Eskişehir'de uzun yıllardır okul müdürlüğü yapan emekli eğitimci Faik Ataca, Sonhaber'in ard arda yaptığı haberlerle ortaya çıkardığı Milli Eğitim'deki atama skandalları ile ilgili görüşlerini gazetemize elektronik posta göndermiş.

PSİKOLOJİLERİ BOZULDU
Yıllarını eğitime adamış birisi olan Ataca, gönderdiği elektronik postada şu görüşleri dile getirdi; 'Milli Eğitim camiasında senelerce idari kadrolarda çalıştım. Bu iktidar döneminde olduğu kadar Milli Eğitim Bakanlığı'nda İdareci Atama Yönetmeliği- Sınav Yönetmeliği ve Ders Müfredat Programları üzerinde değişiklik olduğu hiçbir başka iktidar dönemlerinde görülmemiştir. Milli Eğitim camiasında idareci olarak çalışan kişiler İdareci Atama Yönetmeliğinin yaz-boz tahtasına dönüşmesi nedeniyle psikolojileri bozulmuş ve gelecekleri konusunda endişeli durumda olup eğitim öğretimle ilgilenememektedirler. Sanki Milli Eğitimin, eğitim, öğretim işleri askıya alınmış gibidir. Bu durum haliyle öğretmenleri, öğrencileri hatta öğrencilerin ailelerini de karamsarlığa sürüklemektedir. Yandaş sendika Malum-Sen üyelerine yer açabilmek ve Milli Eğitim üst idari kadrolara idari bilgileri yeterli olmayan veya alt idari kadrolardan gelmeyen kişiler atarsanız sadece o kadrolar işgal edilmiş olursunuz. Ve o kadroların bağlı olduğu birimlerdeki iş ve işlemlerin yapılmasında aksamalar meydana gelir sağlıklı bir çalışma ortamı olmaz.

KARANLIK GİRDABA
SÜRÜKLENİYORUZ
İleri Ülkeler diye isimlendirilen ABD-Almanya-Fransa-İngiltere gibi ülkelerde İdari Atama Yönetmeliğinde bu gibi değişiklikler yıllar öncesinden belirlenmiş ve çalışan kişiler ne zaman hangi kadrolarda görev yapacağını bilir ve çalışmalarını aksatmadan yürütür. Bizde ise Malum sen üyesi ve şube müdürü vekili olarak görev yapan kişinin asıl görevi olan okul müdürlüğü düşmesin diye başka ve köklü bir okul kapatılır ve kapatılan okulun müdürü öğretmenliğe döner. İleri ülkelerde ders müfredat programları bir sefer belirlenmiştir. Bizde ise müfredat programları bir öğretim yılı içinde bile değişikliğe uğramıştır. Öğrenci Seçme Sınav Yönetmeliği de birçok kez değişikliğe uğramıştır. Bu durumlar Milli Eğitim çalışanlarında, öğrencilerde, öğrenci ailelerinde paniğe neden olmuştur. Psikolojik, sosyolojik, biyolojik rahatsızlıklar meydana gelmiştir. Milli Eğitim ile uzaktan veya yakından irtibatı olan insanlarda karamsarlık havası vardır. Geleceğimizin mimarı olan Milli Eğitim camiasının gerek idari yönden gerekse politik yönden bağımsız olması lazımdır. Yoksa öğrencilerimizin geleceği karanlık bir girdaba sürüklenmektedir.'

TORPİLİ OLANIN SIRTI
YERE GELMEYECEK
Yıllarını Eskişehir eğitimine adamış Faik Ataca bu görüşlerinde haksız değil. Yeni çıkarılan kanunla 'Liyakat', 'Yönetici Sınavında Başarılı Olma' kriterleri çöpe atıldı. Yeni okul müdürlerini İktidar partisinin İl Başkanı, iktidar yanlısı sendikanın yöneticileri ve iktidarın atadığı İl Milli Eğitim Müdürleri belirleyecek. Vali imzalayacak. Böylece iktidara biat eden yandaşlar yönetici olacak. Liyakatli, okul müdür ve müdür yardımcıları devri son bulacak, torpili olanın sırtı yere gelmeyecek…

*

İLKOKULA KİMLER KAYIT OLABİLECEK?

