Hatırlıyorum…
Adalar’daki bahçe sinemalarını…
Bilet almadan önce çekirdek alınırdı,
Hani ölçeği çay bardağı olan çekirdek…
“Bardağı 10 kuruş…”
Gazete kâğıdından yapılmış külahlara konulurdu…
Loş bir bahçe,
Beyaz duvarın üzerinde sınırları belirlenmiş bir çerçeve…
Yere iri çakıl taşları döşenmiş ve tahta sandalyeler…
Oturunca ayaklarım yere değmezdi, boşluğun içinde sallanıp dururlardı…
Sonra bir zil sesi duyulurdu ve perde…
Büyülü bir dünyaya doğru yolculuk başlardı…
***
Sinema ilk yıllarında dünyada olduğu gibi Türkiye’de de halkın tek eğlencesiydi…
Televizyon henüz bulunmamış…
Orta ve dar gelirli kitlelerin yegâne eğlencesi…
Sovyetler Birliği, 1917 devriminden sonra sinemanın başka bir yönünü keşfetmişti…
Propaganda gücünü…
Tek bir imalatla, çok geniş kitlelere ulaşma imkânı veriyordu sinema…
Söylemek ve anlatmak istediğiniz şeyi bir kere söylüyor ve sonsuza tek yineleme imkânına sahip oluyordunuz…
Sovyetler Birliği’nde 1917’den sonra üretilen filmler, halkın yeni yönetim biçimini anlamasına ve sistemin kendisinden neler istediğini öğrenmesine vesile olmuştu…
Ancak genç Türkiye Cumhuriyeti, sinemanın bu ayrıcalığını ne yazık ki çok verimli kullanamadı…
Türkiye’de ilk sinema gösterimi 1897 yılında İstanbul Galata’da yapıldı…
Ön ayak olan Romanyalı Weinberg’di…
Avrupa’dan getirilen filmler gösteriliyordu…
İlk Türk yapımı film ise orduda görevli Fuat Uzkınay tarafından çekildi…
Yıl 1914, Yeşilköy’deki “Ayastafonos Anıtı’nın Yıkılışı….”
Aslında filmin çekilmesi için Avusturyalılarla anlaşılır…
Ancak daha sonra filmin bir Türk tarafından filme alınmasına karar verilir…
Teğmen Fuat Uzkınay kısa bir süre Avusturyalılardan eğitim aldıktan sonra filmi çeker…
Ancak günümüzde hiçbir kopyası yoktur…
İlk konulu Türk filmleri ise Sedat Simavi tarafından çekilen “Pençe” ve “Casus” isimli filmlerdir…


Ardından Enver Paşa sinemanın önemini fark eder ve “Merkez Ordu Sinema Dairesi”ni kurdurur…
Türk sinemasının ilk sesli filmi, Muhsin Ertuğrul'un yönettiği 1931 yapımı "İstanbul Sokaklarında" filmidir.
İlk renkli film ise, yine Muhsin Ertuğrul’un 1953 yapımı “Halıcı Kız” filmidir…
Uluslararası alanda ödül alan ilk Türk filmi ise Metin Erksan’ın 1963 yılı yapımı “Susuz Yaz” filmidir…

***
1970’lerin başlarında, henüz televizyon ortalarda yoktur ve sinema altın çağını yaşamaktadır…
Gerçi ilk televizyon yayını 1968 yılında yapılmıştır ama 1973-1974 yıllarına kadar, toplumun büyük bir kesimi televizyondan uzaktır ve hala halkın en büyük eğlencesi sinemadır…
Sonrasında televizyon giderek yaygınlaşır ve sinemayı tahtından indirir…
Ama asla yok olmaz…
Zira zaten sinema “yok olmamak” üzerine kurgulanmıştır, sırf o yüzden yok olmayacaktır…