Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 6 Nisan Salı günü belediye meclis salonunda son 2 yılda gerçekleştirdikleri çalışmaların konu alındığı faaliyet değerlendirme toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantıya gitmek ve son iki yılın değerlendirmesini bizzat kendi ağzından dinlemek isterdim.
Ancak basın toplantısının yapıldığı gün ve saatte Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali Osman Tatlısu, başkanlığını yaptığım TSYD'ye 30 Mart'ta yapılan genel kurulda göreve gelen yeni yönetime 'Hayırlı olsun' ziyareti yapacaktı.
O nedenle basın toplantısına katılamadım.
HALK MARKET'TEN 900 AİLEYE 3 MİLYON TL YARDIM
Basın toplantısına katılamadım ancak hem yerel gazetelerden hem de Odunpazarı Belediyesi'nin kendi internet sitesinden Başkan Kazım Kurt'un konuşma metnini okudum.
Kurt, 2014 yılında yapılan yerel seçimlerde başkanlık koltuğuna oturduğunun ikinci yılında yani 2015 yılında 'Halk Marketi' hizmete soktu.
Belediye'ye yardım talebinde bulunan insanların yapılan soruşturmaları sonunda gerçek ihtiyaç sahibi oldukları belirlenenlere 'Halk Kart' adıyla kredi kartına benzer alış-veriş kartları verdi.
Kart'a 'Halk Marketten' ihtiyaçlarını karşılamak için belirli bir miktar kredi yüklendi.
'Halk Kart' ile 'Halk Markete' giden ihtiyaç sahipleri, tıpkı diğer marketlerden kredi kartı ile alış-veriş yapar gibi ihtiyaçlarını karşıladı.
'Halk Market'ten' açıldığı 17 Ekim 2015 tarihinden günümüze kadar geçen sürede ihtiyaç sahibi yaklaşık 900 aileye 3 milyon 50 bin Türk Lirası gıda yardımı yapıldı.
Bir elin verdiğini diğer elin görmediği marketten yaşadığımız pandemi nedeniyle işyerlerinin geçici süreyle kaptılmasından dolayı ekenomik zorluk çeken esnaflara da destek verildi.
Meslek ve esnaf odaları ile iş birliği yaparak ekonomik zorluk yaşayan 1558 esnafa Esnaf Kart vererek Halk Market'ten faydalanmalarını sağlandı. Uygulama devam ediyor.
KÜLTÜR BAKANLIĞI'NDAN 500 BİN TL HİBE
'Afyon-Kütahya illeri Termal Turizm'den ciddi para kazanıyor. Eskişehir'de ise termal suyunu teharette kullanıyoruz' diye yıllardır yazıp, konuşuyoruz.
Kızılinler Mahallesi 'Termal Turizm' bölgesi ilan edildi.
Geçmişte Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri ciddi paralar harcayıp Kızılinler Termal Turizm Bölgesi için projeler yaptırdılar.
O projeler Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tozlu raflarında bekletiliyor.
Kaldı ki o projeler bakanlığın isteği üzerine yaptırılmıştı.
Odunpazarı Belediyesi Kızılinler Turizm Termal Bölgesinin Odunpazarı sınırları içinde kalan Eşenkara tarafında 4400 hektarlık jeotermal arama ruhsatı aldı. Ruhsat sahasında, jeofizik etüd çalışmaları tamamlandı, sondaj lokasyonları belirlendi ve 990 metre derinliğinde sondaj kuyusu ihalesine çıktı. Bu proje kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığından 500 bin TL hibe alınmış.
