Geçen hafta bu köşede Avrupa Hareketlilik Haftası'nın başladığını yazmış, programların kamuoyuna son anda açıklanmasını eleştirmiştim.

Nitekim beklediğimiz gibi oldu.

Etkinlikler, hafta başlamasına çok kısa bir süre kala duyuruldu. Oysa Avrupa Hareketlilik Haftası'nın amacı yalnızca etkinlik yapmak değil; kentte heyecan oluşturmak, insanları sürece hazırlamak ve daha geniş katılım sağlamaktır.

Bu noktada özellikle Odunpazarı Belediyesi'nin hafta boyunca görünür bir çalışma ortaya koymaması önemli bir eksiklikti.

Buna karşılık Tepebaşı Belediyesi güzel bir örnek sundu.

Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı'nda düzenlenen "Bisiklete İlk Adım Atölyesi", çocukları ve yetişkinleri aynı eğitimde buluşturdu. Güvenli sürüş, denge ve bisiklet hâkimiyeti üzerine gerçekleştirilen bu çalışmada -bir dönem benim de içinde yer aldığım- Eskişehir Bisikletli Ulaşım Platformu (EsBUP) ve Velespit Eskişehir Bisiklet Derneği katkısı takdiri hak ediyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarına baktığımızda ise olumlu örnekler de vardı.

Özellikle sosyal medya için hazırlanan "Hareketin sana ve şehrine iyi gelsin" kampanyası oldukça başarılıydı.

Bisikletin ekonomik, çevresel ve sağlık açısından sağladığı faydalar yalın ve anlaşılır bir dille anlatıldı.

Bence haftanın en başarılı iletişim çalışması ise aynı güzergâhta otomobil, bisiklet ve toplu taşımayı karşılaştıran kısa videoydu.

Atatürk Bulvarı'ndan Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü'ne yapılan yolculukta bisiklet ile toplu taşımanın aynı sürede varış noktasına ulaştığı, otomobilin ise daha uzun sürdüğü; üstelik daha yüksek maliyet ve karbon salımı oluşturduğu gösterildi.

Bazen bir dakikalık iyi hazırlanmış bir video, uzun raporlardan daha etkili olabiliyor.

Bir diğer önemli uygulama ise Arabasız Pazar etkinliğinin Avrupa Hareketlilik Haftası içine alınmasıydı.

22 Eylül Dünya Arabasız Günü'nün ruhunu yılda yalnızca bir güne sıkıştırmak yerine, aylardır düzenli olarak sürdürülen bu uygulama değerli bir kazanım.

Ancak burada da önemli bir soru sormak gerekiyor.

Arabasız Pazar bir yılını doldurdu.

Peki bu süreçte kentte yayalaştırılan yeni bir cadde ya da bulvar oldu mu?

Bu uygulamadan kalıcı hangi ulaşım politikaları doğdu?

Benzer bir değerlendirmeyi bisiklet altyapısı için de yapmak gerekiyor.

2025 yılında yaklaşık 22 kilometrelik yeni bisiklet yolu önemli bir başarıydı ve Türkiye'ye örnek gösterildi.

Ancak 2026 yılında bu ağı büyütecek yeni bir bisiklet yolu yatırımı henüz göremedik.

Bu nedenle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ne şu soruyu sormak gerektiğini düşünüyorum:

2025'te yakalanan ivme neden 2026'da devam ettirilemedi?

Çünkü Avrupa Hareketlilik Haftası'nın gerçek başarısı, bir hafta boyunca yapılan etkinliklerle değil; geriye kalan 358 günde kentte nelerin değiştiğiyle ölçülür.

Eskişehir'in bugün ihtiyacı olan şey yalnızca başarılı etkinlikler değil.

Bisikleti, yürümeyi, toplu taşımayı ve kamusal alanları birlikte ele alan bütüncül bir sürdürülebilir ulaşım politikasıdır.

İşte Avrupa Hareketlilik Haftası'nın asıl amacı da tam olarak budur.

ESKİŞEHİRLİ BİR SPORCU YİNE KÜRSÜDE

Eskişehirli bisiklet sporcusu Ayşe Akgündüz, L'Étape Türkiye by Tour de France İstanbul yarışında kendi yaş kategorisinde birincilik elde ederek kürsünün en üst basamağına çıktı.

Kentimizi başarıyla temsil eden Ayşe Akgündüz'ü gönülden kutluyorum.

Bisiklet sporunda elde edilen bu başarılar, özellikle kadınların ve gençlerin spora yönelmesi açısından da önemli bir motivasyon kaynağı oluyor.

Yeni yarışlarda da başarılarının devamını diliyorum.