Cumhuriyet Halk Partisi haftalık pazar toplantısı Taşbaşı Kırmızı Salon’da gerçekleşti.

Cumhuriyet Halk Partisi haftalık pazar toplantısı Taşbaşı Kırmızı Salon'da gerçekleşti. Bu şehirde yaklaşık 45 yıldır gazetecilik yapıyorum CHP'de ilk defa Pazar toplantısı parti dışında yapıldı.
Bu büyük cesaret ve özgüven gerektiriyordu.
Neden, CHP'nin bugüne kadar yapılan gerçi son yıllarda yapılmıyordu pazar toplantılarına katılanlara baktığımda ekseriyetle il binası içerisindeki toplantı salonunu bile doldurmuyordu.
İşte bu nedenle parti dışında hem de bir salonda pazar toplantısını yapmak cesaret gerektiriyordu.
* * *
Pazar toplantısının yapıldığı salon 300 kişilik.
300 kişilik salona 30 kişi gelirse çok komik bir görüntü ortaya çıkardı.
İşte CHP'nin genç il başkanı her şeyi göz önüne alarak toplantıyı Taşbaşı Kırmızı Koltuklu salonda yaptı.
Yunusemrespor ve Anadolu Üniversitesi maçlarından dolayı toplantı salonuna gidip bakma fırsatım olmadı.
Katılan genç meslektaşlarım ile CHP'li dostlarıma sorup öğrendim.
Gerçi salon dolmamış ama umulanın çok çok üzerinde katılım gerçekleşmiş.
Yani İl Başkanı Talat Yalaz mahcup olmamış.
* * *
Parti dışında ilk kez yapılan pazar toplantısına sadece üyeler değil CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Atilay Dalgıç da katılmış.
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile milletvekilleri Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan herhalde her halde daha önceden planlamış başka programları olması nedeniyle katılamadılar.
'Belediye başkanlarımızın
başarılarını anlatın'
CHP İl Başkanı Talat Yalaz, yerel seçimlerde çok ciddi bir sınav vereceklerinin altını çizerek CHP'ye gönül verenlerden Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanlarına sahip çıkmalarını istedi.
'Belediye başkanlarımızın başarılarını Eskişehirlilere anlatın' diyen Yalaz, 'Yerel seçimlere 6 aydan kısa bir süre kaldı. Ciddi bir yerel seçim sınavı vereceğiz. Başarılı belediye başkanlarımız bu şehri marka haline getirdiler. Bunun hepimiz farkında olduğumuz gibi Eskişehir halkı da farkında. Ancak somut çalışmalar planlamak durumundayız. Sadece belediye başkanlarımızın geçmişte yaptığı çalışmalara güvenerek ve dayanarak hareket edemeyiz. Somut çalışmalarımızı önümüzdeki haftadan itibaren planlayacağız. Sizden belediye başkanlarımızın yaptığı başarılı çalışmaları sosyal hayatınızda bütün Eskişehir halkına anlatmanızı istiyorum' diye çağrıda bulundu.
KÜSKÜNLERİ PARTİYE DAVET ETTİ
14 ve 28 Mayıs seçimlerinden önce milletvekili aday belirleme sürecinde tabanın 'milletvekili adayları ön seçimle belirlensin' isteğinin CHP Genel Merkezi tarafından dikkate alınmaması üzerine parti içerisinde 'küskünler' grubu oluştu.
Bunlar gerek milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi ne partiye geldiler ne de seçim çalışmalarına katıldılar.
Bunun farkında olan CHP İl Başkanı Yalaz, küskünlere seslenerek, 'Kaybettiğimiz bir genel seçimden sonra önümüzdeki yerel seçimlere dağılmış, küskünlerin hala devam ettiği bir şekilde giremeyiz. Bu nedenle birlik ve beraberliği devam ettirmek durumundayız. CHP İl Yönetimi olarak bu birlik ve beraberliği devam ettireceğimizi ve bu birlik ve beraberlikle beraber çalışmalarda çatı görevi göreceğimizi özellikle belirtmek istiyorum' şeklinde konuştu.
'BİR GECEDE KIRSALI SIRTLARINDAN ATTILAR'
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da 31 Mart 2024'de yapılacak olan yerel seçimlere dikkat çekerek, 'Yerel seçimler konusunda hepimizin canla başla çalışmamız lazım. Projelerimizle ilgili çok olumlu neticeler oluyor. Bire bir çalışmalar vatandaş gözünde çok daha etkili oluyor. TÜRASAŞ'ın satılması ile ilgili biliyorsunuz, birçok tren kazası oldu, bunlar şimdi bunun altından kalkamayınca 'Satalım, özel sektöre devredelim ne olursa orada olsun, artık biz bunu yakamızdan atalım' diyorlar. Örneğin bir bütün şehir yasası yaşadık. Eskişehir de bu yasanın içine girdi. Büyükşehir belediyemizin 520 civarında köyü var. Yani bir gecede kırsalı bir yasayla sırtlarından attılar. Aynı TÜRASAŞ işi de ona benzeyecek. Ne yapılabilir, eylemler yapılabilir ama kafalarına koydukları her şeyi gerçekleştiriyorlar. TÜRASAŞ çok önemli' dedi.
* * *
CHP'de il kongresinden sonra bir toparlanma, yavaş yavaş 'birlik-beraberlik' ruhunun oluşmaya başladığını görüyorum.
Yerel seçimlere kadar yaşanan kırgınlık tamamen giderilip milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe teşkilatları, il teşkilatı ile kilitlenir, seçim çalışmalarını birlikte yürütürlerse seçimde bekledikleri başarıya ulaşabilirler.
Bunun için de öncelikle Odunpazarı ve Tepebaşı ilçe teşkilatları il teşkilatının yanında olmalı.
* * *

