17 Şubat 2014 tarihinde Sonhaber'in manşetinde yer alan 'Enişten Bakan Olursa İlçeye Gitmezsin' haberiyle Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya 'Nabi Eniştem' diyerek, yakınlığı ile övünen Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Şennur Azade'nin rotasyon kapsamında atandığı İnönü ilçesine gitmediğini okurlarımıza duyurmuştuk.

TEPKİ TOPLAMIŞTI
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yeğeni olan Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Şennur Azade rotasyon kapsamında İnönü Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne atanmıştı. İnönü'ye gidip sadece 1-2 saat kalan Azade, 6 ay geçici görevle Olgunlaşma Enstitüsü'ne geri dönmüştü. Bu skandal uygulama eğitim camiasında tepkilere neden olurken Azade'ye Eskişehir'de kalabilmesi için Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı'nın Kalıcı Eserler Birimi'nde görev verilmiş ve bir oda tahsis edilmişti. El Sanatları Branşı öğretmeni olan Azade'nin yeni yapılar ve restorasyonların yapımından sorumlu olan bu birimde ne yapacağı merak konusu olmuştu. Sırf Azade'nin ilçeye gitmemesi için Olgunlaşma Enstitüsü ve İnönü Halk Eğitim Merkezi müdürsüz bırakılmıştı.

PUANLAR DİKKATE
ALINMAYACAK
Türkiye genelinde tüm okullara atanacak müdürler, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alacakları puanlara göre teklif edilecek. Ve Valiler tarafından da onaylanarak, atamaları yapılacak. Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınlayarak, Türkiye genelindeki Olgunlaşma Enstitüleri ve bazı Öğretmenevlerine müdür atamalarındaki yetkinin Milli Eğitim Bakanına ait olduğunu belirtti. Böylece Olgunlaşma Enstitüleri ve bazı öğretmenevlerinde yapılacak atamalarda yöneticilerin puanları dikkate alınmayacak. İl Milli Eğitim Müdürlükleri 'Ahmet olsun' 'Zeynep olsun' diye teklif edecek. Milli Eğitim Bakanı atayacak. Başka bir değişle Milli Eğitim Bakanlığı İl Milli Eğitim Müdürlerine 'Öğretmenevi için şu ismi, Olgunlaşma Enstitüsü için bu ismi teklif et, ben atayacağım' diyecek. Bir nevi eski 76'ncı madde gibi bu kurumlara yönetici görevlendirmeleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak.

ATANIRSA
SKANDAL OLUR
Bu kapsamda Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü ve Eskişehir Öğretmenevi'nin müdür ataması Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak. Eğitimciler yeni genelgeyle bu iki kurumun diğerlerinden ayrılmasına tepki göstererek, 'Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, kendi yeğenini tekrar Olgunlaşma Enstitüsü'ne atayabilmek için mi böyle bir genelge çıkardı? Bu genelge çıkmasaydı, Azade daha önce rotasyona tabi tutulduğu için Olgunlaşma Enstitüsü'ne tekrar atanamazdı. Şennur Azade enişte Bakan desteğiyle tekrar Olgunlaşma Enstitüsü'ne atanırsa bu büyük bir skandal olur' diye konuştu.
'UMARIM
GERÇEK ÇIKMAZ'
Eskişehir eğitim camiasında çok sayıda kişi bu gönderilen genelge için 'Şennur Azade Genelgesi' diyor. Bu genelge sayesinde Azade'nin tekrar Olgunlaşma Enstitüsü'ne atanacağı yüksek sesle dillendiriliyor. Umarım bu söylentiler gerçek çıkmaz. Şennur Hanım zaten rotasyon konusunda kollanarak, ilçeye gönderilmemişti. Şimdi aynı Şennur Hanım eniştesinin genelgesi doğrultusunda Olgunlaşma'ya tekrar müdür olarak atanırsa bu Milli Eğitim camiasındaki adalet ve eşitlik değerlerine büyük zarar verir. Milli Eğitim Bakanı Avcı sadece Şennur Azade'nin değil, Eskişehir'de görev yapan 8000 eğitimcinin bakanı olduğunu unutmamalı.

*

ES ES'TE FUTBOLUN BAŞINA
ÖNDER ÖZEN GETİRİLMELİ

Eskişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan göreve talip oldukları ilk günden beri kurumsallaşma sözünü çok sık kullandı. Kurumsallaşma en önce Eskişehirspor'un dinamosu olan futbol takımında başlamalı.

