Ali İsmail Korkmaz'ın ölümünün birinci yılı…

Dünyada öyle acılar var ki, zaman geçtikçe hafifler, azalır, alışılır…

Ama bazıları hafiflemez…

Ne azalır, ne unutulur…

Çünkü canımızı asıl yakan şey,

O acının arkasındaki gerçektir…

Ali İsmail'i, ailesi, arkadaşları, okul çevresi dışında pek tanıyan yoktu…

Ama dün, Türkiye'de milyonlarca insan O'nu andı…

Ailesinin, arkadaşlarının acısını paylaştı…

Annesi, babası, kardeşleri Ali İsmail için her zaman yas tutacaklar, acı çekecekler…

Bu acıyı başka bir yere koymak istiyorum izninizle…

Ancak toplum olarak bizim, Ali İsmail'in ölümündeki trajedi ve onun yarattığı travma nedeniyle yaşadığımız 'suçluluk duygusu' hiç azalmayacak, eksilmeyecek, hafiflemeyecek…

Tam aksine;

Katlanarak, artarak, hızlanarak ve bizden sonraki nesillere de aktarılarak hep devam edecek…

Deniz'lerde olduğu gibi…

Erdal Eren'de olduğu gibi…

Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Mehmet Ayvalıtaş'ta olduğu gibi…

Berkin Elvan'da olduğu gibi…

Bu çocukların hepsi, saçma sapan bir şiddetin kurbanı oldular…

Her ne kadar hepimiz kendimizi aklamak için çaba harcasak da, bunu asla başaramayacağımız için, onların acıları hiç bitmeyecek…

***

Eminim bugün,

Ali İsmail için, yürekler bir yıl öncesinden çok daha fazla yanıyor…

Toz duman inip, geriye baktığımızda;

Ardımızda kalan tek şeyin 'yalnızca şiddet ve ölüm olmadığını' görmeye çalışsak da, Gezi Olaylarının bu ülkenin geleceğini tümden değiştirdiğini, bu çocukların asla 'boşa ölmediklerini' sayıklayıp dursak da; onların hiç birinin ölümü 'asla hak etmedikleri' gerçeğini değiştirmeye gücümüz yetmeyeceği için, acı katlanarak devam edecek…

Ali İsmail'i, o sokak arasında kıstırıp öldüresiye dövenler şimdi yargılanıyorlar…

Muhtemelen ağır cezalar alacaklar…

Ancak bu şiddeti uygulayanlar, ne kadar ağır cezalar alırlarsa alsınlar, hangi birimizin acısı hafifleyecek?

Kim, artık Ali İsmail'i ve diğerlerini düşünmekten vazgeçecek?

Ne yazık ki, böyle bir şansımız da yok…

Çünkü bu şanssızlık hiç birimizin kişiselliğiyle ilgili değil; toplum ve sistemle ilgili…

Ve her birimiz;

Ali İsmail için acı çekmeyenler de dahil, hatta onu öldürenler de dahil, bu toplumun ve sistemin birer parçasıyız…

Yalnızca parçası olmak da değil, bu şiddeti ve adaletsizliği yaratanlarız…

Ve bunu çok iyi biliyoruz…

Bunu o kadar çok iyi biliyoruz ki,

İşte bu bilginin gerçekliği, içimizdeki acının azalmasına asla izin vermiyor…

***

Şiddet hala sürüyor…

Ve korkarım, insanlık var olduğu sürece de devam edecek…

Ali İsmail'den önce de toplumsal şiddetin kurbanı olan insanlar vardı, ondan sonra da olacak…

Nitekim oldu da…

İşte Berkin Elvan…

Daha 13 yaşındaydı…

13 yaşında komaya girdi, 14 yaşında yaşamını yitirdi…

Ölümcül bir hastalığı yoktu, bir trafik kazasına kurban gitmedi…

Toplumsal şiddetin kurbanı oldu…

Evet şiddet hala sürüyor…

Ülkenin etrafında, ülkenin içinde…

Şehirlerde, sokaklarda, evlerde…

En kötüsü de; hepimizin içinde…

***

Ali İsmail'in ölümünün üzerinden 20 yıl geçtikten sonra bile, hala cevabını veremediğimiz çok soru olacak…

Onlara cevap veremediğimiz sürece de, acı çekmeye devam edeceğiz…