910 DEKARLIK ALANA ARPA, YULAF VE NOHUT EKİLDİ
Odunpazarı Belediyesi Aşağılıca, Lütfiye, Avdan, Kargın, Uluçayır, Kıravdan, Kireç, Yörük Kırka, Yassıhüyük, Çavlum, Türkmentokat, İmişehir, Akpınar, Aşağıçağlan, Yukarıçağlan, Gümele,Doğankaya, Ağapınar ve Kalkanlı olmak üzere 19 mahallede 910 dekarlık alanda tarım faaliyetlerine başlamış. Tarım alanlarına arpa, yulaf ve nohut ekilmiş. Üretilen nohutlar Aşevi ve Halk Market'te ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak verilecek.
40 MİLYON BÜTÇE FAZLASI OLUŞMUŞ
Başkan Kazım Kurt'un basın toplantısında söylemiş olduğu en önemli iki konuyu yazımın finaline koydum.
Birincisi: '2020 yılı bütçesi şöyle gerçekleşti. 266 milyon TL gelir, 226 milyon TL gider, 40 milyon TL'de bütçe fazlası oluştu.'
İkincisi ise: 'Bir kuruşun hesabını yapıyoruz'.
İşte burası oldukça önemli.
Kurt, Odunpazarı Belediyesi'ni ciddi bir borçla almıştı.
Bugün 40 Milyon bütçe fazlası oluşmuş.
Bunu da yapmış oldukları tasarruflarla gerçekleştiğini özellikle vurgulamış.
Odunpazarı Belediye Başkanı'nı 'harp vurup harman savuruyor' diye eleştirenlere herhalde mesaj olmuştur.
* * *
TEPEBAŞI BELEDİYESİ HANGİ MUHTARA MOBBİNG UYGULAMIŞ?
Son birkaç günden beri Türkiye'de üç gündem maddesi çok konuşuluyor.
1'ncisi: 104 Amiral'in gece yarısı yayınladıkları bildiri.
2'ncisi: Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Kanal İstanbul projesini kesinlikle hayata geçireceğiz' sözü.
3'üncüsü ise: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Her muhtara özel kalem müdürü atanırsa işsizlik sorunu bir nebze çözülür' önerisi.
* * *
1'nci ve 2'nci maddeyi geçiyorum.
3'ncü madde, yani CHP liderinin önerisi.
'Muhtarlara Özel Kalem Müdürü' ataması.
Kılıçdaroğlu, 'Özel Kalem Müdürü' değilde 'muhtarlara yardımcı personel' deseydi daha mantıklı olurdu.
Elbetteki muhtarlık çok önemsenecek ve saygı duyulacak bir makam.
Bu konuda kimsenin itirazı olacağını düşünmüyorum.
'Özel Kalem Müdürü' deyince 'Muhtara Özel Kalem Müdürü mü olur?' diye
toplum tarafından garipsendi.
Yukarıda da bahsettim.
Muhtarların çoğu yalnız çalışıyor.
Azaları var ama, kimi ev hanımı kimisi ise ya özel sektörde çalışıyor ya da serbest meslek sahibi.
O nedenle muhtarlara yardımcı olamıyorlar.
Muhtar kamu kurum ve kuruluşlarındaki acil bir işi için muhtarlıktan ayrıldığında kapısına kilit vurmak zorunda.
O sırada zorunlu veya acil bir evrak lazım olduğu için gelenler kapalı olduğundan geri dönüyorlar.
Oysa ki bir yardımcısı olsa gidilecek yerlere ya onu gönderebilir veya kendisinin gitmesi zorunluysa imza ve mühür yetkisini ona vererek vatandaşın işi görülür.
Muhtar makamında yokken muhtarlık binası da kapalı kalmaz.
* * *
Kılıçdaroğlu'nun 'Muhtarlara Özel Kalem Müdürü görevlendirilsin' önerisine Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip şu şekilde cevap verdi:
'Biz muhtar maaşlarını 97 liradan aldık 2 bin 445 liraya çıkartmak ve SGK primlerini ödemek suretiyle mali haklarını güçlendirdik. Senin ona vereceğin özel kalemin, bak kaç tane özel kalem burada var. Niye aldatıyorsun milleti ya. Yapacağından değil, siz bu süreçlerden geçtiniz. Bu süreçleri yaşadığınız zaman niçin bu imkanları sağlamadınız?'.
