Ekranlarınıza getirmiştik kent merkezine 40 km uzaklıktaki Kargın Mahallesinin iletişim sorununu…
Odunpazarı ilçesine bağlı Kargın Mahallesi’nde yaşanan telefon ve internet altyapısı sorunu yalnızca bir “teknik eksiklik” değil, doğrudan günlük yaşamı etkileyen ciddi bir mesele.
Acil durumda 112’yi arayamayan, yakınlarıyla konuşmak için çatıya çıkan, hatta cami minaresine yönelen insanların yaşadığı mağduriyet, haberimizin ardından görünür hale geldi.
Bu konuda sevindirici bir gelişme de yaşandı. Kargın Mahallesi Muhtarı Musa Sürücü’nün aktardığına göre, Ankara’daki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yetkilileri kendisini telefonla aradı. Şimdilik somut bir çözüm açıklanmış değil ancak en azından sorunun Ankara’da gündeme alınmış olması önemli bir adım. Umuyorum ki bu süreç, mahalleye verici kurulması ve altyapı eksikliğinin giderilmesiyle sonuçlanır.
Gazeteciliğin önemli ve mutlu eden tarafı
Bu haberin ses getirmesi beni ayrıca mutlu etti.
Çünkü bazen şehrin gündemi arasında kırsalda yaşanan temel sorunlar görünmez hale geliyor.
Oysa burada konuştuğumuz şey, insanların iletişim hakkı. Bugün internet lüks değil; eğitimden sağlığa, güvenlikten aile bağlarına kadar hayatın temel parçalarından biri.
Minareye çıkan vatandaş, masadaki bürokrat
Bir de kulağımagelen bir söylenti var: Bazı bürokratların “orada telefon çekiyor” dediği konuşuluyor.
Açık konuşmak gerekirse, eğer böyle bir yaklaşım gerçekten varsa bu, gerçeği görmezden gelmek anlamına gelir.
Koskoca bir köy halkı telefon çekmesi için:
- Cami minaresine çıkıyorsa,
- Çatı çatı dolaşıyorsa,
- Acil durumlarda başka köylere gidip sinyal arıyorsa,
- Kredi kartı dolandırıcıları sanal işlem yaparken bankanın müşteri hizmetlerine ulaşmaya çalışıyorsa,
- Gençler internet olmadığı için köyden uzaklaşıyorsa…
orada “telefon çekiyor” demek masa başı rahatlığından, işgüzarlıktan ibaret demektir.
Sorun bir kişinin şikayeti değil, toplu bir mağduriyet. Muhtarın anlattıkları da vatandaşların ifadeleri de bunu açıkça ortaya koyuyor. Üstelik BTK ekiplerinin mahallede yaptığı incelemelerde sinyalalınamadığına dair rapor tutulduğu belirtiliyor. Hal böyleyken, sahadaki gerçek yerine kağıtüzerindeki varsayımlara sığınmak çözüm üretmez.
Şimdi beklenti somut adım
Kargın Mahallesi’nin beklentisi çok büyük değil. İnsanlar sadece normal bir telefon görüşmesi yapabilmek, torunlarıyla görüntülü konuşabilmek ve acil durumda yardım çağırabilmek istiyor. Bu çağrıya kulak verilmesi gerekiyor.
Şimdi gözler BTK’dan ve ilgili operatörlerden gelecek somut adımlarda. Umudum, Kargın’ın bu kez gerçekten duyulmuş olması…
KISSADAN HİSSE

1071 yılında Bizans İmparatoru IV. Romanos Diogenes, büyük bir orduyla Anadolu'ya yürüdü.
Rivayete göre Selçukluların barış tekliflerini, "Kafesteki kuşla pazarlık yapılmaz" diyerek reddetti. Gücüne o kadar güveniyordu ki karşısındakini küçümsüyordu. Ancak Malazgirt'te işler umduğu gibi gitmedi. Savaş meydanında yenildi ve esir düştü.
Tarih bize şunu öğretir: Güç sahibi olmak her zaman haklı olmak anlamına gelmez. Hele ki insan makamına, yetkisine veya elindeki imkanlara güvenip sahadaki gerçeği görmezden gelmeye başlarsa yanılgı kaçınılmaz olur.
Çünkü kibir, insanın gözlerini gerçeğe kapatan en tehlikeli perdedir. Tarih değişir, kişiler değişir ama bu ders hiç değişmez…