Kurban Bayramı,

Dokuz gün tatil derken, yine işbaşı yaptık…

Peki, nasıl geçti bayram?

Herkesin kendisine göre…

Emeklinin hali başka, işçinin başka, köylünün, çiftçinin bir başka…

Peki, siyasetin ve siyasetçinin bayramı nasıl geçti?

Ülkenin ekonomisini, ülkenin geleceğini, memleketin güvenliğini düşünmekten, bayram kutlamaya zamanları mı var?

Emeklileri nasıl refaha eriştireceğiz, asgari ücretliyi nasıl rahatlatacağız diye kafa yormaktan çoğu bayram geldiğini, hatta geçip gittiğini eminim fark etmemiştir birçoğu…

Eğitim ne olacak, sağlık nasıl normale dönecek, gençler nasıl geleceklerinden emin olacaklar?

Siyasetin çözmesi gereken ne kadar çok sorun var değil mi?

Gece gündüz bunlara kafa yormaktan bayram mı gelir insanın aklına?

Gelmez tabi ki…

Yukarıda yazdıklarım, “Alice Harikalar Diyarı’nda” kitabında belki gerçek olabilir…

Ancak,

Ne Türkiye “Harikalar Diyarı” ne bizim hiçbirimizin adı “Alice”

***

Türkiye 21 Mayıs’tan bu tarafa CHP Kurultayı için verilen mutlak butlan kararına kilitlenmiş durumda…

Bu kararla,

CHP bir karpuz gibi ikiye bölündü…

CHP’yi ikiye bölen bıçak CHP’nin kendi elinde üstelik…

Ortada iki tane genel başkan var,

Birinin elinde YSK’nın verdiği mazbata,

Diğerinin elinde mahkemenin verdiği yetki…

CHP 38’inci Kurultayı’nın ardından YSK üç gün bekliyor…

Varsa itirazları inceleyip karara bağlıyor, kurultayın ve kurulların yasaya uygun oluşturulup oluşturulmadığını inceliyor, seçim sandıklarının yine yasaya uygun oluşturulup oluşturulmadığına bakıyor…

Ve bu incelemelere göre de son kararını veriyor…

Kesinleşmiş ve herhangi bir üst kurulun değiştirmesine imkan olmayacak şekilde, seçilenlere mazbatalarını veriyor…

Aradan iki yılı aşkın süre geçiyor;

Arada da bir olağanüstü kurultay daha yapılıyor…

CHP çok çok uzun zamandır bir yerel seçimde birinci parti oluyor, tüm anketlerde iktidar partisinin üzerinde çıkıyor…

Bu arada birtakım kişiler, ki bunlar da CHP’li itiraz ediyor ve mahkemeye gidiyorlar…

İlk derece mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay sürecinden sonra yeni kongreler ve olağanüstü tüzük kurultayı gerçekleştirmiş olmasını gerekçe göstererek, açılan davaların konusuz kaldığına hükmediyor ve talebi ret ediyor.

Ancak CHP’li davacılar vazgeçmiyorlar…

Davacılar, yerel mahkemenin bu kararını istinaf mercii olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’ne taşıyorlar.

36. Hukuk Dairesi de 21 Mayıs 2026 tarihinde tarihi kararı açıklıyor…

İşin ilginci kararın açıklanmasından bir ya da iki gün önce, hiçbir açıklama yapmayan Kemal Kılıçdaroğlu bir video yayınlayarak CHP’yi arınmaya davet ediyor…

Zamanlama müthiş…

Kılıçdaroğlu 2010-2023 yılları arasında 13 yıl CHP Genel Başkanlığı yaptı…

Demek ki CHP’yi 13 yılda arındıramadı…

13 yılda yapamadığını demek ki altı ayda yapmayı planlıyor olmalı…

***

Kılıçdaroğlu ve ekibi yalnızca kendilerine ya da partilerine kötülük yapmıyorlar…

Tüm ülkeye yapıyorlar o kötülüğü…

Yazının girişinde söylemeye çalıştığım oydu…

Bu ülkenin ve ülkenin vatandaşlarının onca sorunu varken, bir an önce çözümlenmesi gereken sıkıntıları varken,

İktidara bu çözüm yollarını hayata geçirmesi için baskı yapması gereken ana muhalefet partici kendi canının derdinde…

Böyle bir iklimde ülkeyi yönetmek çok zor olmasa gerek…