Sözlük cumhuriyeti şöyle tanımlıyor;
'Hükümet ya da devlet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir.
Egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi ve oligarşi kavramlarının karşıtıdır.'
Evrensel olarak cumhuriyetin anlamı böyle...
Ya uygulama açısından?
Öyle ya;
Artık değişti ama, bir zamanlar SSCB vardı...
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği...
Ya da bugünkü Libya Devleti'nin Kaddafi dönemindeki ismi,
Libya Arap Cumhuriyeti idi...
Mesela;
Çin Halk Cumhuriyeti (1949)
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) (1948)
Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti (1975)
Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti (1962)
Bangladeş Halk Cumhuriyeti (1971)
Donetsk Halk Cumhuriyeti (2014)
Lugansk Halk Cumhuriyeti (2014)
Bunlar da Cumhuriyet,
Bizim ülkemiz de Cumhuriyet..
************
Başkanlık sistemli cumhuriyet: Devlet başkanı aynı zamanda olarak hükümet başkanıdır ve yasama organından bağımsızdır
Yarı başkanlık sistemli cumhuriyet: Devlet başkanının bazı yürütme yetkileri vardır ve yasama organından bağımsızdır; Kalan yürütme gücü, parlamentonun güvenine tabi olan hükümete verilmiştir
Yasama organı tarafından aday gösterilen veya seçilen bir yürütme başkanlığına sahip cumhuriyet: Cumhurbaşkanı hem devletin hem de hükümetin başıdır; cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere bakanlıklar, parlamentonun güvenine tabi olabilir veya olmayabilir
Sembolik bir cumhurbaşkanı bulunan parlamenter cumhuriyetler: Cumhurbaşkanı semboliktir; hükümet parlamentonun güvenine tabidir.
Anayasal monarşi: Devletin başında gücünü diğer kurumlarla paylaşan hükümdar bulunur
Anayasal parlamenter monarşi: Devletin başında sembolik hükümdar bulunur; hükümet parlamentonun güvenine tabidir
Mutlak monarşi: Devletin başında tüm yetkilere sahip mutlak hükümdar bulunur
Tek parti devleti: Devlet başkanı sembolik ya da icracı olabilir; güç anayasal olarak tek bir siyasi harekete tabidir.
************
Shakespeare'nin şöyle bir sözü vardır;
'Her dost dosdoğru dost olmaz...' diye...
Demeye çalıştığım o ki;
Her cumhuriyet de dosdoğru cumhuriyet olmuyor...
Bence,
Yalnızca seçimlerin olması,
Halkın kendisini yönetecek olanları kendisinin seçmesi,
Yetki ve sorumlulukların sınırları olması,
Sürenin belirlenmiş olması,
Ya da makamın babadan oğula-kıza geçmemesi bile,
Gerçek bir cumhuriyet için yeterli olmayabilir...
************
Oturup üzerinde düşünülmesi gereken şey bence bu...
Cumhuriyet, evet ama nasıl cumhuriyet?
Cumhuriyet halka ne vermeli, halktan ne istemeli, güvenceleri neler olmalı?
Halka karşı görevleri neler olmalı?
Sonuçta insanoğlunun hayattaki temel hedefi mutlu olmaktır...
Mutlu olmak için de bir çok bileşenin sağlıklı ve uyumlu bir şekilde bir araya gelmesi gerekiyor...
Sağlık, eğitim, ekonomik yeterlilik, kendisinin ve aile bireylerinin geleceğinden endişe etmemek...
Hoşgörü, uzlaşma, şeffaflık, adalet, hukuka saygı...
Bunları çoğaltabiliriz...
Bizim, Cumhuriyet'ten anladığımız ve istediğimiz budur...
Atatürk dönemindeki Cumhuriyet'in kuruluş amacı buydu...
Elbette bugün de amaç aynı...
Ama yukarıda da söylemeye çalıştığım gibi;
Her Cumhuriyet, gerçek Cumhuriyet midir?