Yaklaşık 10 günlük bir izin kullandım. Aslında bu tatil, geçen kıştan planlanmıştı. Telefon yine elimden düşmedi, gündemi bu kez biraz uzaktan takip etmeye çalıştım.
Bu kısa arada Eskişehir'in siyasi gündeminin ne kadar hızlandığına şaşırıyor insan. Birbiri ardına yaşanan gelişmeler, şehrin hem siyasetini hem de sosyal hayatını yakından ilgilendiren önemli başlıklar ortaya çıktı.
Tatil bitti… Haberler, programlar, daha özgün ve daha keyifli işlerle yine birlikte olmaya devam edeceğiz…
ALZHEİMER MERKEZİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Eskişehir ziyaretinin en önemli gündemi, Odunpazarı Belediyesi tarafından hayata geçirilen Dr. Nurten-Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi'nin açılışıydı.
Siyasetin doğasında eleştiri de vardır, övgü de... Ancak bazı yatırımlar vardır ki günlük siyasi tartışmaların çok üzerinde değerlendirilmelidir.
Alzheimer, çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Sadece hastayı değil, aynı zamanda ailesini de fiziksel ve psikolojik olarak yoran uzun bir süreçten söz ediyoruz. Bu nedenle böyle merkezler artık lüks değil, zorunlu ihtiyaçtır.
108 kişilik kapasitesi, etkinlik alanları, palyatif bakım ünitesi ve yaşlı bakım kampüsü anlayışıyla planlanan bu tesis, Eskişehir'in uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu önemli bir boşluğu dolduracak gibi görünüyor.
Merkezin bir başka önemli yönü ise hayırsever desteğiyle hayata geçirilmiş olması. Nurten ve Lütfü Yüksel çiftinin, yıllarca bu şehirden kazandıklarını yine bu şehre kalıcı bir eser olarak bırakması takdiri hak ediyor.
Toplumun ortak ihtiyacına cevap veren böylesine önemli sosyal yatırımlar olduğunda, yapılan işi teslim etmek de bir o kadar önemli…
JALE HANIM’IN ZOR DÖNEMİ
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, 2018 yılından bu yana milletvekilliği yapıyor.
Öncesinde de Eskişehir siyasetine uzun yıllar mesai verdi… Ancak sanırım görev süresi boyunca hiç bugünkü kadar gündemin merkezinde olmadı.
İlginç olan şu ki, bu görünürlüğün önemli bölümü olumlu gelişmelerden değil, eleştirilerden kaynaklanıyor.
Emeklilerin protestosunda yaşananlar bunun son örneği oldu. Taleplere destek vermek amacıyla alana gelen Süllü'nün protestolar eşliğinde ayrılması yalnızca Eskişehir'de değil, ulusal medyada da geniş yer buldu. O gün ES TV logosuyla yayınlanan görüntülerin çok sayıda ulusal televizyon ve haber platformunda kullanılması da olayın şehir sınırlarını aştığını gösteriyor.
Aslında yaşananlar yalnızca emekli eylemiyle sınırlı değil.
Malumunuz… CHP'nin "mutlak butlan" tartışmalarıyla geçen sürecinde Eskişehir örgütünün ve parti tabanının çok büyük bölümü Özgür Özel'in yanında saf tuttu. Jale Nur Süllü ise Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın durmayı tercih etti.
Siyasette herkesin bir duruşu olabilir. Doğaldır… Ancak bazen tercihlerin de bir siyasi maliyeti olur.
Bugün Süllü'nün sosyal medya paylaşımları belki bugüne kadarki en yüksek etkileşimlerini alıyor.Fakat bu etkileşimlerin neredeyse tamamı eleştiri ve tepki içeriyor.Hem de oldukça sert, çok sert bir dille…
Kendisi "vicdanım rahat" diyerek durduğu noktayı savunuyor. Buna karşılık parti tabanından yükselen tepkilerin kısa vadede dineceğini söylemek de pek kolay görünmüyor.
Önümüzdeki süreç hem CHP Eskişehir örgütü hem de Jale Nur Süllü açısından dikkatle takip edilecek gibi duruyor.
SADECE BAŞARI DEĞİL
Eskişehirspor'un mali genel kurulu geride kaldı.
Açıkçası kongre salonuna baktığımda en çok dikkatimi çeken şey boş koltuklar oldu.
Geçtiğimiz sezon boyunca herkes konuştu.
Herkes eleştirdi.
Herkes sosyal medyadan çözüm önerileri sundu.
Oysa bütün bunların konuşulacağı gerçek adres kongre salonlarıdır.
Ne yazık ki kulübün geleceği açısından kritik öneme sahip bu genel kurul, beklenen ilgiyi görmedi. Şehrin siyasileri de yok denecek kadar azdı. Her zaman olduğu gibi kongrede gördüğümüz tek siyasi isim yine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt oldu.
126 delegenin katıldığı böyle önemli bir kongrede eski başkanlardan yalnızca Mehmet Şimşek'in bulunması da düşündürücüydü.
Eskişehirspor yıllarca başkan bulamadı diye üzüldük.
Şimdi yönetim var ama bu kez sahip çıkanların sayısı azalıyor.
Oysa kulüp hâlâ büyük fedakarlıklarla ayakta duruyor.
Mali tabloda yalnızca taraftarın oluşturduğu kaynaklardan 51 milyon liralık gelir elde edildiğinin açıklanması bunun en somut göstergesi.
Bir 3. Lig kulübü için bu rakam küçümsenecek bir rakam değil.
Kongreler, farklı fikirlerin özgürce konuşulduğu yerlerdir.
Eskişehirspor'un bugün en çok ihtiyacı olan şey de tam olarak budur.
Eleştirenin susturulmadığı, fikir üretenin dinlendiği ve herkesin aynı arma etrafında birleşebildiği bir kongre kültürü...
KISSADAN HİSSE
1919'da İngiliz istihbaratı Mustafa Kemal'i şöyle tarif ediyordu:
"Milliyetçi ve tehlikeli bir niteliğe sahip... Çok zeki... Rakipleri desteklenmeli, karşısındaki gruplar bir araya getirilmeli."
Onların gözünde "tehlikeli" olan kişi, aslında bir milletin bağımsızlık umuduydu.
Bazen bir insanın büyüklüğünü dostlarının övgüsü değil, karşısındakilerin korkusu anlatır.
Tarih bunun en güzel örneklerinden birini, Mustafa Kemal Atatürk ile yazdı.