Son iki maçta oynanan futbol ve alınan sonuçlar şehir de 'Artık düştü. Bu saatten sonra ligde kalmamız mucizelere bağlı' ümitsizliği oluştu.

Oysaki iki hafta önce oynanan Eskişehirspor'un Amedspor'u 2-0 yendiği maçtan sonra Türkiye'nin dört bir köşesindeki taraftarları, 'Ligde var olma maçı idi. Kazandık. Artık gerisi gelir. Eskişehir'de oynayacağı maçları kazanıp iki deplasmandan da en kötü iki puan alırsak ligde kalırız' beklentisi içerisine girmişti.

Karacabey ve Amedspor maçlarında oynadıkları futbol ile hepimizin ligde kalma umutlarını artıran futbolcuların önce kendi sahasında Zonguldak Kömürspor ile 0-0 berabere kalması, geçtiğimiz çarşamba günü de deplasmanda Bucaspor karşısında ortaya koydukları kötü futbolun karşılığında aldıkları 3-1'lik mağlubiyet Eskişehirspor'un ligde kalma hesaplarını alt üst etti.

TARAFTARLAR HAVAYA GİRMİŞ ŞEHİR ISINMIŞTI

Ligin ikinci yarısına Karacabey Belediyespor galibiyeti ile başlayan, oynadıkları futbol taraftarları ve hatta sezon başından beri Eskişehirspor'a soğuk bakan sayıları az da olsa bir grup Eskişehirliyi stadyuma çekmişti. Tam takıma ısınmaya çalıştıkları dönemde alınan kötü sonuçlar yeniden uzaklaştıracak.

Hadi sezon başında 'genç ve tecrübesiz çocuklar' diyerek alınan farklı mağlubiyetleri normal karşılamıştık.

Genç ve tecrübesiz çocukların başındaki Teknik Direktör Cem Karaca, alınan farklı yenilgilere çare olamayınca gönderildi.

Yerine yıllarca Galatasaray da ve milli takımda forma giyen, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktör olarak yoluna devam eden çalıştırdığı takımlarda başarılı performans gösteren Suat Kaya gibi marka bir isim getirildi.

SUAT HOCA HASTALIĞIN İLACINI BULMUŞTU

Suat Kaya'nın teknik patronluğa geldikten sonra takımdaki bazı hastalıklara çare buldu. 'Bizim çocuklar' dediğimiz genç futbolcular daha farklı futbol oynamaya başladılar.

Özellikle Karacabey ve Amedspor galibiyetleri, ortaya konulan futbol şehrin üzerini kaplayan kara bulutları dağıtmış, güneş parlak yüzünü yeniden göstermişti.

Güneşin yüzünü göstermesiyle içimizdeki ümitsizlikte yavaş yavaş kaybolmaya başlamıştı.

Bütün hesaplar iç sahada oynanacak maçları kazanma üzerine yapılıyordu. Ancak

Kömürspor beraberliği ve Bucaspor yenilgisi şehirdeki aydınlanan havayı yeniden karardı.

Evinde oynadığı Kömürspor karşısında kaybedilen iki puan, Buca yenilgisi Eskişehirspor'un ligde kalma umutları azalttı.

Kömürspor maçı 6 puanlık maçtı. Alınacak galibiyet kazanılan üç puan iki takım arasındaki puan farkını kapatacaktı.

Ancak siyah-kırmızılı futbolcular bu önemli fırsatı değerlendiremediler. Büyük bir fırsatı da ellerinden kaçırdılar.

KONYA MAÇI ESKİŞEHİRSPOR'UN KADERİNİ BELİRLEYECEK
Az da olsa umut var. Pazar günü oynayacakları 1922 Konyaspor maçı Eskişehirspor'un kaderini belirleyecek.

Ligde kalma umudunu gelecek maçlara taşımak için üç puan almak gerekiyor. Olası bir beraberlik bile lige havlu atmak olur.

Pazar günkü maçta Siyah-Kırmızılı futbolcular ligde kalma umutlarını ileriki haftalara taşımak istiyorlarsa Konya maçını ya kazanacaklar ya da kazanacaklar. Başka alternatifi yok.

Artık yönetimin de taraftarların da sabırları taşmaya başladı.

Bucaspor maçına kadar herkes gelecek adına az da olsa umutluydu.

Bu umutlar giderek tükenmeye başladı.

