Liberal kapitalizmin sol liberalizm ile özellikle kültür, sanat ve düşünce alanında buluşabildiği bir platformdur 'dijital gazetecilik.' Özellikle de bu buluşmanın öncü örnekleri diyebiliriz.
1990'lı yıllarda hayatımıza giren özel televizyonların da aracılığıyla 'geç kapitalizm' denen sistem 'sanayi endüstrisi'nin üstüne 'kültür endüstrisi'ni de koydu.
Neo-liberalizm kuşattı aydınları bir anda. Doğal olarak da 'liberal aydınlar' grubunu öne çıkarttı.
Neo-liberaller toplumun kültür dokularından üst kültürün temsilcisiydiler.
Liberallerin aslı 'milliyetçi-muhafazakar' olurken, bu bağlamda daha çok 'sol-sosyalist' düşünce erbabından oluştu.
***
Radikal Örneği
Yine 1990'larda basın hayatımıza giren Radikal de tam bu yapıdaydı.
Gazetelerin ekonomi sayfaları liberal-kapitalist; siyaset, sanat, kültür sayfalarını sol liberal argümanlarla hazırlandı uzun süre.
'Kağıt baskı' konumunu; önce halka çok daha kısa sürede ulaşabilen 'televizyon haberciliği'yle, sonra da dijital alanda pıtırak gibi çıkan 'sosyal medya' ile paylaşmak zorunda kaldı.
2000'li yıllarda Türkiye'de liberal kapitalizm, dindar muhafazakarlarla buluşuverdi. Radikal, bir beyaz Türk sesi haline geliverdi ve marjinaldi.
Dijital medyanın hayata yoğun bir şekilde dahil olmasıyla kağıt baskı sarsılmaya başladı. Radikal biraz sağlı sollu dans uygulamalarıyla dayanıklılığını artırmak istedi. Bir süre dayansa da bu tarz gazetenin kültürel dokusunun iyice dağılmasına neden oldu.
Dijital alana girdi hemen.
İddialı bir şekilde 'digital-first' dendi. (Önce dijital)
Sonra kağıt gazetecilikten çıkıp 'digital-only'ye döndü. (Sadece dijital)
Ne yaptıysa dayanamadı ve bir 'digital-end' kararıyla tarih oldu. (Digital son)
Batı toplumlarında çok uzun yıllara dayanan süreç, ülkemizde oldukça keskin yaşandı Radikal için.
***
Sonuç
İlk gazetelerle ilgili açılan web siteleri gazetenin yazı ve resimlerini kullanırdı. Şimdi ise kağıt basın dijital ortamdan haber ve resim topluyor.
Dijital gazetecilik yaygınlaşıyor. Tabletlerde, mobil uygulamalarda, bilgisayarda anında ulaşılabiliyor. Haberi anlamak için beklemek gerekmiyor. Sanki bir 'son dakika dönemi' başladı.
Ancak, halen güvenilir değil. Haber siteleri 'birbirini kaynak göstererek' haber yayınlar oldu.
Nesnelliği şüphe götürür. Öznel paylaşımların çokluğu ve açık seçik fark edilmesi de doğru haberi 'samanlıktaki iğne' konumuna düşürdü.
Gazetecilik mesleği açısından dijital alan karın doyurmuyor. Birçok gazeteci, köşe yazarı dijitale geçti. Daha çok okuyanı, takipçisi oluyor ama ticari getirisi yok.
Gazetelerin, kağıt baskıda oluşturduğu 'marka değeri' zedelendi. Her iki alanı birden götürebilenler bu markaları sayesinde diğerlerine göre bir adım öne çıkıyor, daha çok 'dijital okur' çekebiliyor.
Kağıt baskılar, iktidar baskısıyla giderek eriyor, ya da havuza girip 'ilkesiz propaganda broşürü'ne dönüşüyor. Bu erime ile birlikte yazarlar da dijital alanda yer tutmaya çalışıyor.
Anlaşılan o ki; gazeteciliğin doğrusu (en azından şimdilik) her iki alanda da yer almayı gerektiriyor.
***
Aynı gazetenin kağıt baskısının yazı işleri müdürleriyle, dijital gazetenin editörleri arasındaki rekabet daha çözülememişken…
Bu ülkede gazetelerin de, gazetecilerin de işleri çok zor.