Bir mücadelenin içinde olmak… Yaşam mücadelesi… Emek mücadelesi… Çevre mücadelesi… Siyasi mücadele… Belki sadece biri, belki hepsi birden.

Aslında hepimiz farkında olsak da olmasak da hayatın bir yerinde mücadele ediyoruz. Kimi zaman nefes nefese koştururken, kimi zaman bitmek bilmeyen günlerin içinde sabretmeyi öğrenirken… Bazen ekmeğimiz için, bazen sevdiklerimiz için, bazen de hiç tanımadığımız insanların yarınları için.

Bazen öfkeyle, bazen de sükûnetle yürüyoruz bu yolu.

Bazen etrafımızda yoldaşlarımız oluyor, bazen ise yalnız başımıza anlaşılmayı bekliyoruz…

Peki bütün bu mücadeleler nerede kesişiyor? Ya da nerede çatışıyor?

Toplumsal barışta mı buluşuyoruz? Demokraside, adalette, refahta… Yoksa kişisel ihtirasta mı çatışıyoruz? “Ben” den başka özneye tahammülü olmayanların; mağrur ifadelerini mütevazı bir gülüşün ardına gizlediğini gördüğümüzde mi mücadeleden vazgeçiyoruz?

Küçük olaylar içinde büyük hayal kırıklıkları yaşıyoruz.

Bir bakışla, söylenmeyen bir “teşekkür”le, verilmeyen bir selamla, tutulmayan bir sözle başlıyor farkındalığımız. Büyük ideallerle yola çıkan, gözümüzde büyüttüğümüz insanların egolarının zamanla o ideallerin önüne geçtiğini görüyoruz. Küçük bir kırgınlık ya da zamanında içimize düşen bir ‘Acaba?’ ile başlıyor hepsi…

Bu hepimizin hikayesi…

Çünkü insanı, birlikte yürüdüğü yolların aynı hedefe çıkmadığını fark etmek, ideallerini anlattığın kişinin menfaati uğruna bambaşka yerlere savrulduğunu görmek, samimiyetine güvendiğin büyüğünün maskesinin düştüğüne şahit olmak yaralıyor.

Büyük mücadelenin içinde, küçücük kişisel hırsların nasıl büyüyebildiğini görmek yoruyor insanı.

Ama en çok da ortak bir hayalin etrafında buluştuğunu sandığın insanların, o hayali kendi hesaplarının gölgesinde bırakmasına tanık olmak...

İşte o zaman insan, kaybettiği şeyin bir mücadele olmadığını anlıyor.

Kaybettiği inancı oluyor. Eksilen, insanlara duyduğu güven oluyor.

Tüm bu varoluş ve yok oluş içinde mücadeleye duyulan inancın nasıl örselendiğini biliyorsak…

Belki de en büyük mücadele, vazgeçmemeye çalışmaktır.

İnsanlardan değil…

İnandığı değerlerden vazgeçmemeye.