BAŞKAN ŞİMŞEK'TE PATLADI!
Bucaspor mağlubiyetinden sonra Eskişehirspor Kulübü Başkanı Mehmet Şimşek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda futbolculara yüklendi. Şimşek, 'BİZ bu kadar cefayı, maddi manevi yıpranmayı, emeği, üzüntüyü, yorgunluğu, gönül kırıklığını, sinir bozukluğunu 15-16 yaşındaki bebelerin ES-ES kümeye diye anırmalarını duymak için çekmiyoruz Taşıdığınız formanın hakkını verin' dedi.
* * *
Yerden göğe kadar haklı…

Şehrin sahip çıkmamasına rağmen bir dediğinizi ikiletmeden yerine getiren başkan ve yönetimin de sabrı taştı.

Artık hepiniz bu armayı yere düşürmemek için sahada bir değil iki kişilik mücadele etmek zorundasınız.

Artık sırtınıza giydiğiniz formanın ne kadar kıymetli olduğunun farkına varmalısınız.

Son olarak şunu da hatırlayım.

Bucaspor karşısında oynadığınız futbol ile 1922 Konyaspor'u yenme şansınız sıfır.

SANAYİCİ TÜCCAR ESNAF VE VATANDAŞ DA İSTİYOR
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından ocak ayı başından geçerli olmak üzere elektriğe yüzde 127 yapılan zam toplumun tüm kesimlerinin tepkisine neden olmaya devam ediyor.

Dar gelirli vatandaşların konutlarında kullandıkları elektrik faturasının ikiye-üçe katlandığından yakınmaları üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, alt kullanım sınırını ayda 150 kilovatsaatten 210'e çıkarıldığını açıklamıştı.

Ancak alt kullanım sınırının 210 kilovatsaate çıkarılması bile tatmin etmedi.

İşyerlerinde elektriği çok tüketen kafe, lokanta, berber, kuaför, bar, bakkal, küçük ölçekli market, terzi, mağaza sahipleri gelen faturalardaki yüksek zamları protesto etmek için yaktılar.

Gelen bu tepkiler üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektrik tüketim bedellerinin yeniden değerlendirileceğinin müjdesini vermişti.

Elektrik tüketiminde alt sınırın 250 kilovata yükseltileceği gündeme geldi. Bu alt gelir grubundaki aileleri biraz da olsa rahatlatsa da sanayi ve ticaret açısından değişen bir şey olmayacak. Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in esnafın tüketiminde yüzde 25 indirime gidileceği açıkladı. Yeterli mi? Elbette ki değil.

Madem 250 civarı da kurtaracak (ki Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) asgari oranın en az 230 olması gerektiğini zamlardan hemen sonra açıklamıştı) o zaman neden 150'den doğrudan 250'ye yükseltilmedi? Bu hesapları oturup Erdoğan kendisi yapmadığına göre, kimler yapıp Cumhurbaşkanının önüne koyuyor? Bu yanlış hesapların hesabı sorulmayacak mı?

YÜZDE 25 KURTARMAZ EN AZ YÜZDE 50 OLMALI
2 yıldır etkisi altına alan ve hala devam eden Kovid-19 pandemisi, yaz aylarında meydana gelen orman yangınları ve artan değişken döviz kurlarına rağmen sanayici, tüccar, esnaf faaliyetlerini devam ettirmek, üretmek ve hizmet sunmak için çabalamakta.

Tüm bu sıkıntılara ilave olarak enflasyonun kabul edilebilir seviyenin üzerinde olmasından dolayı çok ciddi sıkıntılar yaşamakta olan bu kesim yüzde 127'lik elektrik zammı ile adeta işlerine son verme aşamasına geldi. Bunların önüne geçebilmek adına elektriğe yapılan yüksek zam oranının geri çekilmesi. Bakan Dönmez'in yüzde 25 diye telaffuz ettiği rakamın en az yüzde 50-60 olmasını talep ediliyor.

'İNDİRİM YAPILMALI FAİZLER DÜŞÜRÜLMELİ'
Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler de yüksek elektrik zamlarıyla esnafın, tüccarın yaşadığı sıkıntıları gündeme getirmiş. Tüccarın ödediği enerji faturalarının ikiye ve üçe katlanması sebebiyle mağduriyet yaşadıklarını, işletmelerini ayakta tutmakta zorlandıklarını belirterek, enerji faturalarında indirime gidilmesi ve firmaların bir nebze de olsa nefes alabilmesi için ticari kredilerdeki faizlerin düşürülmesi gerektiğinin altını çizmiş.
'gerekli önlemler alınmalı'
Güler, Şubat ayında üyelerin en çok dile getirdikleri sorunların başında elektrik ve doğalgaz faturalarının geldiğini belirterek, üyelerin daha önce ödedikleri enerji faturalarının ikiye ve hatta üçe katlanmasından, kira bedeli öder gibi fatura ödemekten şikayet ettiğini de söylemiş. Firmaların yüksek fatura bedelleri sebebiyle ayakta durmakta zorlandıklarını tüccarın, sanayicinin ve esnafın faturalarında da düzenleme yapılması ve indirime gidilmesi gerektiğini de ifade etmiş.

Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi etkilemesinden ve enerji maliyetlerini yükseltmesinden endişe ettiklerini, bu noktada ilgili bakanlık tarafından gerekli tedbirlerin alınmasını beklediklerinin de altını çizmiş.
* * *
Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan gerekse Enerji Bakanı Dönmez, elektrik tüketim bedellerinin yeniden değerlendirileceğini, uygulamanın mart ayından itibaren uygulanacağını söylemişlerdi. Bakalım indirim yüzde 25 mi olacak yoksa beklentilere cevap verecek mi? Bekleyip göreceğiz.

KEDİ-KÖPEK MAMAMALARI DA ZAMDAN NASİBİNİ ALDI
Evde iki kedi bir köpek besliyorum. Ocak ayının başında kilosunu 40 liraya aldığım kedi-köpek maması 70 lira olmuş.

Kedilerin iki günlük maması kalmıştı. Dün devamlı alışveriş yaptığım Üniversite Evleri'ndeki pet shop mağazasından kedi köpek mamasından
ikişer kilo aldım.
120 lira fazla para aldı.
'Çağdaş fazla para aldın' diye uyardım.

'Abi mamalara zam geldi. Sen iki aydan beri gelmiyorsun. Biliyorsun mazota, benzine üst üste zam geldi. Elektrik yüzde 125 zamlandı. Toptancı akaryakıta, elektriğe gelen zamları mamalara yansıtmış. Gerekçesini sorduğumda 'sana en son siparişlerini getirdiğimden bugüne kadar akaryakıta 4 kez zam geldi. Elektrik zamlandı. Ben bu zammın tamamını yansıtmadım. Fiyatlarda ayarlama yapmazsam karımdan ciddi fedakarlık yapmış olurum. Buda işletmemin zararına olur. Zaten yüzde 20 karla çalışıyorum' dedi. Toptancı mamalara zam yapınca bende geliş fiyatının üzerine kilo başına 5 lira kar koyarak satıyorum. Biliyorsun ben ana bayiyim. Birçok pet shop'a mamaları ben veriyorum. Kar payım çok düşük' dedi.
* * *
Gıda ürünlerindeki KDV oranı yüzde 8'den yüzde 1'e düşürüldü.

Kedi-Köpek mamalarında KDV yüzde 18.

Peki, kedi-köpek mamaları lüks mü?

Evlerimizde veya sokakta beslediğimiz can dostlarımızın mamaları da yüzde 40-50 zamlandı.

Zamdan önce cadde sokaklarda işyerlerinin önünde içine mama konulmuş kaplar görüyordum.

Şimdi ise tek tük…

Demek ki mama fiyatlarının yükselmesiyle zaten elektriğe gelen zamlardan sıkıntıya giren insanlar can dostlarımızın yemlerini bile tasarruf tedbirleri içerisine almış.

Evlerinde kedi-köpek besleyenlerde artık kalitesine bakmayarak daha düşük fiyattaki mamaları tercih eder olmuşlar.

Mama fiyatları daha da yükselirse zor da olsa sokaklara bırakmak zorunda kalabilirler. Evde kedi veya köpek beslemenin aylık masrafı ortalama 300 lira civarında.

Kedi-köpek mamalarındaki fiyat artışı aynı hızla yükselmeye devam ederse insanlar artık kapılarının önüne bir kap mama bile koyamayacak. Bu da can dostlarımızın aç kalması demek. Aç kaldıklarından belki de ölecekler.

Cumhurbaşkanımıza kedi-köpek mamalarının lüks olmadığını hatırlatarak mamalarında uygulanan yüzde 18 olan KDV oranı da yüzde 1'e düşürülmesini bir hayvan sever talep ediyorum.
* * *
Ne kadar fark edecek diye soranlar olabilir.

Daha ekonomik olduğu için 10-15 kiloluk torbalarla alanlarda var.

KDV yüzde 1'e düşürüldüğünde ortalama 2-3 kilo parası daha az ödeyecek.

O parayla da sokaklarda yaşayan can dostlarımıza birer kilo mama alırlar.