Kısa süre öncenin değil, uzun yılların hikâyesi…
Serbest ekonomi modeline geçildikten sonra, devletin yapması gereken kamu hizmetleri nasıl peyder pey özel sektöre geçtiyse, eğitimde de aynı şey yaşandı…
Vakıfların, derneklerin okulları vardı ve çoğu Osmanlı döneminden kalmaydı…
Ancak,
“Özel okul” kavramıyla tanımladığımız, yıllık belli bir ücret karşılığında eğitim veren okullar çıktı ortaya…
Devletin niyeti eğitim yatırımlarından mümkün olduğunca uzak durmaktı…
Birçok alanda olduğu gibi,
Eğitimde de asıl olan özelleştirmeydi…
Özel okullar büyük bir hızla çoğaldı…
Eğitim, devletin asli görevlerinden biriydi hatta birincisi…
İlk, orta ve lise eğitimleri ücretsiz olmalıdır…
Öyle de oldu…
Devlet bu görevden kaçamayacağı için, bu sefer aktarılan kaynağı sürekli azalttı…
Bazı devlet okullarında temizlik koşulları kötüleşti…
Bazı okullarda sular akmıyor, bazı okullarda sabun bile bulunamıyordu…
Maaşını devletin ödediği hizmetliler de zamanla ortadan kalkınca, her okul kendi kaderiyle baş başa kaldı…
Elbette devlet hiç kaynak göndermiyor değildi…
Ancak sürekli artan giderler için yeterli olamıyordu…
Hal böyle olunca,
Devlet, Milli Eğitim Bakanlığı ve okul yönetimleri, kendi aralarında yazılı olmayan bir mutabakata vardılar…
Kayıtlar alınırken velilerden bağış istenecektir…
Bakanlık her seferinde bunun yasak olduğunu söyleyecek ancak okul yönetimleri velilerin çocuklarını adres sistemi dışında kalan okullara göndermek istemesini kullanmaktan hiç vazgeçmeyeceklerdi…
Her yıl yaşanan bu olayın temelindeki gerçeklik bence budur…

Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl da bizi yanıltmadı…
Ülke çapında şikayetlerin artması üzerine il milli eğitim müdürlüklerine bir yazı gönderdi…
Müdürlükler de okullara gönderdi…
Özünde diyor ki;
“Bağış adı altında olsa bile velilerden kayıt sırasında hiçbir şekilde para istenmeyecektir…”
“Bu, yeni bir düzenleme değil, yalnızca bir hatırlatmadır” demeyi ihmal etmemişler elbette…

Kayıt parası meselesinde vatandaşın da payı var…
Çünkü insanlar,
Evlerinin adresine göre tahsis edilen okulları değil, daha çok şehir adından sıkça söz edilen, eğitim seviyesinin daha iyi olduğu, eğitim kadrolarının üst düzey olduğu söylenen okulları istiyorlar…
Çoğu zaman hatırlı kişileri araya sokuyor, torpil peşinde koşuyorlar…
Öyle olunca da,
“Kayıt parası” meselesi ortaya çıkıyor…
Bence bu mesele bundan sonra da her eğitim yılı başında yaşanmaya devam edecek…
Görünen o…

(SONHABER GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)