* * *
Nufüsları 100 hatta 200 bini bulan mahalleler var.
Büyük mahallelerde tek başına hizmet veren muhtarın mahalle sakinlerinin taleplerini karşılamakta zorluk çektiğini biliyoruz.
Bu nedenle ben muhtarların yanına birer yardımcı verilmesini son derece olumlu buluyorum.
* * *
Gelelim bu konuda Eskişehir'de yaşanan tartışmaya.
AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Hakan Çizmelioğlu, yazılı bir açıklama yaparak CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun 'muhtarlara özel kalem müdürü atanmalı' sözleri üzerinden Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ı şöyle eleştirmiş:
'Muhtarları kirli siyasetinize alet edemezsiniz! CHP genel başkanının muhtarlara özel kalem atanırsa işsizliğin önüne geçileceği açıklamasıyla harekete geçen Tepebaşı Belediyesi bu durumuda ranta çevirerek siyasi propoganda aracı olarak kullandı.
Mülki idarenin ilk basamağı olan Muhtarlarımızı hiç bir şekilde siyasetinize alet edemezsiniz. Muhtarlarımızın yanlarında sekreter olarak görevlendirilen personelin, görevini çarpıtarak Belediye başkanının siyasi rantına alet ediliyor. Bu durum muhtarlarımızı adeta gözlem altında tutmak, mülki idareye mobbing uygulamaktan öteye gitmemektedir. Muhtarlarımıza yardımcı personel olarak görevlendirdiğiniz çalışanlarla siyasi çıkar gözetmek kabullenilemez bir durumdur. Devletin imkanlarını kullanarak halk tarafından seçilen muhtarların başına gözlemci dikerek mobbing uygulayamazsınız..'
* * *
Çizmelioğlu, Kılıçdaroğlu'nun 'muhtarlara özel kalem müdürü atansın' sözü üzerinden Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ı eleştirek, muhtarların yanına vermiş görevlendirmiş olduğu yardımcı personel vasıtasıyla muhtarlara mobbing uyguladığını iddia etmiş ve sözü dönüp dolaştırıp 'belde evlerinin kapatılmasına' getirmiş.
Hakan Çizmelioğlu, günlerdir gazetelerde ve televizyon kanallarında yer alan Türkiye genelinde şubeleri bulunan ünlü bir market sahibinin çalışanlarının işine son verdiğini herhalde okumamış ya da izlememiş .
Bu konudaki düşüncesini bir kelimede olsa belirtmemiş.
Tepebaşı Belediyesi'nin 'Belde Evlerini' kapatılmasına gelince.
Belde evlerinin kapatılarak çalışanların mağdur edildiğini demek istemiş.
Belde Evleri'nin pandemi nedeniyle kapatıldığını kendisin de çok iyi bildiğini düşünüyorum.
Buralara ödenen kira bedelleri yüksek.
Pandemi nedeniyle 10-15 kişinin çalışacağı Belde Evi'ne ciddi kira bedeli ödenmesi doğru mu?
Bu belediyenin kaynaklarını çarçur etmek değil mi?
Acaba kendi işletmesi olsa, 10-15 kişiyle yapacağ üretimden kazandığı para işyeri kirası ve elektrik, yakıt, su ve diğer işletme masraflarını karşılamıyorsa, pandeminin ne zaman biteceği, normal üretime geçileceğinin tarihi belirsizliğini koruyorsa hala açık tutmaya devam eder mi?.
* * *
Tepebaşı Belediye Başkanını eleştirmek için yapılan bu açıklama kamu oyu tarafından destek görmedi bunu bilmeli.
