Sevgili okurlar; İslam'da büyük günahlardan biri de büyü- sihirdir. Büyü göz boyama, hile, aldatma ve el çabukluğu ile insanların algılarını yanıltmaya her çağda merak duyulmuş, ilgi gösterilmiştir. İnsanların bu ilgisini bazıları meslek haline getirmiştir. Bu işlerle meşgul olan büyü tekniğini, tılsımlı sözleri bildiğini iddia eden kimseye büyücü denir. İslam'dan önce büyücülüğün her çeşidi son derece yaygındı. Kehanet, gaybe ilişkin haber vermek, fal okları, yıldızlara bakmak, remil atmak, düğüm atmak ve üflemek Araplar arasında çok rağbet gören işlerdi.
Arap dilinde sihir kavramıyla ifade edilen büyü ve büyücülüğü İslam dini şiddetle yasaklamıştır. Bu işi yapanları kınamıştır. Kur'an'da bu konu ile ilgili ayetler vardır. Peygamberimizde (AS) büyü yapan insanları kınamış, büyünün büyük günahlardan olduğunu bildirmiştir.
Büyü yapmanın temelinde olayları olağan akışından çıkarma iddiası vardır. Oysa insanlar Allah'ın (CC) iradesi dışında hiçbir şey yapamazlar. Büyü ile uğraşmanın karşılığı ahirette büyük bir cezadır. Bunu yakın tarihimizden bir örnekle daha güzel anlamaya çalışalım.
Dün Diyanet İşleri eski Başkanı M. Nuri Yılmaz ile TV5 Televizyonu'nun (TV 5 Erbakan'ın emriyle kuruldu) İstanbul Sefaköy'deki iftar yemeğine davetliydik. Yemekten sonra milletvekilleri ile sohbet ederken yaşadığı bir olayı şöyle anlattı: 'Erbakan Hoca çok akıllı bir insandı. O zaman hükümette Başbakan olan Necmettin Erbakan Diyanet İşleri Başkanı olarak bizi de iftara davet etti. Davetliler arasında, birkaç Araplar gibi giyinmiş doğudan gelen insanlar vardı. Anayasa Mahkemesi kapatma davası açınca, delil olarak kullanmak üzere bu şahısları sormuş, Erbakan Hoca'da 'onları biz davet etmedik. Diyanet İşleri Başkanı çağırmış' diye yanıt veriyor. Anayasa Mahkemesi Diyanet İşleri Başkanına yazı yazıyor, 'Bu şahıslar kim? Niçin davet ettiniz? Diye soruyor. 'Gelen sarıklı cübbeli şahısların Diyanet İşleri Başkanlığımızla bir ilgisi yoktur, biz davet etmedik' diyor.
Daha sonra araştırmaya gidiyorlar. Gelen o şahıslar dinle hiç ilgilerinin olmadığı ve çevrelerinde büyücü ve muskacı olarak bilindiğini öğreniyorlar.
O zaman Refah Partisi'nin kapatılma nedenleri arasında olan Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan'ın Erbakan Hoca'dan habersiz bunları davet ettiği ve sıkışınca suçu Diyanet İşlerine attığı anlaşılıyor.'
İşte yakın siyasi tarihimizde bir devrin kapanmasına ve Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararlarından biri olan delili iki muskacı yapmış oluyor. Bunu bizzat M. Nuri Yılmaz kendisi o kadar şahitlerin, milletvekillerinin yanında bizlere ve milletvekillerine anlattı. Üfürükçülük bu kadar tehlikelidir. Nice yuvalar, aileler bunların yüzünden yıkılmıştır. Çocuklar, yetim, öksüz kalmıştır. Allah Kur'an'ında 'Gaybı Allah'tan başka kimse bilmez' diyor.