Bir kaç belgesel ve filmde görmüştüm...
İçinde 3-4 kişinin yaşayabileceği büyüklükte,
Güvenlikli, kapısı dışarıdan asla açılamayacak bir oda...
Adeta bir kasa...
İnsan kasası...
Eve veya kişiye yapılacak herhangi bir saldırı sırasında sığınmak için...
Evden kaçma şansınız yoksa,
İçinde uzunca zaman yaşayabileceğiniz bir oda...
Panik odası...
*****************
Bilmem benim görüşüme katılır mısınız;
İnsanlar yavaş yavaş panik odalarına çekilmeye başlıyor...
Hem dünyada, hem ülkemizde...
Dünyada bir savaş koşturmasıdır, sürüyor...
Pandemi tüm dünyanın dengesini alt üst etmişken,
Tam, 'bitiyor galiba' derken...
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı geldi...
Şubat ayından bu tarafa aralıklarla sürüyor...
Dün Rusya Devlet Başkanı Putin,
2. Dünya Savaşı'ndan bu tarafa Rusya'da ilk kez kısmi askeri seferberlik ilan etmiş...
Rusya (Sovyetler Birliği) soğuk savaş döneminde bile bunu yapmamış...
Uzmanlar,
Putin'in niyetinin savaşı yeniden alevlendirmek niyetinde olduğunu söylüyorlar...
Doğal gaz vanalarının kapatması Avrupa'yı derin bir endişeye düşürürken Rusya adeta, Rus oligarklarına yönelik ekonomik yaptırımların öcünü alıyor sanki...
Panik odalarının kapılarının üzerindeki kırmızı alarm ışıkları çoktan yanıp sönmeye başladı...
Savaşı körükleyecek her karar,
Hayata geçirilen her yaptırım
Ve dahi bunlara karşı gösterilen direnç ya da tepkiler, dünya ekonomisinin tüm ayarlarını bozuyor...
Panik odalarının alarmları çalıyor...
**************
Dünyada durum böyleyken, bizde durum nasıl?
Elbette kendimizi bu olup bitenlerin dışında tutamayız...
Bununla birlikte bizim içeride de, artık çekilmez hale gelen sancılarımız sürüyor...
Adam Rusya'da öksürüyor,
Bizim burada patates fiyatları artıyor...
Adam ABD'den racon kesiyor, petrolün varili bilmem kaç dolara çıkıyor...
İngiltere Kraliçesi ölüyor,
Yeni Zelanda Birleşik Krallık'tan ayrılıp, cumhuriyete geçmeyi konuşuyor,
Bizim burada YHT'ye zam geliyor...
500 bin konutluk toplu konut hamlesi başlatılıyor...
Her başvuru başına 500 lira alınıyor,
Başvuruların 5 milyonu bulması, hatta geçmesi bekleniyor,
Yalnızca başvurulardan alınacak para 2 milyar 500 milyon TL'yi buluyor;
Yöneticilerimiz diyor ki,
'Hımmm, bunlarda para çok galiba'
Çakıyor zamları geçiyor...
****************
İşin kötüsü,
Bizim evlerde kaçacak panik odası da yok...
Ancak bu gidişle millet,
Kendini panik odalarına kilitlemek yerine,
Üstünü başını yırtıp, kendini sokaklara atacak...
Neyse şöyle bir hikayeyle bitirelim...
Zamanın birinde, ABD'de kovboylar zamanında, adamın biri gidip bir çiftlikten 100 dolara bir eşek satın alır...
Eşeğin sahibi der ki,
Bizim eşek şimdi uyuyor, yarın sabah gel al...
Ertesi sabah gelir adam...
Çiftlik sahibi üzgün, 'senin eşek öldü' der...
Parasını ister adam, 'ben onu evin çatısını yapan ustaya verdim' der...
Adam bir süre kara kara düşünür, sonra;
'Öyleyse eşeğin ölüsünü ver'
'Ne yapacaksın eşeğin ölüsünü?'
'Ver sen ver... Piyangoya koyacağım...'
Adamın 100 dolar ödediği eşek gerçekten ölmüştür...
Alıp gider...
Aradan epey bir zaman geçer, alıcı ve satıcı bir yerde karşılaşırlar...
'Ya' der yaşlı çiftlik sahibi, 'çok merak ediyorum ne yaptın eşeğin ölüsünü?'
Adam başlar anlatmaya...
'Bir piyango düzenledim. Katılım 2 dolar. 500 kişi katıldı, 1000 dolar topladım...'
'Eeee?' Merakı giderek artar yaşlı adamın...
'Çekilişi yaptık, bir kişi kazandı. Eşeği almaya geldi, öldü dedim...
Adam biraz sinirlendi ama 2 dolarını geri verince sakinleşip gitti...'
'Eeee?'
'Eeeesi, geriye de bana 998 dolar kaldı...
Koydum cebime yürüdüm...'