Cumhuriyetimizin 'Yüzüncü Yılı' olan 2023 yılı, tüm yönleriyle çok önemli bir yıl olarak önümüzde duruyor. Üstelik bu 'Yüzüncü Yılın' özellikle son yirmi yılında çok ağır bir biçimde örselenmiş bir Cumhuriyetimiz var elimizde…
Böyle bir durumda ülkemin tüm duyarlı yurttaşlarını 2023 yılında çok önemli sorumluluklar bekliyor. Sorumluluklarımız;bilgilerimizi, bilinçlerimizi, azim ve kararlılıklarımızı tazelememizi ve paylaşmamızı gerektiriyor.
Paylaşmak; eşitçe, özgürce, barışça… Paylaşmak; abartıların, küçümsemelerin, önyargıların, kısır tartışmaların, kışkırtmaların girdaplarına kapılmadan…
2022 YILINDAN KALANLAR
Her yeni yılın gelişi önceki yıldan bellidir. 2022 yılıyla ilgili olarak Saraydan saçılan propagandalara bakarsak Türkiye 'güllük gülistanlık…'
Uluslararası ölçütlerle yapılan değerlendirmelere göre ise: 'Türkiye'nin ekonomi, bilim, sanat, eğitim, sağlık, güvenlik…' gibi temel alanlardaki durumu 'yerlerde sürünüyor…'
Yine uluslararası verilere göre: 'Türkiye'nin demokrasi, insan/ doğa/ hayvan hakları, sosyal devlet, kamu yönetimi, gelir dağılımı…' gibi alanlardaki durumu ise bırakın dost ülkeleri, düşmanları bile acındırıyor…
Bunlar yetmezmiş gibi, ülkemizde seçim sürecine girdiğimiz şu günlerde, Tek Adam Sisteminin bekasını(!) sağlamak için yapılan: Bilime, demokrasiye ve etik değerlere aykırı olarak muhalif partilere ve belediyelere yönelik 'Seçim yasakları' ile giderayak bol keseden savrulan 'seçim rüşvetleri' tüm dünyayı kıskandırıyor(!)…
Açıkçası, ülkemizin ve Cumhuriyetimizin böylesine korkunç bir yere düşmesine tanıklık etmek acı veriyor insana…
Diğer yandan, 2022 yılıyla ilgili nesnel olarak ortaya konulan bilimsel ve demokratik veriler, 'Mevcut iktidarın siyasal ömrünü tamamladığını…' gösteriyor.Yani acılar umutları besliyor…
'DEMOKRATİK SEÇİM' OLMAZSA OLMAZ
Öncelikleönümüzde duran somut gerçeği görmemiz gerekiyor: 2023 yılının en önemli toplumsal gündemi 'Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Seçimleri' ve 'Seçim Sonrası Gelişmeler…' olacaktır.
Bu bağlamda, 2023 seçimlerinin ülkemiz için çok önemli bir dönüm noktası olduğunun altını kalınca çizmemiz gerekiyor.
Konumuzla ilgili'Demokratik seçim' denilince akla gelen unsurlar/ kavramları özet olarak anımsayalım: 'Seçimlerin serbestliği, tek dereceli seçim, genel oy, eşit oy, gizli oy, açık sayım ve döküm, temsilde adalet, güvenilirlik…'
Ve unutmayalım, iktidarı elinde tutan grupların/ partilerin, sürelerinin bitiminde seçimlerin yenilenmesine isteksiz davrandıkları bilinen sosyolojik bir gerçekliktir.