Birde,'Kısa çalısma ödeneğini ihtiyaç sahibi esnafın yada vatandaşın hakkını gasp ederize çevirmek ne demek! Savurganlığın en büyük göstergesi halindedir' demiş.
Tepebaşı Belediyesi kimin hakkını gasp etmiş?
Neyin savurganlığını yapmış?
Bunu doğrusu anlamadım.
* * *
Şunu da hatırlatayım.
Yine yaşanan pandemi nedeniyle gelirleri ciddi oranda azalan belediyeler, birçok işletmenin yaşadığı sıkıntıyı aynen yaşıyor.
Buna rağmen işyerleri geçici olarak kapanan veya kısıtlı hizmet veren ciddi anlamda maddi kayıplar yaşayan işletme sahiplerine ciddi yardımlar yaptılar.
Yapmaya da devam ediyorlar.
Bu yardımlar onların yaralarını sarmasa bile en azından evlerinde tencerelerinin kaynamasını sağlıyor.
* * *
AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Hakan Çizmelioğlu, yazımı okuyup cevap vermek isterse onu da yayınlarım.
Bunları yazarken özellikle şunu bilmesini isterim.
Kimsenin kalemşörü değilim.
* * *
BURHAN SAKALLI'YA ULAŞTIM
Dünkü köşemde Odunpazarı Belediyesi eski başkanı ve AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Burhan Sakallı'nın Eskişehirspor Kulübü'ne başkan adaylığı için hazırlık yaptığını yazmıştım.
Yazımı yazdığım saatlerde Sayın Sakallı'ya telefon edip, 'Eskişehirspor Kulübü yönetimi olağan üstü kongre kararı alırsa başkanlığa aday olmayı düşündüğünüz iddiları var. Doğru mu?' diye soracaktım.
Ancak ulaşamamıştım.
Bugünkü yazımı yazarken yine aradım.
Bu kez cevap verdi.
'Burhan Bey dün size ulaşamadım. Size doğrulatamadan Eskişehirspor Kulübü yönetimi olağan üstü bir kongre kararı alır ise sizin başkan adayı olacağınız iddia ediliyor. Doğru mu?' diye sordum.
'ESKİŞEHİR'DE BİRÇOK İSİM VAR'
Burhan Sakallı, siyah-kırmızılı kulübe başkan adayı olmayı düşünmediğini, her zaman kulübün destekçisi olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
'Sağolsunlar sevgili hemşerilerim beni Eskişehirspor Kulübü Başkanlığına yakıştırmışlar demek ki. Ancak alınmış bir kongre kararı yok. İkincisi ise kesinlikle başkanlığa aday olma gibi bir düşüncem ve girişimim yok. Görevlerimden dolayı Eskişehir'e sık gelip gidemiyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığım döneminde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan siyah-kırmızılı kulübe destek istemiştim. Sağolsunlar seçim öncesi benim isteğim üzerine bir kurumdan maddi kaynak sağlamıştı. Eskişehir de Eskişehirspor Kulübünün başkanlığını yapacak çok isim var. Ben Eskişehir çocuğuyum. Kalbim de Es-Es sevgisiyle atıyor. Destek konusunda imkan bulursak yine yaparız. Eskişehirspor'un küme düşmesine üzüldüm. İnşallah önümüzdeki sezon yine birinci lige çıkarız.'
* * *
Eskişehir'de Burhan Sakallı'nın başkan olacağı ve temin edeceği maddi kaynakla transfer tahtasını açıp kulübü bir sezonluk aradan sonra tekrar birinci lige çıkarabileceği hayallerini kuranlar vardı.
Sakallı'nın 'Ben aday değilim' demesiyle bu hayalleri de suya düştü.
* * *
Cesaret Biterse!
Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür. Ve der ki, 'Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.'
Shakespeare, bu konuda söyle diyor :
'İnsanların çoğu Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.'
--------
Hayati bilmeden,zamanin farkinda olmadan yasamak gibi.
(alıntı)
* * *