Birbirlerinden hiç ayrılmayan ikili…

Ve de hiç ayrılmayacaklar…

Siyaset nerede polemik orada…

Bildiğiniz gibi,

Geçtiğimiz hafta içinde Eskişehir’de önemli bir gelişme yaşandı…

Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonda üst düzey yöneticilerinden ve çalışanlarından bir kısmı ifadeleri alınmak üzere gözaltına alındılar…

25 kişi adliyeye sevk edildi…

10 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken; 15 kişi tutuklandı…

Buraya kadar tamam…

Olayın yaşandığı günün sabah saatlerinde Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç;

Aralarında milletvekilleri, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP İl Başkanı Talat Yalaz’ın da bulunduğu bir grupla birlikte açıklama yaptı…

Ataç’ın da Yalaz’ın da yaptıkları konuşmalarda üzerinde durdukları ana konu, olayın siyasete alet edilmemesi gerektiğiydi…

Ataç, “görevimin başındayım” derken;

İl Başkanı Yalaz,

Demokrasilerde herkesin soruşturulabileceğini söylerken, yargıya güvendiklerini söylüyorlardı…

Beklenenin aksine,

İktidar partisi yerel örgütü yöneticileri operasyonla ilgili birkaç gün açıklama yapmadılar…

Olumlu bir tutumdu…

Olay siyasete alet edilmedi…

Ancak olay uzun sürmedi…

AK Parti genel merkezi mi, Eskişehir milletvekilleri mi yoksa seçmen mi bilmiyorum, bir takım baskılar gecikmedi…

İl Başkanı Gürhan Albayrak bir açıklama yaptı…

Ardından Pazartesi günü adliyeye çıkarılan şüphelilerin kameralar önünden geçerken yüzlerinin açık açık yayınlanması, özellikle CHP’lilerin tepkisini çekti…

İl Başkanı Talat Yalaz bir açıklama yaparak olayı kınadı…

Şüphelilerin yargılanma süreçlerinin tamamlanmadığını hatta başlamadığını belirterek, farklı bir algı yaratılmaya çalışıldığını söyledi…

Elbette AKP İl Başkanı Gürhan Albayrak’tan cevap gecikmedi…

Albayrak ortaya atılan iddiaları tek tek sıralarken, Yalaz’ın emniyet güçlerine yönelik yaptığı eleştirilere cevap verme gereği hissediyordu…

***

Birbirlerine rakip olan siyasi partilerin bu tür durumları değerlendirmek istemeleri normal karşılanabilir…

Ancak,

Bir insanın yaşamını tepeden tırnağa değiştirebilecek, belki de darmadağın edebilecek bir durumun, mahkemece sonuçlandırılmadan bu tür polemiklere konu edilmesi, geri dönüşü mümkün olmayan tahribatlara neden olabilir…

O yüzden,

Yalnızca ilgili kişilerin değil, ailelerinin, çocuklarının geleceklerini ilgilendiren sonuçlar doğurabilir…

Birkaç kişinin yaptığı iddia edilen yanlış işler koskoca bir belediyeye ve partiye mal edilebilir mi?

Elbette edilmez, edilmemelidir de…

***

Hepimiz adalete güvenmek zorundayız…

Yargılama sonuçlanıp nihai karar verildiğinde herkes buna uymak zorunda olacaktır…

Ancak o güne kadar gereksiz polemiklerden uzak durulmalıdır…

Hani şu “masumiyet karinesi” dediğimiz şey…

Herkes aksi ispat edilene kadar masumdur…

Kimse masum olduğunu ispat etmek zorunda değil…

İddia sahipleri iddialarını ispat etmek zorundadırlar…