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ BU FUTBOLLA CAN ÇEKİŞİR
Pazar günü Anadolu Üniversitesi-Batman Petrolspor maçını eski Milli Futbolcu, Milli Hakem ve Gözlemci Mehmet Saim Ulutan ile birlikte izledik.
Maç öncesi takımlar sahada ısınırken Saim Hoca, 'Ben Batman Petrol Sporu hakemlik yaptığım dönemlerden beri takip ediyorum. İyi bir takım. Gerçi eski yıllarını arasa da güçlü bir ekip. Anadolu Üniversitesi rakibi küçümser ve de kolay lokma görürse kaybedebilir' demişti.
Ben de 'Anadolu Üniversitesi kendi saha avantajını kullanır geçtiğimiz haftalardaki oynadığı futbolun biraz daha üzerine çıkabilirse kazanır' dedim.
* * *
Saim Hoca haklı çıktı.
Anadolu Üniversitesi teknik heyeti herhalde Batman Petrolspor'un maçlarını izlememiş veya rakibini iyi analiz edememiş.
Maçın başından sonuna kadar Mavi-Beyazlılardan daha üstün bir futbol ortaya koydular.
Ev sahibi sanki Petrolspor'du.
Öyle rahat futbol oynadılar ki 3-0'lık net galibiyeti de alınlarının teriyle, ayaklarının gücüyle aldılar.
Hem de 60 dakika 10 kişiyle oynamasına rağmen.
Puan sıralamasında 8 puanla 4'üncü sırada bulunan mavi beyazlılar, mutlak üç puan parolası ile çıktığı maçta hüsrana uğradı.
Uzatmalarla 102 dakika oynanan karşılaşmada Anadolu Üniversitesi takımı üç gol, Batman Petrolspor ise attığı üç gölün dışında kaçırdığı net 5 gol pozisyonu vardı.
Eğer Anadolu Üniversitesi teknik heyeti bu maçtan çok çok önemli dersler çıkarmalı.
Daha önce de yazmıştım.
Mavi-Beyazlılarda gol sıkıntısı devam ediyor.
Kazandığı iki maça baktığımızda 1-0'lık sonuçla 6 puan aldılar.
Gol sıkıntısı önümüzdeki maçlarda da devam ederse ki bugüne kadar oynanan maçlarda bunun devam edeceğini gördüm.
Sorunun çözümü için ligin ilk yarısının bitimine kadar beklemek zorundalar.
Ayrıca Anadolu Üniversitesi bu futbolla ligde kalabilmek için çok çekişecek inancı oluştu bende.
İnşallah ben yanılırım.
* * *

KISSADAN HİSSE:

YOLCULUĞUM BENİ ÇOK DEĞİŞTİRDİ
Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastladı.
Kız ağlıyordu.
Oyuncak bebeğini kaybetmiş bu onu oldukça üzmüş.
Kafka, bebeği onun yerine aramayı önererek ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleştiler.
Kaffa, oyuncak bebeği aradı ama bulamadı.
Bebeği bulamayan Kafka, küçük kıza bebeğin ağzından mektup yazdı. Ertesi gün buluştuklarında okudu.
'Lütfen benim için kederlenme. Dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.'
Bu birçok mektubun ilkiydi.
Kafka, küçük kızla her buluştuklarında sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektupları okuyordu.
Küçük kızda bir şekilde avunuyordu.
Derken artık görüşmelerin sonu gelmiş.
Kafka, son görüşmede küçük kıza oyuncak bebek getirmiş.
Küçük kız, aslında oldukça farklı olan oyuncak bebeğe bakakalmış.
Bebeğe iliştirilen not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş.
'Yolculuğum beni çok değiştirdi.'
Uzun yıllar sonra artık yetişkin olan küçük kız, gözü gibi baktığı bebeğinin gözünden kaçırdığı bir çatlağın içine sıkıştırılmış bir mektup bulur.
Kısaca şöyle yazıyordu:
'Sevdiğin her şeyi er ya geç kaybedeceksin. Ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.'
* * *


FIKRA:

Amerikalı ve Türk
Amerikalı ile Türk arkadaş olmuşlar. Amerikalı Türk'ü Amerika'ya davet etmiş. Amerikalı Türk'e Amerika'nın her yerini ve NASA'yı da gezdirmiş uzay araçlarını göstermiş.
Türk:
- 'Sizdeki teknolojiye hayran kaldım' demiş.
Türk Türkiye'ye dönmüş. Bu sefer Amerikalı Türkiye'ye gelmiş. Türk 'acaba Amerikalıyı nereye götürsem gezdirsem' diye düşünmüş. En sonunda hamama götürmeye karar vermiş. Amerikalıyla hamama giriyorlar her taraf buhar:
- 'Tamam tamam, pes vallahi, hayran kaldım...'
Amerikalı memlekete dönmüş
- 'Eee Türkiye'de ne gördün?' diye sormuşlar.
- 'Ya arkadaşlar bizim NASA boş iş. Türkler insan yapıyorlar, ben vardığımda zımpara çekiyorlardı' demiş.
* * *