CHP Eskişehir Milletvekilli Aday Adayı Zeki Ünal, 1987-1991 yıllarında Eskişehir Milletvekilliği yapmıştı. O yıllarda Mustafa Sarıgül, Fikri Sağlar ile birlikte TBMM'nin en genç milletvekillerinden biri olmuştu. Daha sonraki yıllarda partide İl Başkanlığı yapan Ünal, iki dönemde Eskişehirspor Başkanlığı yaptı. Siyaset ve spor alanında Eskişehir'in son 30 yılına damga vuran isimlerin başında yer alıyor.
300 BİN OY ALACAĞIZ
Ünal dün Trakya Restoranda gazetecilerle buluştu. CHP'nin hedeflerini açıklayan Ünal, 'Eskişehir'de 300 bin oy alacağız. 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde 240 bin oy aldık. Partimizin 14 bin üyesi var. Bu üyeleri harekete geçirip, 300 bin oy alacağız. Türkiye'de ise CHP %35 oy alarak iktidar olacaktır. AKP 2002 yılında %34,3 oy oranıyla iktidar olmuştu. 7 Haziran'da biz bu oy oranıyla iktidar olacağız' dedi.
AVRUPA'NIN
EN GÜZEL ŞEHRİ
Şu anda Eskişehir'in Türkiye'nin en güzel şehri olduğunu belirten Ünal, 'Eski belediye başkanlarımızın da kentimize büyük hizmetleri olmuştur. Ancak Eskişehir'e en büyük hizmeti Büyükşehir Belediye Başkanımız Yılmaz Büyükerşen yaptı. Onun sayesinde, dışarıda herkes Eskişehir'e gıptayla bakıyor. Her gittiğimiz yerde insanlar hep Eskişehir'i ve Başkan Yılmaz Büyükerşen'i övüyor. Önümüzdeki hedef Eskişehir'in Avrupa'daki en güzel şehri olmasıdır' dedi. Bugün çevre yolunun bir sorun olduğunu kaydeden Ünal, 'Kentimizin bu sorununu Kuzey ve Güney Çevre Yolu Projesi ile çözeceğiz. Önümüzdeki dönem en büyük projemiz bu çevre yollarını hizmete sokmak olacaktır. Çevre yolu projemiz ile kent içi trafik sorunu çözülmüş olacaktır' dedi.
EN DÜŞÜK EMEKLİ
MAAŞI 1500 TL OLACAK
Kent Meydanı tartışmalarına da değinen Zeki Ünal, 'Mevcut Atatürk Stadyumu'nun olduğu yer Eskişehirlilerin ortak kullanacağı bir kent meydanı olmalıdır. Bu kent meydanının altına kapalı bir otopark yapılmalı. Eskişehir'in önemli değerleri olan Yunus Emre, Nasreddin Hoca, Şeyh Edebali'nin heykellerini buraya konularak, onları yaşatmalıyız.' dedi.
Türkiye'de 30 milyon insanın yoksulluk seviyesinin altında gelire sahip olduğunu vurgulayan Zeki Ünal, 'CHP seçimlere ekonomi ağırlıklı bir programla seçmenin karşısına çıkacak. Yoksul vatandaşlarımızın demokrasi, özgürlükten bahsetmeleri için önce karınlarının doyması lazımdır. Biz onlara, un, yağ ve makarna vermeyeceğiz. Asgari ücretten vergiyi kaldıracağız. CHP iktidarında en düşük emekli maaşı 1500 TL olacak. Kurban ve Ramazan bayramında emeklilerimize birer maaş ikramiye vereceğiz. Çiftçilerimiz için mazot fiyatını 4 Liradan 1,5 Liraya indireceğiz. Esnafa kredi destekleri sağlayacağız. Onları da teşvik edeceğiz. Türkiye ekonomisini ayağa kaldıracağız' dedi.
GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR
Eskişehirspor'da iki dönem başkanlık yaptığını hatırlatan Zeki Ünal, 'Eskişehirspor küme düşmeme mücadelesi veriyor. Mesut Hoşcan ve arkadaşları çok güç durumda. Bu takım bizim takımımız. Herkesin şu anki ortamda takıma destek vermesi gerekiyor. Ben dahil, her gelen yeni yönetim ve başkanlar hep kurumsallaşmayı dile getirmiştir. Ancak göreve geldikten sonra karşılarına çıkan borçla maalesef ki bu hayallerini gerçekleştiremezler. Gün birlik günüdür. Başkana, futbolculara, teknik kadroya ve yönetime sahip çıkmamız gerekiyor. Şimdi yönetime sahip çıkalım, hesap sorulması gerekiyorsa, onu lig sonunda kongrelerde soralım. Eskişehirspor'un kadrosu fena değil. Kısa sürede tehlike bölgesinden uzaklaşarak, orta sıralarda yerini alacağına inanıyorum' dedi.
SOMUT PROJELER
Tecrübeli bir siyasetçi olan Zeki Ünal, basının önüne somut proje ve hedeflerle çıktı. Umarım CHP Genel Merkezi de AKP'ye karşı seçim meydanlarında halkın karşısına somut projelerle çıkar. Asgari geçim standardının altında gelire sahip olan 30 milyon insanın umudu olur…
**
Cumartesi
Hikayeleri
ACELE KARAR VERMEYİN
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.
TALİHSİZLİK Mİ ŞANS MI?
'Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı?' dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: 'Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın' demişler... İhtiyar: 'Karar vermek için acele etmeyin' demiş. 'Sadece at kayıp' deyin, 'Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.'
12 VAHŞİ ATLA DÖNMÜŞ
Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler. 'Babalık' demişler, 'Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.' 'Karar vermek için gene acele ediyorsunuz' demiş ihtiyar. 'Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?'
KÜÇÜK PARÇALAR
HALİNDE GELİR
Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden 'Bu herif sahiden gerzek' diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. 'Bir kez daha haklı çıktın' demişler. 'Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın' demişler. İhtiyar 'Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz' diye cevap vermiş. 'O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.'
SADECE ALLAH BİLİYOR
Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... 'Gene haklı olduğun kanıtlandı' demişler. 'Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer...' 'Siz erken karar vermeye devam edin' demiş, ihtiyar. 'Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.'
KARAR AKLIN DURMASI HALİDİR
Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış: 'Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.'
foto şaka
MHP İl Başkanı Oğuz Sever: Sayın Genel Başkanım Eskişehir'den altı milletvekili çıkaracağız.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Oğuzcuğum, altı mı dedin? Sen ya sayı saymayı bilmiyorsun ya da hiç dayak yememişsin anlaşılan.