2014-2015 eğitim yılı için ilkokul kayıtları devam ediyor. Okullar 9 Eylül Pazartesi günü açılacak. Velilerin büyük çoğunluğu çocuklarını 5,5 yaşında okula gönderip göndermeme konusunda kararsızlık yaşıyor. Eğitim ile ilgili sık haber yaptığım için bu konuda çok soruya maruz kalıyorum. Bundan dolayı anne ve babaları bilgilendirebilmek için yaptığım araştırmayı okurlarıma sunuyorum.

69-71 AYLIKLAR DOKTOR
RAPORU İLE OLMAYABİR
Eylül 2008 ve daha önce doğumlu olanlar Eylül 2014'de 72 ayı dolduracakları için kayıt yapmak zorundalar. Ekim-Kasım-Aralık 2008 doğumlular Eylül ayında 69-71 aylık olacakları için kayıt yaptırmaları zorunlu. Ancak doktor raporuyla kayıt olmayabilirler.

66-68 AYLIKLAR İÇİN
VELİ DİLEKÇESİ YETERLİ
Ocak-Şubat-Mart 2009 doğumlular Eylül ayında 66-68 aylık olacakları için kayıt yaptırmaları zorunlu. Veliler bu aylarda doğan çocuklarını kayıt yaptırmak istemezlerse doktor raporu almalarına gerek yok. Sadece bir dilekçe yazarak, çocuklarını kayıt ettirmeyebilirler.

65 AYLIKLAR
ZORUNLU DEĞİL
Nisan 2009-Eylül 2009 arasında doğanlar Eylül ayında 60-65 aylık olacaklar. Bu aylarda doğanlar için kayıt yaptırmak zorunlu değil. İsteğe bağlı veli dilekçesiyle kayıt olabilirler. Ekim 2009 ve önce doğanlar velileri istese bile kesinlikle ilkokula kayıt olamazlar.

*

OLGUNLAŞMA ANAOKULU NEDEN KAPATILIYOR?

Eskişehir'in en eski anaokullarından birisi olan Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Anaokulu sessiz sedasız bir şekilde kapatıldı.

'297 LİRA ÖDÜYORDUK'
45 yıllık okul , 'binadaki fiziki yetersizlik' gerekçe gösterilerek kapatılmış. Bu okulda çocukları eğitim gören veliler, 'Okulları kapatarak, herkes Milli Eğitim Müdürlüğü yapar. Önemli olan okulları yaşatmak, fiziki yetersizliklerini çözmektir. Okulda 4-5 yaş sınıfı tam gün eğitim yapılıyordu. 50'nin üzerinde öğrenci üç sınıfta eğitim görüyordu. Bizler verilen eğitimden memnunduk. Okula aylık 297 lira para ödüyorduk. Bu para ekonomimize uygundu. Çocuklarımız öğle yemeklerini okulda yiyordu. Her zaman okulöncesi eğitimin çok önemli olduğunu dile getiren Milli Eğitim yöneticileri okulumuzu neden kapattı? Çocuklarımızı aylık 1000 lira para vererek, özel anaokuluna nasıl göndereceğiz? Özel eğitim kurumları para kazansın diye mi devletin okulunu kapattılar? Milli Eğitim'de binasında oturtacak yer bulamadığınız birilerine oda yapılsın diye mi anaokulumuzu kapattınız?' diye tepki gösterdi.

YATIRIM YAPILMALI
Olgunlaşma Enstitüsü Anaokulu yıllardır kent merkezinde anaokulu ihtiyacını karşılıyordu. Yatırım yapılarak öğrenci kapasitesi arttırılması gerekirken, kapatılması bu bölgede oturan veya işyeri bulunan anne babaları mağdur etti. Milli Eğitim Müdürlüğü Eskişehir'deki anaokulu ihtiyacını giderecek yatırımları yapmalıdır. Çocuklarını özel anaokullarına gönderemeyen anne ve babaların mağdur olmasını engellemelidir. Her çocuğun okulöncesi eğitim almasına olanak sağlamalıdır.

*

foto şaka

ESOGÜ Rektörü Hasan Gönen: Akın, Süheyl Batum 'Bundan bize bir şey olmaz' dediğin VIP oda inşaatlarını TBMM gündemine taşımış. Yarın işin içine Savcılar da girerse, halının altına süpürülen yanlışların hesabını kim verecek?
Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Akın Turgut: TBMM mi, savcılar mı dediniz? Ben ne talihsiz adamım. 'Maşallah dediğin üç gün yaşıyor' sözü acaba benim için mi söylendi?