Bu bağlamda, ülkemizde yirmi yıl önce AKP'nin başlattığı; günümüzde 'RTE/ AKP/ MHP Tek Adam Sistemi' olarak karşımızda duran iktidarın, kendi rızasıyla iktidarı devretmesi (seçim istemesi) beklenemez…
Çünkü Tek Adam İttifakının paydaşları, iktidar olanaklarıyla o denli bütünleştiler ki, kendi durumlarını 'ülkenin beka sorunu' olarak görmektedirler…
Ayrıca, bu ülkede mevcut iktidara göbekten bağlı olan dinci sermaye gruplarıyladinci vakıflar/ tarikatlar ve hatta mafya grupları olduğunu Mısır'daki sağır Sisi'ler bile biliyor…
Dahası, ABD, AB, Rusya, Çin, Arap Ülkeleri gibi zengin(!) ülkeler; ülkemizdeki tek adam sistemiyle 'kazan/ kazan' ilişkilerini sürdürmenin çok karlı olduğunun bilincindeler…
Tüm bunlara bir deülkemizde 'seçim' deyince 'kararsızlığın karanlığına saklananlar' ile 'seçim oltalarına takılacak yemleri gözleyenleri' eklersek; 'seçimler her an engellenebilir…Seçimleri engellemek için 'savaş, terör, sıkıyönetim, olağanüstü hal, milletimizin bekası…' engeller/ bahaneler üretilebilir…
Akla gelen böylesi engeller karşısında çare 'Kahretmek, küfretmek ya da çaresizliğe sarılmak…' değildir.
Çareler bilim ve demokrasi ilkelerinde aranmalıdır. Çare, yukarıdaki saydığımız 'Demokratik Seçim' kavramlarının içleri dolu bir biçimde yaşama geçirilmesindedir.
Bu bağlamda 2023 seçimlerinde, yirmi yıldan beri ülkemizin başına çöreklenen çağdışı ucube sistem sandığa gömülerek yepyeni bir demokratik sürecin önü açılabilir.
'DEMOKRATİK CUMHURİYET HEDEFİ' OLMAZSA OLMAZ
Çağdaş toplumbiliminde 'Demokratik Cumhuriyet, insanlığın bulduğu en iyi, en güzel ve en doğru yönetim sistemi' olarak kabul ediliyor.
Günümüz insanlığının sorunu'basit seçim taktikleriyle yönetici seçmek…' ya da'hangi diktatörlüğün daha iyi olduğunu tartışmak…' değil;'Cumhuriyet sistemini demokrasi ilkeleriyle daha iyi kaynaştırmaktır.'
Özcesi,Demokratik Cumhuriyet: 'Bilimin yol göstericiliğinde, demokrasinin güvenilirliğinde ve sanatın güzelliğinde sürdürülen bir toplumsal yaşam biçimidir…'
Yukarıda özetlemeye çalıştığımız temel ilkelerin 'kuru hayal olmadığının yaşanmış örnekleri' yakın tarihimizde vardır. Kurtuluş sürecimizin 'Ya bağımsızlık ya ölüm' ilkesinde özetlenen 'azim ve kararlılığı…' ile Kuruluş sürecimizde rehber edinilen 'Laik ve demokratik sosyal hukuk devleti…' ilkeleri yolumuzu aydınlatmaktadır.
Bu yol gösterici örnekler, 'Demokratik Cumhuriyetten yana olan örgütlerimizin ve duyarlı yurttaşlarımızın 'birlikteliğini' gerektiriyor…'
'UYGULANABİLİR/ SÜRDÜRÜLEBİLİR SEÇENEK' OLMAZSA OLMAZ
Yukarıda 'Demokratik Seçim' ara başlığı altında özetlemeye çalıştığımız gibi, 2023 seçimlerini engellemek için çeşitli bahaneler ve saptırmalar ortaya atılabilir…
Böylesi karmaşık bir ortamda önemli olan unsurlardan biri de 'Seçimlerde yurttaşlara sunulacak seçeneklerin gerek 'oy potansiyeli' gerekse 'ülkemizin özgün koşulları' açısından 'uygulanabilir/ sürdürülebilir' gerçeklikte olmasıdır…'
Bu bağlamda, 'seçim boykotu yapmak' ya da 'seçilme olasılığı olmayan partilere/ ittifaklara inadına oy vermek…' gibi anlamsız tutumların yanlışlığı da sergilenmelidir.
Son olarak, yaşamın ölçülemeyen zaman kavramı içindeki 'önlenemeyen gerçeği' anımsatmak istiyorum: 'Her şey sürekli iyiye, güzele, doğruya yönelik olarak gelişir…'
Biliyoruz ki, 'Yüzüncü yılda bir şey değişecek; her şey değişecek..!'
Yeter ki, 'Bilimin rehberliğinden, demokrasinin güvenilirliğinden ve sanatın güzelliğinden beslenen umutlarımıza daha sıkı sarılalım…'
Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla, birlikte…