Ülkemizde öğrencilerin okuması artık hiç de kolay değil.

Ekonomik zorluklar her genci mücadelenin içine ister istemez sokuyor.

Üniversiteye girmek için yıllarca hazırlanıyorlar.

Ardından barınma, ulaşım, yemek, kitap ve diğer eğitim giderleriyle boğuşuyorlar.

Sosyalleşmek zaten büyük lüks…

Üniversite öğrencisiyken çalışmayan genç kalmadı gibi bir şey…

Eskiden eve giren bir maaşla çocuk okutulabilirken, artık bu imkansız hale geldi…

Diğer yandan okurlarsa eğer mesleklerini yapabilecekler mi, emeklerinin karşılığını alabilecekler mi, bu da büyük bir soru işareti…

“Oku, meslek sahibi ol” cümlesinin gençler üzerindeki karşılığı giderek zayıflıyor.

Eğitime bakış açısı değişmeye başladı…

Birçok genç, “Okuyacağıma bir yerde işe başlarım, mezun olduğumda kazanacağım paradan daha iyisini kazanırım” diye düşünerek eğitim hayatına devam etmemeyi tercih ediyor.

Mezun olduktan sonra istedikleri noktaya ulaşamayacaklarını düşünen gençler, “Okumaya değer mi?” gelgitini yaşıyor.

Eğer gençler, yıllarca okuyup emek verdikten sonra elde edecekleri hayat ile bugün çalışarak elde edebilecekleri hayat arasında anlamlı bir fark görmüyorsa, burada sorgulamamız gereken şeyler var demektir…

Artık gençlere güzel bir gelecek vaat eden bir sitemin içinde değiliz.

Onları düşmüş oldukları o karanlık çukurdan çıkarmamız, umut aşılamamız gerekiyor…

Henüz yaşamlarının baharındaki o çocuklara yalnız olmadıklarını bir şekilde söylemek gerekiyor…

Sistemin değişeceği yok gibi…

Ekonomik olarak toparlanmamız da kısa vadede hiç de kolay görünmüyor…

Dolayısıyla birbirimizden başka kimsemiz yok!

Bu yüzden ne yapabiliriz diye düşünmek, kafa yormak lazım…

İşte tam da bu noktada Türk Eğitim Vakfı (TEV) Şube Başkanı Aslı Türkmenoğulları’yla yaptığımız programa getireceğim sözü.

Türkmenoğlulları ile Kente Sivil Bakış’ta TEV’i konuştuk.

60 yıllık köklü geçmişinden bahsetti.

Verdikleri bursları anlattı.

Ve herkesin aklından çıkarmaması gereken o cümleleri sarf etti:

“Eğitim meselesi sadece ailelerin ve gençlerin meselesi olmasın. Sadece bu şekilde bakarsak çok eksik kalırız. Gelin bu mesele hepimizin meselesi olsun…”

Dayanışmaya her zaman ihtiyaç var.

En çok da geleceğimizi emanet ettiğimiz gençlerimiz için.

TEV ya da bir başka kuruluş…

Bir şeyler yapmalı, burs ya da bambaşka destekleri esirgememeliyiz.

En azından umudu canlı tutmak için…