Köşe yazarlığına ilk başladığım günlerden bu yana,
Aynı başlıkla, birden fazla yazı yazdım…
İsa’nın havarilerinden Aziz Petrus, Roma’dan kaçarken, yolda İsa ile karşılaşır…
Ve sorar “Quovadis?”
İsa şöyle cevaplar;
“Sen Roma’yı terk ettin, bizim peşimizden gelenleri yüz üstü bıraktın…
O yüzden yeniden çarmıha gerilmek için Roma’ya gidiyorum…”
Bu cevap karşısında Petrus utanır ve Roma’ya geri döner…
Çarmıha gerilerek öldürülür…
Bu sözün anlamı benim için hep, “nereye gidiyoruz?” oldu…
En azından ben öyle hissettim…
“Nereye gidiyoruz?”
Hadi bilin bakalım…
***
Dünya adeta bir saatli bomba…
Yalnızca ne zaman patlayacağını bilmiyoruz…
ABD Başkanı Trump, İran’la savaşı başlattı ama nasıl bitireceğini bilmiyor…
Çünkü böyle bir savaşın ABD için bile bedeli ağır…
Trump Amerikalılara;
“Tasarruf yapın, muz yemeyin” diyor…
AB ülkeleri bile kendi aralarında itişip kakışıyor…
Türkiye-Yunanistan deseniz, koca bir denizi paylaşamıyor…
Bu işin yurt dışı bölümü…
Gelin bir de içeri bakalım…
Kendi evimize, kendi ülkemize…
Akaryakıt fiyatları inanılmaz bir hızla yükseliyor…
Üç haneli rakamlara erişti, 100 TL’yi geçti yani…
Akaryakıt istasyonları bile tek ayaküstünde yakalandılar, tabela ve pompada yazacak yer bulamıyorlar…
Borsada fon şirketleri patladı…
Yetkililer diyor ki;
“Yatırımcı parasının yüzde 10’unu geri alabilirse kendini şanslı hissetsin…”
Bereket halkımın büyük bir kesiminin borsa falan düşünecek hali olmadığı için paraları batmadı…
Çünkü batıracak paraları yok çok şükür…
Bu sanatçı tayfası da neyin nesiymiş?
Uyuşturucu, fuhuş, olmadık işler;
Yetkililer canları sıkıldıkça topluyor 20-25 sanatçıyı, gözaltı, ifade, gündem gündem üstüne…
“İşte sanat dediğiniz bu, sanatçı dediğiniz insanlar bu gibi şeyler yapıyorlar…
Edepsizlik, utanmazlık, hayâsızlık…”
Bu arada üçü de aynı anlama geliyor…
Vatandaşın artık tahammül sınırı çok aşağılarda…
Canı sıkılan, kafası bozulan ortalığa dehşet saçmaya hazır…
Başı tüple ezilerek öldürülen kadınlar,
Öldürülüp 100 kilometre ötede, başka bir ilin sınırları içindeki ormana gömülen kadınlar…
Yani kestirmeden söylemek gerekirse, memleketin tutacak yeri kalmamış…
***
Petrus çölün ortasında karşılaştığı İsa’ya soruyor…
Quovadis?
İsa elbette “cehennemin dibine” demiyor, ya da diyemiyor…
Biz de, kendi kendimize soruyoruz aynı soruyu;
Sonra da kendi kendimize yanıtlıyoruz…
“Nusquam…” (Hiçbir yere…)