Bugün yılın son günü. Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Hani klasik bir söz vardır, 'acısıyla tatlısıyla'diye, işte öyle bırakıyoruz 2022'yi…
Acı mı daha fazla vardı tatlı mı, tartmak kolay değil. Bu durum kişiye göre değişir, kimisi için yıl daha kötü geçer, kimisi için daha iyi. Adettendir, her yılın, bir sonrakinden daha iyi olmasını temenni ederiz. Ederiz de her zaman öyle olmaz. Geçen yıl beklenmedik kayıplar verdik, çok üzüldük. Başarılar, mutluluklar da oldu, birçok mutsuzluklar da…
Ömür sermayemizden bir yılı daha geride bırakıyoruz.
Senenin başında evimizin duvarına astığımız takvimden her gün bir yaprak koparıyoruz. Birer birer kopuyor takvimin yaprakları. Bir de bakıyoruz ki, takvim yaprakları tükenmiş, yılın sonu gelmiş. Nasıl da göz açıp kapamak kadar çabucak geçti yüzlerce gün, binlerce saat!
Biten takvimin yerine bir yenisini asıyoruz. Ömrümüz olursa, onların da tükendiğini göreceğiz.
Bir gün biz de bir takvim yaprağından önce düşeceğiz dünyadan. Biten takvimi yenilediğimiz gibi ömrümüzü de yenileyebilme, uzatabilme imkanımız olacak mı?
Kopan her takvim yaprağıyla birlikte, ömrümüzden bir gün geri gelmemek üzere gidiyor. Belki duvardaki takvimin tükenişinden haberimiz oluyor ama ya ömrümüzün hızla azalmasından, gün be gün sona doğru yaklaşmasından haberimiz var mı?
En değerli sermayemizden bir seneyi daha bir daha geri gelmemek üzere kaybetmiş durumdayız.
Bir insan olarak, bugünden yarına, bir sene içinde neler yaptık, neler yapamadık, bunların muhasebesini iyi yapmamız gerekir.
Bunu yapmalıyız ki, bize sermaye olarak verilecek olan yeni bir yılı, iyi değerlendirelim.
Geride bıraktığımız yıl içinde yaptığımız hata ve kusurlarımızı bir daha tekrarlamayalım.
Sermayelerin en değerlisi ve paha biçilmez olanı, ömür sermayesidir.
* * *
31 Aralık da aslında her gün gibi bir gündür. Akşam güneş batar ve ertesi gün 1 Ocakta tekrar doğar. Ama bu yeni doğan güneşin, yeni gelen sabahın bir özelliği vardır. 1 Ocak yılın ilk günüdür. Güneşin etrafında bir tam turunu tamamlayan dünyamız tekrar başladığı noktada bulmuştur kendisini. 365 gün sonunda eskiyen yıl yerini yeni yıla bırakarak, takvimlerde yeni yıl yerini almıştır. İşte yeni başlangıçlar için güzel bir fırsat.
Yeni yıl için hepimiz yeni yeni kararlar veririz. Bu yıl daha çok çalışacağım, spora başlayacağım, daha iyi bir insan olacağım hatta rejime başlayacağım diyen birilerini mutlaka duymuşsunuzdur. Aslında bu gibi kararlar almak için bir vesiledir yeni bir yıla başlamak. Üstelik yeni gelen yılla birlikte ümitlerimiz, beklentilerimiz de artar. Hayata bir mola verip, yeniden başlamak için güzel bir şans yakalarız.
31 Aralık akşamı saat tam 12 de yeni yıla merhaba derken insanların gözlerinde umut ışıkları belirir. Hediyeler, güzel sofralar ve eğlenmek, birbirimizi kutlayıp, hatırlamak için zaman ayırırız. Eski yılın yanlışları bir kenara bırakılır ve yeni yılda bunların olmaması umut edilir. Bana göre sırf bu duyguları yaşattığı, ümit verdiği için sevilmeyi hak eder ışıl ışıl yılbaşı geceleri. O yüzden özeldir, güzeldir. Dilerim ki bu yeni yılda da umutla dolsun yürekler ve hiç ağlamasın güzel gözler.
* * *
Yeni yılın ülkemize, insanımıza başarı, sağlık, güzellik getirmesini temenni ederim.
Bir yılı daha geride bırakırken 2023 yılının sizlere sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini dilerim. Sevdiklerinizle birlikte nice güzel senelere…
Seneye görüşmek üzere!
* * *
32 NOLU HAT SADECE YENİKENT'E HİZMET VERMELİ
Sabah ve akşam saatlerinde şehir trafiği İstanbul'dakinden daha beter hale geliyor…
Özellikle tramvayın geçtiği kavşaklarda iki, üç hatta dört kırmızı ışığa takılıyoruz…
2021'de yeni tramvay hatları da devreye girdi…
İşte o zaman sıkışıklık daha da arttı.
Zaman zaman Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, 'Zorunlu araçlar dışında şehir merkezine araç sokulmamalı' dediğinde kendisine kızıyorduk.
'Ben arabamla çarşıya gidip gitmeyeceğime sen mi karar vereceksin?'
Diye homurdananlarda vardı.
Bugün çevreme baktığımda pek kişi artık çarşıya inecekse kendi otomobili yerine belediye otobüsü, tramvay veya minibüsleri kullanıyorlar.
Yılmaz Büyükerşen'in yıllar önce söylediğine geldiler.
