Hiçbir canlıyı kırbaçlamaktan yana değilim…
Hele ölmüş bir atı…
Asla…
Atalarımız “teşbihte” (benzetmede) hata olmaz demişler…
Onun için buradaki at bir benzetme…
Ve yine o atalarımız öyle güzel atasözleri, özlü sözler üretmişler ki, bazı şeyleri yüzlerce sayfa kitap yazsanız; o kadar net tanımlayamayabilirsiniz…
İşte bu söz de öyle…
Beyhude işler için kullanılır…
Ne yaparsanız yapın, kullandığınız yol ve yöntem o kadar yanlıştır ki, hedefe ulaşmak asla hasıl olmaz…
Cumhuriyet Halk Partisi’nin atanan genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu örneğinde olduğu gibi…
***
1984 yılında Ankara Üniversitesi, o zamanki adıyla Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümüne başladım.
Yani şimdiki adıyla İletişim Fakültesi…
1986 yılında da, Tercüman gazetesine bağlı Akdeniz Haber Ajansında staja başladım…
O gün bugündür bu mesleğin içindeyim…
Meslek icabı ülke gündemini, siyaseti ve ülke sorunlarını takip etmek zorundayız…
Demem o ki;
Ben 40 yıldır böyle bir şeyi ne duydum, ne gördüm, ne yaşadım…
Bırakın Türkiye’yi dünyada bile bir örneği olduğunu, bundan sonra da olabileceğini hiç ama hiç zannetmiyorum…
Kılıçdaroğlu’na bu işin sonunda başarıya ulaşacağına inanmasını sağlayan şey nedir?
Ya da kimdir, kimlerdir?
Hadi diyelim ki bu mücadeleyi kazandılar…
Genel başkanlığı ve yönetimi aldılar…
Yerel ya da genel seçimlerde başarılı olacaklarına, zafer kazanacaklarıma nasıl inanabiliyorlar?
Benim aklım bir türlü almıyor…
Bundan sonra neler yaşanabileceğini onlar da en az bizim kadar biliyorlar…
O zaman geriye tek bir seçenek kalıyor…
CHP’yi böyle bir noktaya getirenlerin amacı partiyi başarıya ulaştırmak, iktidar olmasını sağlamak olabilir mi?
Bence tam tersi…
Onların amacı, bu iktidarın yıllardır ülkeyi tek taraflı yönetim biçimini değiştirmek, ekonomiyi, sağlığı, eğitimi, gelir dağılımını hakkaniyetli bir noktaya getirmek olabilir mi?
Bence tam tersi…
***
Bence CHP’yi böylesine, bir daha asla birleşmeyecek ölçüde kırıp dökenlerin amacı, var olan stabiliteyi korumak…
Sistemin aynı şekilde devam etmesini sağlamak…
İddia ederek söylüyorum…
Bunları düşünmek ve benzer kanaate varmak için, öyle çok zeki olmak, öyle çok okuyup yazmış olmak falan gerekmiyor…
Dünyanın en saf insanı bile olsanız yaşananlardan benzer sonuçlar çıkarırsınız…
O yüzden oturuyorum kalkıyorum,
İçeri giriyorum dışarı çıkıyorum,
Kaybettiği 13 seçimde de kendisine ve partisine oy vermiş bir yurttaş olarak, Kılıçdaroğlu’nun bu yaşananlara neden alet olduğunu bir türlü anlayamıyorum…