Yanlış anımsamıyorsam 2013 yılının Nisan ayı idi. O zamanki Eskişehirspor kulüp Başkanı Halil Ünal ES TV de 90+3 programına katılmıştı. Program sonrasında uzun sayılabilecek süre sohbet ortamında Başkanı dinleme şansını yakalamıştık. Başkan Halil Ünal çok şey anlatmış birçok bilgilendirme yapmıştı ama en çok aklımda kalan kısımları o sıralarda karşısına rakip olarak çıkmaya hazırlanan Mesut Hoşçan ve ekibi hakkında söyledikleri idi. Eski Başkan 'şimdiki Başkan ve ekibini iyi tanıdığını şayet olurda seçimi kazanırlarsa en fazla iki yıl idare edeceklerini ve üçüncü yılda takımı büyük olasılıkla ligten düşüreceklerini çünkü bu işin tahmin edilenden çok daha zor bir iş olduğunu' söylemişti. Bu kadar olumsuz düşünmesini açıkçası kendisine rakip bir ekip çıkmasına dolayısıyla bunun getirdiği kızgınlığa bağlamıştım. Ancak bugün maalesef bu düşüncemin ne kadar hatalı olduğunu görüyorum. Çünkü Halil Ünal'ın öngörüsü tutmak üzere. Eskişehirspor'a gönül verip yıllarca Türkiye Süper liginde görmek isteyen ve gençlik yıllarını 2. Ve 3. Türkiye liglerinde mücadele eden bir takım peşinde geçirenlerin büyük bir üzüntü yaşamak üzere. Takımın teknik durumunu analiz etmek bize düşmez. Ancak Halil Ünal'ın gördüğünü neden başkaları görmedi diye sormak her taraftara olduğu gibi bize de düşer. Halil Ünal'ı hırsızlıkla yolsuzlukla suçlayıp hakkında bir tane suç duyurusunda bulunamayanlara, kamuoyunda kafalarda olumsuz bir sürü soru işareti yaratarak yönetime gelenlere şunu söylemek lazım, bir takım göz göre göre ancak bu şekilde rezil edilir. Dönem içerisinde yaşananlar, bir aday olup bir olmamalar, uyarıların tamamına kulak tıkayarak 'bu takıma bir şey olmaz' diye verilen komik cevaplar. Devre başı yapılan inanılmaz hatalı transfer politikalarına devre arasında da devam ederek bırakın süper ligi 2. -3. Ligde forma giyemeyecek kadar yeteneğe sahip olmayan futbolcuları alarak adeta bilerek yapılan yanlışlar, hatalı hoca seçimleri ve onlara aktarılan paralar paralar. Sıradan bir futbol seyircisinin bile teşhis koyacağı yanlış politikalar. ve sonuç Eskişehirspor düşüyor. Sadece bir futbol takımı düşmüyor. Eskişehirspor'u seven taraftarı düşüyor. Bir şehrin toplumsal tarafı düşüyor, sosyal tarafı düşüyor, ekonomik tarafı düşüyor. Futboldaki hayallerimiz, umutlarımız, sevinçlerimiz, hayal kırıklıklarımız hep birlikte düşüyor. Halil Ünal'ın haksız çıkmasını o kadar çok isterdim ki ancak gelinen nokta ortada. Eskişehirspor kulüp yönetiminden bihaber beceriksiz ve basiretsizler sayesinde uçurumun kenarına getirilip bırakıldı. Eskişehirspor belki sadece ligden düşüyor elbette kalplerden düşmüyor. Ancak bu takımı bu hale getiren uçurumun kenarına hapis eden Mesut Hoşçan ve ekibi yıllarca unutulmayacak şekilde hem gözlerden hem kalplerden hem de uçurumdan düşüyor.