32 NOLU HATTIN SON DURAĞI ŞOFÖR EVLERİ OLMALI
Yenikent Mahallesinin nüfusu 15 bini geçti. Buna birde Diş Hastanesi, Kapalı Yüzme Havuzu ve Şehit Anıl Gül Spor Salonu da eklenince mahallenin içerisinden geçen 32, Kırmızı ve Siyah 63 numaraları otobüslere bırakın Odunpazarını, çarşıdan bile binmek çoğu zaman mümkün olmuyor.
Eski otogarın karşısındaki durakta otobüsler doluyor. Atatürk Lisesi ve Odunpazarı duraklarında insanlar ya üst üste yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Ya da dolu olduğundan binemiyorlar.
Çözüm ise 32 numaralı otobüslerin son durağı geçmişte olduğu gibi Şoför Evleri olmalı. Yenikent ve Şoför Evlerinde ikamet edenler hiç olmazsa üst üste yolculuk yapmazlar. 32 hat numaralı otobüsler de kırmızı ve siyah 63 numaralı otobüsler gibi Ihlamurkent ve Vadişehir Mahallesine kadar gidince Yenikent ve Şoför Evlerinde ikamet edenler de biniyor.
32 nolu otobüslerin son durağı Şoför Evleri olursa Ihlamurkent ve Vadişehir Mahallelerinde ikamet edenler binmez. Böylelikle sorun büyük ölçüde çözülür.
Ihlamurkent ve Vadişehir yolcuları da sıkış tepiş yolculuk yapmaktan kurtulurlar.
2 VE 8 NUMARALI HATLAR DA
ŞÖFÖR EVLERİNE KADAR UZATILMALI
Diş Hastanesi, Şehit Anıl Gül Spor Salonu, Yüzme Havuzu, Kılıçoğlu Anadolu ve Hoca Ahmet Yesevi ve Fatih Fen Lisesi gibi üç büyük okul var.
Diş Hastanesi, spor salonu ile yüzme havuzuna, üç liseye gelen öğrenciler de 32 ve 63 hat numaralı otobüsleri dolduruyor.
Çoğu zaman çarşıdan insanlar bu otobüslere binemediği için bir sonraki otobüsleri beklemek zorunda kalıyorlar.
Onunda çözümü var.
Kırmızı 2 ve 8 hat numaraları otobüslerin son duraklarıYenikentMahallesindeki Yüzme Havuzu ve spor salonun bulunduğu yer.
Bu otobüsler de 32 hat numaralı otobüslerin eski son durakları olan Şoför Evleri'ne kadar gelseler en azından Diş Hastanesinden sonraki duraklarda inip-binecekler bu otobüsleri kullanır.
Ihlamur Kent ve Vadişehir hattındaki 63 hat numaralıotobüslere binenlerde rahat bir nefes alır.
* * *
kıssadan hisse:
Yaşam ve Kahve Fincanı
Bir grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş. İşlerinden ve sorunlarından söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz sonra değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş.
Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup, kahvelerini oradan almalarını söylemiş.
Tüm eski öğrenciler, kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde, hocaları onlara şunu söylemiş:
- Farkına vardınız mı bilmem. Zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların hepsi alındı, masada yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı. Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama işte bu demin bahsettiğiniz problemlerinizin ve stresin nedeni. Hepinizin istediği fincan değil, kahve iken, bilinçli olarak her biriniz birbirinizin aldığı fincanları gözleyerek, daha iyi olan fincanları almaya uğraştınız. Yaşam kahveyse; iş, para ve mevki fincandır. Bunlar yalnızca yaşamı tutmaya yarayan araçlardır ama yaşamın kalitesi bunlara göre değişmez. Bazen yalnızca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı unutabiliyoruz.
* * *
Kısadan hisse; özetle yaşama sarılalım, yaşamın değerini bilelim ama yaşamı değerli ve anlamlı kılan her şeyinde farkında olalım…
* * *
Başarılı İnsanın Gücü İçindedir
Palmiye ağacı için dünyanın en güçlü ağacı olduğu söylenebilir. Çünkü çok sayıda ağacı kökünden söküp savuran tropikal fırtınalar karşısında esnerler ama kırılmaz ve savrulmazlar. Bu yönleri ile başarılı olmak isteyen kişilere örnek olurlar.
Yaratıcı bireyler olmanın yolu 'esnek' olmaktan geçer. Denilebilir ki;
'Esnek olmayan yaratıcı olamaz!'
Doğadaki en güçlü ağaç palmiyedir; çünkü eğilir, kalkar ama yıkılmaz. Böyle davranmak kişisel değerlerden ödün vermek anlamına da gelmez.
- - - - - -
Başarılı insanın gücü içindedir. Başarılı insanlar güçlerini, dışarıdan değil kendi içlerinden alır.
(alıntı)
* * *
FIKRA:
Siz Direğinizi Alın
İlkokul Müdürü Temel, okulunun daha bir fark edilmesi için hazırlattığı yön levhasını anayol üzerindeki elektrik direğine astırınca TEK yönetiminden resmi bir yazı alır. Yazıda elektrik direğine levha asmanın izne ve kiraya tabi olduğu belirtiliyor ve levhanın ya indirilmesi ya da belli bir ücretin ödenmesi isteniyordu.
Yazıyı okuyan müdür Temel, kısa ve özlü yanıtını mektupla verir.
–'Biz levhamuzdan memnunuz. Siz direğunuzi oradan alın!'.
* * *