Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül Çarşamba günü 103 yaşına ulaştı.
Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP’nin resmi töreni Anıtkabir’de gerçekleştirildi. Geri dönüşünde kimseyi Genel Merkez’e getiremeyen Kılıçdaroğlu ekibi iyi hazırlanmış bir kalabalıkla Ata’nın huzuruna çıksa da CHP’den geriye bir şey bırakmadığı için ne samimiyetine ne de ideolojik ‘mücadelesi’ne artık kimseyi ikna edemiyor.
Bir asrın ardından CHP, gururla değil ‘mutlak butlan’ın yarattığı boşlukla anılıyor.
Bu boşluk Eskişehir’deki CHP İl Örgütü’nün çelenk sunma töreninde de hafızalarımıza kazındı. Öyle bir Saygı Duruşu’nda bulundu ki CHP Eskişehir ne halkın ne örgütün ne de demokrasinin izi vardı. Sadece 10 kişi ve fotoğraf karesinde çıkan etraftan geçen vatandaşlar.
103’üncü yıl karesi CHP’nin şu an toplumdaki yansımasının bir karşılığı…
İster kabul edin ister etmeyin 102’nci ve 103’üncü yıllar arasındaki bu ‘dönüşüm’üde CHP’ye mutlak butlan ve bu karara sarılıp gelen Kemal Kılıçdaroğlu bahşetti… Artık baktıkça düşündürecek düşündükçe kahredecek bir ‘belge’ var ortada…
Özgür Özel’in ‘değişimi’, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise ‘dönüşümü’ var.
*
Anıtkabir’i doldurma telaşı örgütsüzlüğü ortaya döktü.
‘CHP’nin kalesi Eskişehir’de bu boşluğu yaratan Kemal Kılıçdaroğlu tek başına değildi. Geçmişte Kılıçdaroğlu’nun Büyük Kurultayı kaybetmesinde görev alan isimlere koltuk bahşedildi. Eskişehir’de resmi törenlere katılması bir türlü nasip olmayan CHP İl Başkanı Volkan Enver Kılıç’ın ‘şaibeli’ dedikleri CHP 39. Kurultay’ında sandık görevlisi olduğu konuşuluyor…
Yani Kılıçdaroğlu genel başkanlıktan düşüp Özel yükselirken bu değişimde Kılıç’ın da izi varmış, tıpkı 103’üncü yıl boşluğunda olduğu gibi…
İktidarla değil, iktidar olabilecek güçteki bir siyasi hareketle mücadele eden siyasetçiler temsil makamında da birbirini tutmayı seçti… Üstelik tutarlılık il yönetimiyle de devam ediyor Eskişehir’de. Yönetim Kurulu’ndaki isimlere baktığınızda siyasi arenada CHP’nin son seçilmiş il başkanı Talat Yalaz’a muhalefet kadrosunu görebilirsiniz…
Tek tek isim vermeye gerek olmasa da delege kavgalarından, adaylık krizlerinde isimleri anılmış ama gölgede kalmış kişiler… Keşke siyasetteki tek motivasyonları Yalaz’a muhalefet değil de Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’nin iktidar yolundaki ilerleyişleri olsaydı…
Butlan krizi bittiğinde anılmayacak, 103’üncü yıl krizinde hatırlanmayacak ama başarısızlığın ve muhalefette kalmanın son haliyle bilinecekler…


*
CHP’nin kuruluş yıl dönümü töreninde ortaya çıkan boşluk bir tesadüf değil. Parti içindeki hesaplaşmaların, kişisel pozisyon almanın ve iktidar perspektifinin geri plana itilmesinin bir sonucu. 100 yılı mücadelelerle geçmiş bir partinin ‘halksızlaşmasının’ son hali…
Belki de bugün CHP’den ayrılıp Yeni Parti çatısı altında siyaset yapanların en büyük itirazı tam da buna… Yıllarca örgütü sırtında taşıyan, sandık başında bekleyen, seçimden seçime değil de her gün siyaset yapan insanların emeğinin ve sözünün karşılık bulmamasına, hukuki bir çıkmaza sürüklenen partinin kendi içindeki mücadeleye…
103’üncü yılda ortaya çıkan o boşluk, sonun değil yeni başlangıçların işareti.
Bu yüzden CHP’de il başkanının ve hala iktidar yerine Talat Yalaz’a karşı muhalefet yapanların unuttuğu bir şey var.
Siyaset kişisel hesaplaşmalar üzerinden yapılmaz.
Örgütün iradesini yok sayan örgütsüz kalır!