Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ekonomi yönetimindeki referans belgesi olan Orta Vadeli Program, ülke genelinde birçok konuda ekonomik, mali ve sosyal konuları ilgilendiriyor. Bununla birlikte, yerelde de etkileri olduğunu söylemek mümkün.

2027-2029 yıllarını kapsayan ve 6 Eylül 2026 Pazar günü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuna açıklanan OVP’de bütçeden faiz harcamalarına ayrılması hedeflenen payın dönem sonunda 5 trilyon lirayı aşması dahi başlı başına bir problem…

Diğer yandan hedeflenen enflasyonun aşamalı olarak yüzde 9’a kadar düşürülmesi ayrı bir skandal! Zira asgari ücret başta olmak üzere, emek gücünü satarak geçimini sağlayanların temel geçim kaynakları bu sınıra hapsediliyor!

Emekçiler daha şimdiden 2026 yılının Ağustos ayında bile temel geçim ihtiyaçlarını gidermek için 7 trilyon liradan fazla borçlanmış vaziyette. Dönem sonunda bireysel kredi ve kredi kartı borçlanmalarının, icra dosyalarının ne boyutlara ulaşacağını kestirmek oldukça güç!

Ekonomi yönetimine dair bu ve benzeri tüm hususlar, ülke genelindeki tüm yurttaşları yakından ilgilendiriyor. Bu hususların Eskişehir’in gündeminde de doğrudan etkileri olacak elbette.

Örneğin savaş sanayisi için öngörülen yatırımın yüzde 229, maden arama faaliyetleri için ayrılan yatırımınsa yüzde 139 olarak arttırılması, ulusalda olduğu gibi yerelde de çok etkili program maddeleri…

Öyle ki Eskişehir’de faaliyette bulunan savunma sanayi şirketleri ve maden arama faaliyeti yürüten firmalar, yönetsel açıdan birçok teşvikten yararlanacak. Ancak bununla beraber işgücü maliyetleri, hedeflenen enflasyonda belirlenen oranlara sığdırılacak. Bu demek oluyor ki yakın dönemde Eskişehir’de bu şirketlerin üretim maliyetleri içindeki işgücü payı afaki bir düşüş yaşayacak.

Bu durum, zaten geçimini kıt kanaat geçiren işçilerin daha da büyük güçlüklerle karşılaşmasını beraberinde getirecek!

Okullardaki kayıt paralarının ulaştığı boyutu konuştuğumuz bugünlerde, hükümetin politik bir tercih olarak eğitim yerine savaş sanayisine ve doğa talanına dayalı madenciliğe yatırım öngörmesi oldukça manidar…

Ayrıca Beylikova’daki nadir toprak elementi ve Alpagut’taki altın arama sahasının OVP’de belirlenen ilkelere paralel olarak işlenmesiyse, doğal yaşamın ve çevrenin tahribatına, tarımın yok olmasına yol açacak.