İKİ MODEL
Avrupa'da iki model var. Almanya, İspanya, İtalya ve Fransa'da ki kulüplerde futbolun başında Futbol Direktörleri bulunuyor. Bu maaşlı profesyoneller, takımın planlamasını yapıyor. Teknik Direktörü onlar buluyor. Futbol direktörü, teknik direktör ile birlikte takımı şekillendiriyor. Kulüp Başkanı ve Yönetim Kurulu teknik direktörle değil, Futbol direktörü ile muhatap oluyor. Bayern Münih'te Matias Sammer, Barcelona'da Andonİ Zubizaretta buna örnektir. Real Madrid'de Jorge Valdano yıllarca futbol direktörlüğünü başarıyla yapmıştı.

KAPILARI AÇMALI
İkinci model İngiltere'de uygulanıyor. İngiltere'de ise futbol direktörü yoktur. Menajer vardır. Kulüp Menajeri takımın hem teknik direktörü hem de futbol direktörüdür. Bütçeyi o kullanır. Gidecek ve transfer edilecek futbolcuları o belirler. Alex Ferguson, Arsen Wanger, Kanny Dalglish yıllarca tam yetki ile çalıştılar. İngiltere'de bir tek Chelsea'de teknik direktörün üstünde futbol direktörü vardır. Bence Türkiye'ye en uygun model birincisidir. Her takımda futboldan anlayan, dil bilen, uluslararası bağlantıları ve vizyonu olan bir futbol direktörü olmalıdır. 1 yılı aşkın süre Beşiktaş Futbol Direktörlüğü görevini yapan Önder Özen Eskişehirlidir. Eskişehir'in yetiştirdiği başarılı bir spor adamıdır. Beşiktaş'tan ayrılan Özen'e Eskişehirspor kapıları açılmalıdır.

OY VERENE İŞ
VERMEKLE OLMAZ
Kurumsallaşma, kongrede kendilerine oy verenlere iş vermekle olmaz. Bilgili, tecrübeli, işin ehli insanlarla çalışmakla olur. Hoşcan kurumsallaşma konusunda samimiyse Eskişehir'in kendi öz evladı olan Önder Özen'in Futbol Direktörü olarak takımın başına geçirmelidir. Takım planlaması ve transferleri yöneticiler yapmamalıdır. Bunu işin ehli olan profesyoneller yapmalıdır. Ben Önder Özen'i şahsen hiç tanımıyorum. Hiçbir ortamda bugüne kadar karşılaşmadık. NTV'deki yorumculuk döneminden beri medyada takip ediyorum. Bilgisi, tecrübesi ve vizyonu ile Eskişehirspor'a çok yakışacağını düşünüyorum. Mesut Hoşcan'ın Tarık'ın transferi konusunda Önder Özen ile birkaç defa görüştüğü ve hatta birlikte yemek yedikleri biliniyor. Bundan dolayı Hoşcan'ın Özen'in futbol bilgisi konusunda bir görüşü vardır. Özen'in Beşiktaş'ta geçirdiği süreçteki tecrübelerinden Eskişehirspor faydalanabilir. Özen ve Ertuğrul Sağlam birlikteliğinin Eskişehirspor'a büyük başarılar getireceğine inanıyorum…

*

foto şaka

Bozan eski Belediye Başkanı Hüseyin Kurtuluş: Ahmet Başkan, İshak ile bir türlü ayrılamıyorsunuz. İl Genel Meclisi'nden sonra Büyükşehir'de de yine berabersiniz.
AKP Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ahmet Yapıcı: Çok uğraştım ayrılmak için ama olmadı. Adam 9 canlı çıktı. İki seçim yaptırdık, oyları dört kez saydırdık, yine kazandı.
AKP İl Başkanı Dündar Ünlü: Süleyman Reyhan tekrarlanan seçimde başkan adayını değiştirtseydi, İshak, ' kazandığım seçimi masa başında kaybettim' diye ağlıyor olacaktı.
Mahmudiye Başkanı İshak Gündoğan: Dündarcığım değil yeni başkan adayı Ankara'da trafo kedilerini getirseniz Mahmudiye'de artık seçim alamazsınız.