusuna Metin Hoca şu yanıtı verdi:
Şu anda uzay çalışmaları için gelinen noktayı analiz edebilecek hiçbir ülke yok. Birliktelik lazım. NASA, Avrupa Uzay Ajansı, Japonya Uzay Ajansı… Bir sürü ülkeden zihinler toplamaları lazım. O zihinler ancak bir araya geldiğinde anlamlandırabiliyoruz evreni. Çünkü gerçekten teknoloji olarak da fikir olarak da öngörü olarak da bir tek ulus buna yetmez.
Ve şöyle devam etti:
O yüzden 1920’lerde Büyük Önderimiz o görüşe sahipti. Bir kıvılcım olarak gönderdiği bilim insanı döndüklerinde birer volkan olarak geldiler ülkemize. O kadar büyük beyinleri yetiştirip geri getirdi ki öngörüsüyle… Apollo Projesi tamamlandıktan sonra döndüklerinde birçok ülkeye gittiler, Türkiye’ye geldiklerinde Anıtkabir’e geldiler… Bu öngörü müthiş… Böyle bir lider varken önümüzde yapacağımız çok iş var.
Söylemleri etkileyiciydi ve adeta umut saçtı…
Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde çalışmaların sürdüğünü kaydeden Altan, teleskoplarla gözlemler yaptıklarını anlattı.
Üniversitenin çok önemli projelere davet edildiğini söyleyen Altan, “Bir tane gezegen keşfettik. O gezegenin keşfinde de 365 gün içerisinde 7 saniyelik bir tutulmayı yakaladık ve tebrikler yağdı.Hemen arkasından Türkiye’de iki tane var bir tanesi bizde, spektrum. O spektrumu çevirdiğiniz zaman yıldıza, yıldızdan gelen ışığı analiz ettiğinizde, içindeki kalbini görüyorsunuz işte…” dedi.
O an düşündüm; ESTÜ’deki bu özel çalışmaların hangisi bir siyasi demeç kadar yer tuttu Eskişehir gündeminde?
Bu şehrin üniversitelerinde çok kıymetli akademisyenler ve ekipleri, çok kıymetli işler yapıyor ancak ne yazık ki konuşulmuyor, bilinmiyor.
Elbette alanın içinde olanlar bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Fakat bilim, laboratuvarların ve akademik makalelerin sınırları içinde kalıyor. Özellikle yerel kamuoyunda hak ettiği ilgiyi göremiyor.
Belki de artık gündemimizi biraz değiştirmeliyiz. Siyasi polemiklerin arasında kaybolan bilim haberlerine daha fazla yer açmalı, bu başarıları daha çok konuşmalıyız.
Çünkü gelecekte esas iz bırakanlar onlar olacak…
Bugün yazımı Metin Hocamızın mesajıyla noktalıyorum:
Hangi işi seviyorsanız çok sevin, en iyisini yapmaya çalışın. Sizi bulurlar…