1 Mayıs 1886’da ABD’de işçiler çalışma saatinin 12’den 8 saate düşürülmesi için çeşitli kentlerde protesto gösterileri düzenlediler…

En büyük gösteri Chicago’da yapılandı…

Gösteriler devam etti…

3 Mayıs 1886’da yapılan gösteriler sırasında, polisin açtığı ateş sonucu dört işçi yaşamını yitirdi…

Ertesi günü yaşamını yitirenleri anma gösterisinde biri polis 11 kişi yaşamını yitirdi…

1889’da Paris’te düzenlenen 2’nci Enternasyonal Kongresinde 1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak ilan edildi…

Osmanlı’da ise ilk kutlamalar 1909 yılında Üsküp ve Selanik’te yapıldı…

Türk, Rum, Bulgar, Yahudi işçiler yan yana kol kola kutladılar 1 Mayıs’ı…

İstanbul’daki ilk kutlama ise 1912’de yapıldı…

***

Dünyanın pek çok ülkesinde1 Mayıs, tarihinde hep acılar olan bir kutlama, bir tarih…

Bizim ülkemiz içinse,

1 Mayıs 1977 tarihinde yaşananlar ülke adına hem bir utanç hem de acı getiren bir gündü…

İstanbul Taksim Meydanı…

500 bin kişi toplanmış…

Dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türker konuşmasını yaptığı sırada, o zamanki adı İntercontinantal olan, bugünkü adıyla Marmara Oteli’nin üst kat pencerelerinden, kimliği meçhul kişiler tarafından göstericilerin üzerine rastgele ateş açılıyor…

Panik halinde kaşınan kalabalık, farklı yönlere doğru koşarak meydandan uzaklaşmaya çalışıyor…

Büyük bir kalabalık da uzaklaşmak için Kazancı Yokuşuna yöneliyor…

Zaten dar olan yokuşun üzerine yolu kapatacak şekilde bir kamyonun bırakıldığı görülüyor…

İşte olanlar da orada oluyor…

Panik halindeki insanlar birbirlerini eziyorlar…

Devlet kayıtlarına göre 34,

DİSK kayıtlarına göre en az 41 kişi yaşamını yitiriyor…

Bir kısmı kurşun yarasıyla, bir kısmı ezilerek…

Ertesi yıl yapılan 1 Mayıs kutlamaları yine Taksim meydanında yapılıyor…

Yine yüz binlerce kişi katılıyor…

Ama sefer güvenliği siyasi partiler ve sendikalar sağlıyor ve hiçbir olay yaşanmıyor…

1977 yılındaki kutlamalarda kimlerin ateş açtığı hiçbir zaman öğrenilemiyor…

Yani suçlular asla açığa çıkmıyor ya da çıkartılmıyor…

1980 darbesiyle birlikte 1 Mayıs bahar bayramı tatili olması kaldırılıyor ve resmi mesai günü olarak belirleniyor…

1980’nin ardından ilk izinli kutlamalar ancak 1987’den itibaren başlıyor…

***

Özellikle AK Parti iktidarı döneminde kutlamalara yasak getirilmese de,

Taksim Meydanında kutlanmasına izin verilmiyor…

Kadıköy, Kartal gibi içlerdeki meydanlarda kutlamaların yapılmasına izin veriliyor…

Sanırım bu yıl da,

İstanbul’daki kutlamalar Taksim dışında farklı meydanlarda yapılacak…

Olayın başka bir boyutu da şu;

Kutlamalar çok uzun yıllar boyunca tüm sendikaların ve isteyen siyasi partilerin katılımıyla tek bir organizasyon üzerinden yapılırdı…

Son yıllarda bundan da vazgeçiliyor…

Eskişehir’de bile sendikalar, siyasi partiler ortak bir kutlama programında uzlaşamıyorlar ve bölük pörçük, güçsüz, cılız bir takım etkinliklerden öteye geçmiyor…

***

Sermayenin ve iktidarların temel doktrinlerinden biri şudur…

“Böl ve yönet…”

Çünkü bir bütünü ne kadar çok parçaya ayırabilirseniz o kadar kolay yönetirsiniz…