16 Nisan referandumu öncesinde, iktidar cephesinden ardı kesilmeyen vaatler gelmeye devam ediyor…
Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan,
19 Şubat'ta geldiği Eskişehir'de müjdeler verdi…
Dedi ki,
Eskişehir YHT hattı Afyon üzerinden Antalya'ya bağlanacak…
Bolu da çift şeritli yol ile Göynük üzerinden bağlanacak…
Ne güzel…
Güzel ama bizim şu Mudanya'ya demiryolu ile bağlanma hikayesinin ne olduğunu hatırlayan var mı?
Eskişehir sanayisi için hayati derecede önemli bir projeydi…
Hala da öyle…
Bir dönem çok konuşuldu…
Eskişehir-İstanbul hattı üzerindeki Osmaneli'nden Yenişehir'e, oradan da Mudanya'ya bağlanacaktık…
Bağlanamadık gitti…
Ama şimdi 16 Nisan öncesi, yine havalarda uçuşuyor vaatler…
***
Şimdi de yeni vaat, iş…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla ülkede 'istihdam seferberliği' ilan edildi ya…
Hükümet Eskişehir'deki kamu kurum ve kuruluşlarına 2000 kişilik yeni istihdam sözü verdi…
Geçtiğimiz gün de,
ETO Başkanı Metin Güler'den 15 bin istihdam sözü geldi…
Hatta Güler ekledi;
'Amacımız bu sayıyı 20 bine çıkarmak…'
Daha ESO'dan ses yok…
***
Geçtiğimiz Şubat ayının son günlerinde Eskişehir Haber26 sitesinde Gamze Çelik imzalı bir haber yayınlandı…
İŞKUR İl Müdürü Hasan Yoldaş;
2016 yılı sonu itibariyle Eskişehir'deki işsiz sayısını 26 bin 756 olarak açıklıyor…
Elbette bu İŞKUR'un resmi kayıtlarındaki sayı…
Gizli işsizleri de sayarsanız demek ki bu sayı 50 bin civarlarında…
Eğer verilen istihdam sözleri tutulursa, önümüzdeki dönemde Eskişehir'de işsizlik neredeyse sıfır noktasına gerileyecek…
Hükümet 2000 kişiye, ETO 15 bin kişiye iş verirse, bir de buna ESO'yu ekleyin…
Sorun kalıyor mu?
Bence kalmıyor…
***
Peki, ETO'nun böyle bir imkanı vardı da, neden Cumhurbaşkanı'nın çağrısını bekledi?
Ya da bu tür palyatif çözümler kalıcı sonuçlar yaratabilir mi?
Reel ekonomik dengeler üzerinden bakarsanız, çok gerçekçi bulunabilir mi?
Üretimi arttırmadan, ekonomiyi canlandırmadan, yeni üretim alanları yaratmadan, böylesine sözlerin havada kalacağı açık…
İşsizliğin bitmese bile azalması,
Herkesin aş-iş sahibi olması elbette hepimizin dileği…
Ancak bu tür sorunlara çözüm aranması çabasının 16 Nisan referandumuna yönelik bir göz boyama olduğu algısını ortadan kaldırmak, ancak bu sözlerin tutulmasıyla olur…
Zira biz o kadar çok vaat duyduk ki, seçim dönemlerinde…
Çoğunu hatırlamıyoruz bile…
Dilerim,
Evet de çıksa hayır da çıksa, öyle de olsa böyle de olsa, bu vaatler rüzgar olarak kalmaz…
Çünkü hayal kırıklığı insanı, birçok şeyden daha çok etkiler…
Hem de kötü etkiler…